Yalan Söylediğimi Nasıl Anladın?!


Elvin Demir

Elvin Demir

Okunma 28 Haziran 2017, 15:24

Yalan, maskelenmiş gerçekten başka nedir ki!

-Lord Byron

Hayatımız boyunca yüzlerce, belki de binlerce insan tanırız. Farklı yüzler, farklı gözler, farklı sözler… Binlerce söze, binlerce olaya şahit olmuşuzdur belki. Bazen duyduğumuz sözler doğru olmaz bazen de bildiğimiz doğrular doğru değildir.

Her ne kadar zihni tamamıyla okuma mümkün olmasa da insanların duygularının beden dili ile anlaşılabileceği artık herkes tarafından biliniyor. Peki bize söylenen yalanı nasıl anlayabiliriz?

Amerikalı davranış bilimleri uzmanı Paul Ekman, bir klinikte çalıştığı sırada burada 1 ay yatarak tedavi gören ve artık iyi olduğu düşünülen bir kadının eve gönderildikten sonra intihar etmesi sonucu kadının video görüntülerini yavaş çekimde tekrar tekrar izlemiş ve intihar eden kişinin yüzünde, gizlediği acıyı yakalamıştır. Böylece mikro ifadeler üzerine çalışmaya başlayan Paul Ekman, kırk yılı aşkın sürede yaptığı araştırmalar sonucunda insanların bilinçaltındaki bastırılmış duyguların, saniyenin 5’te 1’inden kısa sürede yüz ifadelerine yansıdığını kanıtlamıştır. Ekman, içinde ilkel kabilelerin de bulunduğu 15.000’i aşkın insan üzerinde yaptığı çalışmalar sonucunda sadece 7 ifadenin tüm toplumlarda aynı olduğunu gözlemlemiştir.

Gizlenmesi mümkün olmayan bu evrensel mikro ifadeler hangileridir?

 Üzüntü, şaşkınlık, öfke, aşağılama, nefret, korku ve mutluluk.

Mikro ifadeler, insanların yaşadıkları duygu ve düşünceleri bastırmak isterken yaptıkları ani ve istemsiz yüz ve beden hareketleridir. Bu ifadeler çok kısa bir zaman dilimi içerisinde ortaya çıktığı için eğitimi alınmadan ya da doğal bir yeteneğe sahip olunmadan anlaşılmaları oldukça zor.

Paul Ekman’dan esinlenerek hazırlanan “Lie To Me” dizisinde mikro ifadelerin örneklerine başarılı bir şekilde yer verilmiş. Mikro ifadelere bazı örnekler verecek olursak:

  • Bir kişi gerçekten sinirlendiği zaman ses tonu ve beden hareketleri arasında eş zamanlılık bulunur. Kişi önce sesini yükseltip sonra masaya elini vuruyorsa bu gerçek bir sinir değildir.
  • Gerçek bir öfke yavaş şekilde başlar ve şiddetlenerek devam eder. Karşınızdaki kişide ani bir şekilde öfke ortaya çıkıyorsa, bu muhtemelen sahte bir öfkedir.
  • Kişi, sorduğunuz soruya evet derken başını sağa sola “hayır” anlamında sallıyorsa veya hayır derken yukarı aşağı “evet” anlamında sallıyorsa bu bir yalan göstergesidir. O anda beyin yalan söylemeye odaklandığı için beden hareketleriyle sözler arasında bir uyum sergileyemez.
  • Sahte şaşkınlık kendini uzun sürmesinden belli eder. Gerçek şaşkınlık 1 saniyeden az sürede yüze yansır ve yok olur.
  • Yanlış bilinen bir noktada yalan söylerken göz temasından kaçınılmasıdır. Bir kişi ciddi bir baskı altında iken yalanına sizi inandırmak istiyorsa göz temasını hiç kesmez. Bunun sebebi ise söylediklerine inanıp inanmadığınızı kontrol etmektir.
  • Eğer bir insanın yalan söyleyip söylemediğini anlamak istiyorsanız, ona olayları tersten anlattırabilirsiniz. Yalancılar genellikle yalanlarını kurgularlar ve belli bir düzen içerisinde ezberlerler. Bu yüzden geriye dönüp anlatmakta zorluk çekerler.

Bu ve bunlar gibi ifadelerin çok yoğun olmadığı daha birçok durum mevcuttur. Bu sebeple ve ifadelerin çok hızlı gerçekleşmesi sebebiyle mikro mimikleri yakalamak sanıldığı kadar kolay değildir. Bu süreçte mikro ifadeler dışında kalp atışları, ses tonu, gözbebeklerinin hareketleri, terleme fonksiyonu gibi birçok etmen rol oynamaktadır. Ancak tekrar belirtmeliyim ki hiçbir insan birbirine benzemez ve her insanın belli başlı ayırt edici özellikleri vardır. Her şeyden önce karşınızdaki insanı tanımanız, ses frekansı, yalan söylemediği zamanlardaki vücut dili gibi özellikleri için ayırıcı bir nokta belirlenmelidir.

Mikro ifadeler, bilinçaltının bir yansımasıdır ve onlara hükmetmek mümkün değildir. Fazla insan tanımış ya da hayatın belli zorluklarıyla karşılaşmış bazı insanlar, doğal olarak bu ifadeleri görebiliyor. En başta insanlara farklı bir gözle bakarak, gözlemleyerek, insanları tanımaya çalışarak başlanabilir. Çünkü herhangi bir faaliyette iyi olmanız için doğuştan yetenekli olmanıza gerek yoktur, yetenekler zamanla geliştirilebilir.

Unutmayın; ne söylediğiniz değil, onu nasıl söylediğiniz önemlidir.

Hayata farklı pencerelerden bakmanız, hatta yeni pencereler açmanız dileğiyle…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.