Psikolojik Danışmada Terapötik Koşullar: İlişkinin Şimdi ve Buradalığı

psikoterapi şimdi ve burada ilkesi, terapötik koşullar, terapide şimdi ve burada ilkesi, terapide sessizlik

Psikolojik Danışmada Terapötik Koşullar: İlişkinin Şimdi ve Buradalığı
28 Aralık 2016 Çarşamba 09:51

Psikolojik danışmada danışmanda bulunması gereken bir takım özellikler vardır. Bu özellikler evrenseldir. Örnek verilecek olursa, bir tanesi ''etkin dinleme'' diyebiliriz. Etkin dinleme tüm psikolojik danışmanlarda bulunması gereken bir niteliktir. Saygı, somutluk, saydamlık, empati gibi özellikler de etkin dinlemeye eklenebilmektedir. Bunlarla birlikte ilişkinin şimdi ve buradalığı koşulu da bulunmaktadır.

Danışanın dışarıda da bir hayatı vardır ancak danışma ortamında kendisinin çevresiyle olan ilişkisini danışmana yansıtmaktadır. Aslında aile ya da sosyal hayatında ilişki kurduğu kişilerin yerinde o süreçte psikolojik danışman vardır. Danışan, danışma süreci içerisinde danışmanla etkileşim halindedir. Buna ilişkinin şimdi ve buradalığı denilmektedir. Danışan şimdi bu mekanda ve şimdi psikolojik danışmanla birliktedir. Amaç, bu bilincin farkına varmaktır.

Danışma sürecinde kurulan terapötik ilişki, süreç esnasında kullanılacak tekniklere zemin hazırlamaktadır. Terapötik ilişki sayesinde danışman, danışanı daha iyi anlayabiliyor ve anladıklarını karşı tarafa daha iyi aktarabiliyor. Her koşulda olduğu gibi ilişkinin şimdi ve burada olması koşulu da buna bağlıdır. İlişkinin şimdi ve burada olması demek aktarım demek değildir. Danışan çevresiyle olan ilişkisini seansa getirir fakat danışmana ilişkideki kişi olarak bakmaz. Baktığı takdirde biz buna ''aktarım (transferans)'' deriz.

Psikolojik danışma oturumlarında, psikolojik danışman danışanla kendi ilişkisi üzerinde durmayı ihmal etmemelidir. Şöyle ki:

Psikolojik danışman:

- Şu anda bana nasıl davrandın?

- Bana öfkeli olduğunu söylüyordun ama gülümsüyorsun.

- Şu anda ne gibi duygular içerisindesin?

- Şimdi neler yaşıyorsun?

- Şu anda seninle benim aramızda neler geçiyor?

(Voltan Acar, 2015).

Danışma sürecinde bir takım sessizlikler de olabilmektedir. Sessizlik olduğu durumlarda da bu koşulu kullanabiliriz. Örneğin, danışan bir süre sessiz kaldıktan sonra ''şu anda ne düşüyorsun, aklından neler geçiyor, bu sessizlikten ne anlamalıyım?'' gibi sorular sorulabilir.

Bu soruları sorabilmek için danışanı etkin dinlemeli, saygı göstermeli, saydam olmalı, empati kurmalı veya somutlaştırma yapmalıyız. Kısacası teknikleri kullanmalıyız. Psikolojik danışman-danışan arasındaki ilişkide rol alan değişkenleri göz ardı ederek sadece psikolojik danışma tekniklerinin uygulanması da etkili olamaz. Hiçbir zaman kullanılacak herhangi bir teknik, uzun emek sonucu danışan-psikolojik danışman arasında oluşturulan terapötik ilişkinin yerine geçemez (Corey, Çev. Ergene, 2008). Terapötik ilişki, danışana yarar sağlanması açısından çok büyük öneme sahiptir. Bu ilişkinin kurulabilmesi ve terapötik koşulların sağlanabilmesi açısından güven duygusuna ihtiyaç vardır. Danışanın danışmana karşı güven duygusunu oluşturduğu takdirde bunlar gerçekleşmeye başlamaktadır.

Kaynakça:

Corey, G. (2008). Psikolojik danışma psikoterapi kuram ve uygulamaları. (Ergene, T. Çev.). Ankara: Mentis Yayıncılık.

Voltan Acar, N. V. (2015). Yeniden terapötik iletişim. (12. baskı). Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.

Tuğba BAYRAM

İstanbul Kültür Üniversitesi - Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü/4.sınıf


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ayşe - 2 yıl önce
merhaba bende çalışma ekonomisi okuyorum bittikten sonra psikoloji yüksek lisans ve doktora programını tamamlamam psikolog ünvanı almam için yeterli midir?


Güncel Psikoloji