Çözüm Odaklı Terapi Nedir?

çözüm odaklı terapi, çözüm odaklı terapinin amacı, kısa süreli çözüm odaklı terapinin amacı, çözüm odaklı terapi teknikleri, çözüm odaklı terapi nedir

Çözüm Odaklı Terapi Nedir?
15 Haziran 2017 Perşembe 12:32

Çözüm bulmak hayatımızı kolaylaştırmakta; zorluklarla baş etme gücümüzü, farklı problemlerle strateji geliştirme becerilerimizi artırmaktadır. Bireyler, günümüzde pek çok alanda problemlerle karşılaşıp üstesinden gelmek için çözümler yaratmaktadır.

Temelinde hümanizmin dinamiklerini barındıran Rehberlik ve Psikolojik Danışma ve Çözüm Odaklı Terapi düşünüldüğünde; birey kendine en iyi gelecek çözüm stratejilerini üretme ve kendisi için en iyi yolu seçme becerisine sahiptir. Gün geçtikçe bireylerin, psikolojik danışmaya ihtiyaç duyan bireylerin psikolojik yardım süreçlerine karşı sabırsız oldukları, problemlerini en kısa yoldan çözmeye çalışmak istedikleri görülmektedir. Türkiye’de okullardaki psikolojik danışman sayısı ve öğrenci sayısı düşünüldüğü zaman, uzun süreli terapilerin etkililiği uzmanlar tarafından tartışılmaya başlanmıştır. Öğrenci sayısının çok olması,  öğrencilerin uzun süreli terapilere karşı direnç göstermesine neden olmaktadır. Bundan dolayı da, temelinde işleyen çözüm yolları üzerinde odaklanma gibi basit bir görüşe dayanan Çözüm Odaklı Terapi, özellikle okul psikolojik danışmanlarına pratik bir uygulama fırsatı sağlamaktadır (Doğan, 1999b).

Çözüm Odaklı Terapinin Doğuşu ve Temel Felsefesi

Çözüm Odaklı Terapinin Doğuşu ve Temel Felsefesine bakacak olursak, kısa süreli terapinin sistematik  olarak 1960'li yıllarda toplum ruh sağlığı hareketiyle birlikte başladığı ileri sürülmektedir (Bloom, 1997; Akt. Doğan, 1999a).  Genellikle, 1-20 oturum süren ve ideal olarak ortalama 6 oturumluk terapi sürecini öngören bir yaklaşımdır. Gelişmekte olan çözüm odaklı kısa süreli terapinin 50'den fazla farklı modeli bulunmaktadır. (Doğan,  1999b)

Kısa süreli terapi, "çözülmesi gereken sorun" üzerinde yoğunlaştığı için sıklıkla "sorun çözme terapisi" olarak bilinir. Terapi, sorunun ya da yakınmanın "olmadığı anlar" üzerinde yoğunlaşmakta; sorunun olmadığı anları ise "nadir durumlar" olarak nitelendirilmektedir (Quick, 1996; Akt. Doğan, 1999a).

Çözüm odaklı terapi anlayışıyla birçok durumda büyük resme bakıldığında, danışanlar kendileri için işe yarayan durumları görmeme eğilimindedirler. ÇODY (Çözüm Odaklı Danışma Yaklaşımı) danışanlarının neyin yanlış olduğunu ve neyin işe yaramadığını görmelerine yardımcı olmaktadır. Bunun yanında bireylerin yaşamlarında oluşan problemlerin üstesinden gelinebildiği durumların da olduğu kabul görmektedir (Sklare, 1997). 

Çözüm Odaklı Terapi; sorunu analiz etmekten kaçınma, müdahalelerde yeterli olma (danışanın çözüm üretmesi), şimdi ve gelecek üzerine odaklanma ve içgörü yerine eylem üzerinde odaklanma olmak üzere 4 kavram üzerinden oluşmaktadır (Doğan, 1999a). Sorunlardan çok çözümlere ve çözümlerin işlevselliğine odaklanan bu terapi modeli temelinde;

1. “Bozulmadıysa tamir etme.”

2.  “Önce neyin işe yaradığını anla ve sonra onu daha çok yap.”

3.  “Çalışmıyorsa tekrar deneme.” olmak üzere 3 yöntem vardır (De Shazer,1987; Berg ve Miller, 1992; Akt. Sklare, 1997).

Çözüm Odaklı Terapinin Amacı

 

Çözüm odaklı terapinin amacı: Pek çok insan yaşamı boyunca bir durumdan yakınır, bazen sitem eder; bazen çözüm yolları arar, bazense beyaz bayrağı havaya kaldırır. Yaşamı öğrenilmiş bir çaresizliğe dönüşür. Problemleri artar ve problemlerin çözümlerini bulamayacağını düşünür. Bu yüzden, bireyin odak noktası çözemeyeceği problemler olur ve hayatı içinden dönemeyeceği bir karmaşayla yoğrulur. Bu yaklaşımın temel amacı da, danışanı sorunlarını anlaması ve analiz etmesi için "sorun üzerinde konuşmaktan çözüm üzerinde konuşmaya doğru yönlendirmek” ve bu sayede bireyin başardığı ve başarabileceği olumlu özellikleri görmesini sağlamak; işleyen ve işleyecek olan çözümlere odaklanmaktır (Doğan, 1999a).

