Psikolojik Danışmada Terapötik Beceriler: Duyguların Yansıtılması

duygu nedir, duyguların yansıtılması, duyguların yansıtılması nedir, terapötik beceriler duyguların yansıtılması, psikolojik danışmada duyguların yansıtılması

Psikolojik Danışmada Terapötik Beceriler: Duyguların Yansıtılması
06 Haziran 2017 Salı 22:19

“Duygu” kelimesini günlük yaşamda sıkça duyuyor ve kullanıyoruz. Peki, nedir duygu? Psikolojik danışma sürecinde neden bu kadar önem arz eder ve ismi neden bu kadar sık anılır? Duyguların yansıtılması ne anlam ifade eder? Birlikte bakalım.

Duygu; “belirli nesne, olay veya bireylerin; insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim” anlamını taşımaktadır. Örnek verecek olursak; bir annenin çocuklarına duyduğu sevgi, önemli bir sınav öncesindebir öğrencinin yaşadığı kaygı, güzel bir anıya duyulan özlem… Örnekleri istediğimiz sayıda çoğaltabiliriz. Aslında bu örnekleri bir şeyin farkındalığını oluşturabilmek adına sıraladım: Duygu, bireyin her anında mevcut!

 Gördüğünüz gibi duygular, hayatımıza işlemiş durumdalar. Duygular, psikolojik danışmasüreci için de büyük önem taşımaktadır.  Çünkü duygular; danışanların öykülerine, bakış açılarına, verdikleri kararlara ve önerilerine yayılmışlardır.

 Duyguların, danışanların anlattıklarındaki rolünü anlamak; yardım sürecinin özünü oluşturur. Şöyle bir örnek verebiliriz: “Son birkaç  haftadır kaygılıydım ama neden bilmiyorum. Korkuyla uyanıyorum, sonra geçiyor ama bu duygu gün içinde birkaç kere geri  geliyor.”şeklinde kendisini ifade eden bir danışan için şöyle düşünülebilir. “Kaygı, bu danışanda kötü bir alışkanlık haline gelmiş.  Kendini sürekli yinelemektedir. Bu kısır döngüyü kırmak için neler yapılabilir?”(Egan, 2011). Burada da görüldüğü üzere danışanın  duygu ifadesi sürece yön vermek adınabüyük bir önem teşkil etmiştir.

 Peki, danışmanlar olarak danışanların duygularının farkına vardık. Sonrasında ne yapacağız?

 Danışmanların; danışanların duygularına, yardım sürecini ilerletecek bir biçimde karşılık vermesi gerekmektedir. Şöyle düşünün:  Satın aldığınız bir ürünü beğenmediniz ve iade ettiniz, para iadesi yapılacağı söylendi ve aylar geçtiği halde yapılmadı. Bununla ilgili gerekli yere müracaat ettiniz; mağaza temsilcisinin hangi yanıtısizi daha mutlu ederdi? “Para iadeniz gerçekleşmediği için öfkeli olduğunuzun farkındayım, çok haklısınız. Sorunu çözmek için elimizden geleni yapacağız.”veya “ Öfkeniz çok yersiz, para iadesi 15 güne kadar yapılır.”

Elbette ki birinci yanıt çoğumuzu mutlu ederdi. Bir danışman da tıpkı bu mağaza temsilcisi gibi danışanının duygularını göz ardı etmemeli, onları dikkate almalı ve danışana faydalı olmaya çalışmalıdır. Yani danışana empatik anlayış ile yaklaşmalıdır.

İşte bu bahsettiğimiz “empatik anlayışın” danışana ifade edildiği süreç “duyguların yansıtılması” olarak adlandırılır. Toparlayacak olursak duygu yansıtması: Danışmanın; danışanın duygularını ve duygularının nedenlerini anlaması, anladığı duyguyu ve nedeninidanışana uygun bir şekilde yansıtması ve bunun üzerinden yardım sürecini ilerletebilmesi şeklinde tanımlanabilir. Duyguların yansıtılması becerisini temel olarak çok basit bir formül ile açıklayabilir ve kullanabiliriz;

(Danışan tarafından ifade edilen doğru duygu)……hissediyorsun çünkü......(duyguları meydana getiren doğru düşünce, deney ve davranışlar) (Egan, 2014).

Bunu bir örnekle daha iyi anlatabilir ve danışma esnasında “duyguların yansıtılması” becerisini kullanmanın önemini daha iyi kavrayabiliriz.

Danışan: (Ertesi gün konuşmacı olarak katılacağı bir konferans ileilgili tedirgin bir şekildekonuşmaktadır.) Neler olacak bilmiyorum, dinleyiciler çok önemli kişiler; ya bilemeyeceğim sorular sorarlarsa? Daha önce hiç yaşamadım bunu ben. Bu kadar önemli kişilere bir şeyler anlatmadım.

Danışman: Bu deneyimi ilk kez yaşayacağınız için kendinizi tedirgin hissediyorsunuz. (Duygu yansıtması)

Danışan:Evet ama sanırım yalnızca bu deneyimde değil, tamam ilk kez bu kadar önemli kişilere bir şeyler anlatıyorum ama tüm konuşmalarımda önce aynı heyecanı yaşıyorum.

Verdiğim bu örnekte danışman, “duygu yansıtması” becerisini kullanarak danışanın sorununu çözmemiştir ama süreci biraz daha ilerletmiştir ve danışanın tüm konferanslardan önce bu kaygıyı yaşadığına dair yeni bir bilgi edinmiştir. Bu bilgi ışığında danışman, danışma sürecine yön verebilir.

Şimdi gelelim bu beceriyi kullanırken dikkat edilmesi gereken bazı noktalara(Egan, 2011) ;

1)Doğru duygu demetini, doğru yoğunlukta kullanın: Memnunana bir duygu demetini ifade ederken hoşnut, mutlu ve aşırı sevinçli bu duygu demeti dâhilindeki farklı duygu yoğunluklarını gösterir.

2)İfade edilen ve tartışılan duygular arasındaki farkı ayırt edin: Danışanlar hem görüşme esnasında hissettikleri duyguları ifade edebilir hem de yaşamış olduğu bazı olaylar sırasında hissettikleri duyguları dile getirebilir.

3)Danışanların sözsüz davranışlarının arkasındaki duygu ve heyecanları okuyun ve bunlara tepkide bulunun.

4)Duyguları adlandırırken duyarlı olun.

5)Duygular ve heyecanlarla ilgili vurguları paylaşmak için farklı yollar kullanın: Basit sözcükler, farklı deyimler, yaşantısal ifadeler, davranışsal ifadeler kullanılabilir.

6)Son olarak; duygu, heyecan ve duygu durumlarının üzerinde ne aşırı ne de az durun.

Kaynakça:

Egan, G. (2011). Psikolojik danışma becerileri (1) (Ö. Yüksel, çev.).İstanbul: Kaknüs

Egan, G. (2014). Danışma becerileri üzerine alıştırmalar (1) (M. Baturay, çev.).İstanbul: Kaknüs

Yelda ÖZDEMİR

Marmara Üniversitesi -  Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü / 3.sınıf


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.