Siber Zorbalık

Siber zorbalıktan bahsedecek olursak, kişi ya da grupların iletişim teknolojisinin sağladığı imkanlar çerçevesince kaba metinler(sözel) ve ya görsel içeriklerle  bilişim teknoloji aracılığıyla bir başka birine zarar verme ve tekrarlayan şekilde kullanılmasıdır .

Siber Zorbalık
06 Mart 2018 Salı 14:41

SİBER ZORBALIK

Günümüzde yaygın hale gelmeye başlayan ve geçmişte de en ilkel toplumda ve en uygar toplumlar da görülmüş olan saldırganlık davranışı yaygınlaştığı ve şiddetli bir hale geldiği gözlenmektedir (Gökler, 2009 Akt: Arıcak, Kınay ve Tanrıkulu,2012). Zorbalık ise saldırganlık davranışı içinde yer alan bir kavram olmakla birlikte herhangi bir davranışın zorbalık olarak nitelendirilmesi için saldırganlık davranışına ihtiyaç yoktur (Gökler, 2009; Akt: Arıcak, Kınay ve Tanrıkulu,2012).

Zorbalık davranışı en çok ergenlik döneminde yaşanmaktadır (Şirvanlı, 2006; Akt: Arıcak, Kınay ve Tanrıkulu,2012).

Siber zorbalıktan bahsedecek olursak, kişi ya da grupların iletişim teknolojisinin sağladığı imkanlar çerçevesince kaba metinler(sözel) ve ya görsel içeriklerle  bilişim teknoloji aracılığıyla bir başka birine zarar verme ve tekrarlayan şekilde kullanılmasıdır ( Belsey, 2008; Akt: Arıcak, Kınay ve Tanrıkulu,2012).

Siber zorbalık denince akla ise gelen birkaç yollar ise; kısa mesaj ile (SMS), cep telefonu, bilgisayar, tablet, video, resim, sohbet programları ve web siteleri aracılığıyla gerçekleşmektedir (Smith, Mahdavi, Carvalho ve Tippett, 2006; Akt: Arıcak, Kınay ve Tanrıkulu,2012).

Teknolojik gelişmeler her alanda olduğu gibi eğitim ve öğretim alanında da kolaylıklar sağlamaktadır. Geçtiğimiz yıllar boyunca yapılan çalışmalar neticesinde bilgisayar ve teknoloji kullanımının olumlu etkisinden söz edilmektedir. Öğrenciler ve öğretmenler bir bilgiye ulaşmadaki kolaylığı bilgisayarlar sayesinde hızlı ve pratik şekilde öğrenime katkı sağlamaktadır. Bir diğer taraftan bakılacak olursa da teknolojinin yararı olduğu kadar zararları olduğu gerçeğini görmezden gelemeyiz. Gelişen hızlı teknoloji sayesinde özellikle çocuklar üzerinde kontrol edilmesi zor bir sürece girmiştir. İşte tam bu nokta da “Siber Zorbalık” olarak isimlendirdiğimiz davranış türü eklenmiştir.

Siber zorbalığın getirmiş olduğu; kişinin bir başkasını rahatsız ederken; cevapsız çağrılar, elektronik mesajlar, bilinmeyen numaradan gelen kısa mesajlar, videolar ve görüntüler bu davranışın gelişmesine katkı sağlamıştır.

Özdemir’in 2011 yılında yaptığı bir çalışmada siber zorba kurbanı olma ile siber zorba olmanın cinsiyet göre farklılaşıp farklılaşmadığını gözlemlemek amacıyla, değişkenlerin yaş, sınıf ve internete geçirilen süre ile alakalı olma durumuna göre anlamlı yönde farklılık göstermiştir. Yine aynı çalışmada geçen siber zorba olmanın vakaları incelendiğinde ise hangi ortamlarda siber zorbalığa maruz kaldıklarını araştırmıştır. Birinci sırada Facebook, ikinci sırada cep telefonu ile kısa mesaj ile üçüncü olarak ise cep telefonunu arayarak maruz kaldıklarını belirtmişlerdir.