Ayrıca, ÇODY’de danışmanlar için amaç oluşturmak önemli bir uygulama yöntemidir. Sklare (1997) ‘e göre, danışan olumlu, olumsuz, zararlı ve bilinmeyen amaç olmak üzere dört şekilde amaç ifadesi oluşturabilmektedir. Amaçlar danışmanın soruları ile oluşturulur. Yöneltilen sorular sayesinde danışman, danışana amaçlarını başaracağını ima eder ve danışan problemler karşısında istediği durumlara karşı daha spesifik çözüm stratejileri yaratabilmektedir.

Çözüm Odaklı Terapinin Önemli Bir Parçası: Mucize Soru Tekniği

Çözüm Odaklı Terapi, içerisinde geleceği okuma tekniği, oturum öncesinde değişmeye dikkat çeken sorular, nadir durumlara ilişkin sorular ve mucize sorular gibi teknikler barındırmaktadır.

Günlük hayatımızda birçok insan bir davranışı gerçekleştirmek için mucizelerin olmasını bekler ve imgesini zihninde oluşturamaz. Bu yüzden, DeShazer (1990) danışanın gerçekçi, iyi tanımlanmış ve başarılabilir amaç bulmadaki yetersizliğini görmüş ve iyi tanımlanmış bir amaç oluşturmak adına danışanlarına ilk oturumda mucize soru yöneltmeye başlamıştır (Akt. Sklare, 1997). Amaç oluşturmaya yarayan mucize sorular ile aynı zamanda danışan tarafından amaçlara yönelik somut adımlar planlanmış olur. “Eğer sihirli bir lamban olsaydı neler farklı olabilirdi?” gibi cümleleri içeren mucize sorular danışanın, danışmanda yaratacağı somutlaştırma becerisi ile gelişir.

Sklare (1997) iyi tanımlanmış amaç oluşturma adımlarını şu şekilde ifade etmektedir;

- Eğer hayal kırıklığına uğramasaydın, farklı olarak ne yapıyor olurdun? (Negatif terimler yerine pozitif terimler kullanmak),

- Daha arkadaşça davranmaya başladığında bunu gösterecek ne yapıyor olurdun? (Somut davranışsal detaylar edinme),

- Bütün baskılara rağmen böyle olmasını nasıl sağladın? (Süreçle ilgili ifadeler kullanma).

Okullarda Çözüm Odaklı Terapinin Etkililiği

Çözüm Odaklı Terapinin en iyi yönleri işe yarayan eylemler üzerinden hareket etmesi ve insanların neyi istemediklerini değil neyi istediklerini bulmalarına yardım etmesidir (Nichols, 2013). Psikolojik yardım süreçleri içerisinde psikolojik danışmana hız kazandıran ve sonuca çabuk ulaşılmasını sağlayan çözüm odaklı terapi, hümanistik yaklaşımlar ve birey odaklı psikolojik danışma yaklaşımı incelendiği zaman, eğitim ortamında çocuk ve ergenlere bu yaklaşımın uygulanmasının etkili sonuçlar ortaya koyduğu görülmektedir (Arbuckle ve Boy, 1961; Bernal, Klinnert ve Schultz, 1980; Freire, Koller, Piason ve Silva, 2005; Scott, Burlingame, Starling, Porter ve Lilly, 2003; Akt. Meydan, 2013).

Her kuramda olduğu gibi Çözüm Odaklı Terapinin etkililiği de tartışılmıştır. Çözüm konularında ısrar etmenin, danışanları empatiden ve iletişimden koparabileceği konusunda görüşler ileri sürülmüştür; hatta bu yaklaşımı “çözüme zorlayan terapi” şeklinde adlandıranlar olmuştur (Nichols, 2013).

Sonuç olarak, yaşam boyunca problemlerin üstesinden gelemediğimiz zamanlar çok olacaktır. İnsanlar çözüm bulamadıkları için psikolojik yardım ihtiyacı duymaktadırlar. Danışan-danışman ilişkisinin çözümden ibaret olmasından dolayı terapi sürecinin niteliği azalabilir. Danışanda çözüme ancak bir danışmanla (uzmanla) ulaşılabileceği düşüncesi oluşabilir. Bunun yanında, o an  problemin çözümünün işe yarar bir sonuç doğuracağı düşünülebilir; ancak belki de daha farklı bir çözüm çok daha etkili olabilir. Bu yüzden Çözüm Odaklı Terapiyi geçerli gören uygulamacılara diğer bir perpektiften bakılırsa; Çözüm Odaklı Terapi, hızlı çözüme ulaştıran; ancak geçerliliğini çabuk yitirebilecek bir terapi biçimi olarak görülebilir.

Çok sevdiğim bir hocamın da söylediği gibi “Çözüm Odaklı Terapi, evdeki çöpleri halının altında saklamak gibidir, bir gün elbet ortaya tekrar çıkacaktır.”

Kaynakça:

Sklare, B. (2015). Okul Psikolojik Danışmanları İçin Çözüm Odaklı Kısa Süreli Psikolojik Danışma (6). Ankara: Pegem Yayınları.

Nichols, P. (2013). Aile Terapisi (1). İstanbul: Kaknüs Yayınları.

Meydan, B. (2013). Çözüm Odaklı Kısa Süreli Psikolojik Danışma: Okullardaki Etkililiği Üzerine Bir İnceleme. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi. 4 (39), 120-129.

Doğan, S. (1999a).  Çözüm-Odaklı Kısa Süreli Terapi: Kuramsal Bir İnceleme. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, (2) (12).

Doğan, S. (1999b). Okul Psikolojik Danişmanlari İçin Yeni Ve Pratik Bir Yaklaşim : Çözüm-Odakli Kisa Süreli Psikolojik Danişma, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi.

Ceren DELİOĞLAN

Okan Üniversitesi- Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik/4.sınıf


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.