Özdemir’in 2011 yılında yaptığı çalışmada bir diğer bulgu ise siber zorba olma ile siber zorba kurbanı olmanın cinsiyete göre farklılık gösterip göstermediğini araştırmıştır. Buna göre siber zorba kurbanı olmanın cinsiyete göre farklılaşmadığını, siber zorba olmanın ise cinsiyete göre farklılaştığını göstermektedir.

İki çeşit siber zorbalık bulunmaktadır:

Elektronik Siber Zorbalık:

Olayın daha çok teknik yönünü içeren bir türdür. Elektronik zorbalık kişilerin şifrelerini ele geçirmek, web sitelerini heklemek, spam içeren ya da bulaşıcı e-postalar göndermek gibi teknik olayları içerir. Elektronik zorbalık, bireysel yapılabileceği gibi birçok kişi tarafından organize bir şekilde aynı anda da yapılabilir.

Elektronik İletişim (e-iletişim)  Siber Zorbalığı:

Olayın daha çok psikolojik yönünü içeren bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanarak kişileri sürekli rahatsız etme, kişilerle alay etme, isim takma, dedikodu yayma, internet üzerinden kişiye hakaret etme ya da kişinin rızası olmadan fotoğraflarını yayınlama gibi ilişkisel saldırı davranışlarını içerir. Bu da direk olarak duyguları etkilemektedir( Arıcak, 2011).

Siber zorbalık ile yapılan araştırmalarda, siber zorbalığa maruz kalan ve mağduriyet yaşayan bireylerde; sosyal yönden, akademik yönden ve en önemlisi duygusal yönden olumsuz yönde etkilemektedir (Eroğlu ve Güler, 2015).

Siber zorbalığın günlük hayatta yarattığı zorluklar sebebi ile hayatın zorluklarını bir arada düşünüldüğünde Hinduja ve Pachin 2009 yılında yaptığı bir araştırmada bireyleri intihar davranışına kadar sürüklediğini belirtmiştir.

Yurtdışında siber zorbalık ile yapılmış olan anketler vardır. Sınıflama ve sıralama tipinden anket örnekleri görülmektedir. Türkiye’de de Ayas ve Horzum ile Topçu ve Erdur-Baker tarafından 2010 yılın Zorbaca davranışlara maruz kalan öğrenciler üzerinde yürütülen çalışmalarda ise bu öğrencilerin çeşitli türde psikolojik sorunlar yaşadıkları saptanmıştır. Likert tipi ölçme aracı mevcuttur (Arıcak,Kınay ve Tanrıkulu,2012).

Geleneksel Akran Zorbalığı:

Geleneksel akran zorbalığı, kişinin kendini savunamayacak derece güçsüz olan kişilere fiziksel, sözel ve psikolojik saldırı ile tekrarlayıcı şekilde kurban, mağdur üzerinde gerçekleştirilen tehditlerdir (Aksaray, 2011).

Mağdur üzerinde gerçekleştirilen tehditlerde, yaş, cinsiyet, statü, sosyoekonomik durum, zeka, kendine güven ve sosyal rekabet gücünün de etkisi altında olarak mağdur üzerinde hakimiyet kurmaya etken olan nedenlerden birisidir (Aksaray, 2011).

Olweus’un (1993) yaptığı bir araştırmaya göre zorbalığın iki farklı türü vardır. Bunlar sırasıyla; sözel, fiziksel ataklar şeklindedir. Direkt zorbalık, sosyal dışlama şeklinde yapılan dolaylı zorbalık veya ilişkisel zorbalıktır. Erkek çocuklar daha çok fiziksel, kızlar ise iftira atma, seksüel yorumlar yapma gibi sözel zorbalığı kullanmaktadırlar.

Siber zorbalık ile geleneksel akran zorbalığının arasındaki ilişkiyi savunanlar olduğu gibi savunmayan bir grup araştırmacılar, bilim insanları vardır. Arasındaki ilişkiyi savunmayan grup; geleneksel akran zorbalığın fiziksel güç ile ilişkili olduğunu siber zorbalığın ise teknolojik üstünlüğün hakim olduğu bir alan olduğunu belirtmektedir (Ada, Eroğlu, Peker; 2012).

Ergenlerde Siber Zorbalık

Son yıllarda akran zorbalığı vakalarındaki artış eğilimi, konuya ilişkin akademik merakı da artırmıştır. Araştırmalar, okullarda öğrencilerin yaklaşık %15’inin çeşitli tür ve yoğunlukta akran zorbalığına maruz kaldıklarına işaret etmektedir. Zorbalığa maruz kalan öğrencilerin %33.5’inin sözel, %35.5’inin fiziksel ve %15.6’sının cinsel yönden mağdur edildikleri belirlenmiştir.

Zorbaca davranışlara maruz kalan öğrenciler üzerinde yürütülen çalışmalarda ise bu öğrencilerin çeşitli türde psikolojik sorunlar yaşadıkları saptanmıştır. Bazı çalışmalarda ise zorbalığa maruz kalan gençlerin intihar eğilimlerinin görece yüksek olduğu belirlenmiştir.

Akran zorbalığı, “bir öğrencinin, bir ya da daha fazla öğrenci tarafından belli bir zaman aralığında ve sürekli olarak rahatsız edici davranışlarına maruz kalması” olarak tanımlanmaktadır. Araştırmalar öğrenciler arasında yaşanan siber zorbalığın temel nedenlerinden birinin bozulan arkadaşlık ilişkileri olduğuna dikkat çekmektedir. Diğer yandan bazı öğrencilerin kıskançlık, bazılarının ise farklı alt kimliklere yönelik sahip oldukları olumsuz önyargılar nedeniyle siber zorbalığa yöneldikleri saptanmıştır.

Amerika’da yaşları 12-17 arasında değişen gençlerin %87’si cep telefonu, bilgisayar gibi diğer insanlarla her zaman ve nerede olursa olsun iletişim kurabilmelerini kolaylaştıracak elektronik araçlara ihtiyaç duymaktadır (Aksaray, 2011).

Günümüzde öğrenciler arasında yaşanan akran zorbalığının, giderek internet ve cep telefonu gibi siber ortamlarda da yaşanmaya başladığı görülmektedir.Bu bilgilerden hareketle, son yıllarda literatürde siber zorbalık ile ilgili araştırmaların yoğunluk kazandığı görülmektedir. Kimlik kazanma çabalarının en yoğun olduğu ergenlik döneminde öğrencilerin siber zorba davranışlarda bulunma, maruz kalma ve siber zorbalığa karşı duygu ve düşüncelerinin belirlenmesi üzerinde durulmuştur.

Empatik eğilimin yüksek olmasının, bireylerin saldırganca davranışlarının karşı tarafta yol açabileceği olası zararları tahmin etmelerine fırsat sağladığı için saldırganlığı azalttığı ifade edilmektedir. Bununla birlikte Kowalski ve Limber (2007) siber zorbaların, davranışlarının mağdurda yol açtığı olumsuz duygusal sonuçları görememesinin mağdurla empati kurmasını güçleştirdiğini ve mağdurla empati kuramamasının, yaşanılanların sadece sanal ortamda kaldığı düşüncesine kapılmasına ve dolayısıyla davranışlarını sonlandırmakta güçlük çekmesine neden olduğunu ifade etmektedir.

Siber Zorbalık ile İlgili Yapılan Çalışmalar

Dünyanın birçok ülkesinde siber zorbalıkla ilgili olgular zaman zaman basında yer almaktadır. Örneğin; Amerika’da 9 yaşında bir kız çocuğu evindeki kişisel bilgisayarından “seni öldürmeye geliyorum” şeklinde tehdit edici mesajlar almış, yine 12 yaşındaki bir başka kız çocuğuna okuldaki bilgisayar aracılığı ile ırkçı, korkutucu e postalar gönderilmiştir. Evinde ve okulunda bilgisayar kullanan her iki çocuk ta sanal zorbalığın korkunç dünyasıyla karşı karşıya kalmışlardır (Thomas, 2006; Akt: Aksaray, 2011).

Bir başka örnek ise; Amerika’da 13 yaşındaki Megan adlı bir kız çocuğu popüler bir sosyal iletişim sitesi aracılığı ile taciz edildiği için intihar etme girişiminde bulunmuştur. Tacizci Meganın annesinin eski bir arkadaşı çıkmıştır. Saldırgan farklı bir kimlik altında Megan ile yazışmış ve onun hakkında bilgiler edindikten sonra bu bilgileri ona iftira atarak küçük düşürmek amacıyla kullanmıştır (Tokunaga, 2010; Akt: Aksaray, 2011).

Öğrenci, veli, öğretmen ve okul yöneticilerinin de büyük-küçük yaş ile ayırt etmeden, günümüzde işte, evde ve en önemlisi sosyal ortamlarda giderek yayılmaya devam eden siber iletişimin mağdurları ve siber zorba olunmaması adına eğitilmelidir (Akar ve Özdemir, 2011). Siber zorbalığa maruz kalan bireylerin ise desteğe ihtiyacı olduğu durumlarda psikolojik destek verilmelidir (Akar ve Özdemir, 2011).  Caydırı sebep olma adına ise eğitimlerde siber zorbalık yapan bireylerin bilişim suçları adı altında adli ve idari cezalara sebebiyet vereceklerini hakkında bilgilendirilmelidir.

Sanal zorbalığa ait örneklerden bir başkası ise 2007 yılında yapılan bir panelde 13-17 yaşındaki genç-ergenlerden oluşan topluluğun %43’ünde bir yıl öncesini baz alınarak “diğer kişiyi incitmek ya da utandırmak amacıyla yazı ya da görüntülerin gönderilmesi için internet, cep telefonu ve diğer teknolojilerin kullanımı” na maruz kaldıklarını belirtmişlerdir (Wolak, Mitchell ve Finkelhor, 2007; Akt: Dilmaç, 2009).

Dilmaç (2009) yapmış olduğu çalışmada, üniversite öğrencilerinin %23’ünün en az bir kere siber zorbalık yaptıklarını, %55’inin ise hayatlarında en az bir kere siber zorbalığa maruz kaldıklarını ifade etmiştir. Arıcak’ın  (2009)’da yaptığı çalışmada ise öğrencilerin %20’sinin hayatında en az bir kez siber zorbalık yaptığını, %54’ünün ise en az bir kez siber mağdur olduklarını tespit etmiştir. Eroğlu, Çetin, Güler, Peker ve Pepsoy (2011) siber zorbalığa maruz kalan kızların erkeklere oranla daha çok boyun eğici bir tutum izlemiş olduklarını belirtmiştir. Eroğlu ve Peker (2011) ise siber mağduriyete mağdur kalmış bir bireyin arkadaş ortamıyla aldığı sosyal destekten olumsuz şekilde etkilediğini belirtmiştir.

Dünyada ve ülkemizde özellikle 2010 ve sonrası siber zorbalıkla ilgili yapılan çalışmalara göre, internet kullanıcılarının Kanada'da yüzde 21'i siber zorbalığa maruz kalırken, yüzde 69'u siber zorbalığa tanıklık etmiş. İngiltere'de bu rakam yüzde 20 ve üzeri olarak kayıtlara geçerken, ülkemizde ise siber zorbalığa maruz kalanların oranı yüzde 20. Amerika'da siber zorbalıkla mücadele etmek zorunda kalanların yüzde 20'si intiharı düşünmüş.

Kişi ya da grupların iletişim teknolojisinin sağladığı imkanlar çerçevesince bilişim teknoloji aracılığıyla bir başka birine zarar verme ve tekrarlayan şekilde kullanılmasından adlandıralan siber zorbalık kavramı Logoterapi’den yararlanarak baş etme becerilerinin geliştirilmesi ve ruhsal sağlığı bozan davranışların etkisini azaltıcı yönlerini sıralayacağım. Siber zorbalığa maruz kalan bireylerle çalışmaların başta olmasıyla siber zorbalığı gerçekleştiren bireyler içinde Logoterapi teknik ve uygulamaları kullanılabilir.

Öncelikle siber zorbalığa maruz kalan bireylerin profesyonel destek almaya başlaması bu durumla baş etme becerilernin geliştirilmesini hedeflediğini söyleyebiliriz. Çünkü günümüzde bireyler yakın çevrelerinden tanıklık ederlerse bazı kişilerin bu durumu olduğundan fazla düşünmeye başlaması ve günlük rutinlerini aksatmaya başlamaları bu durumla baş edemediklerinin göstergesidir.

Siber zorbalığa maruz kalmış kişilerle yapılacak çalışmalarda “anlam”a ulaşabilmesi açısından önemlidir. Eğer kişi bu durumu olduğundan fazla sorun haline getirmeye başladıysa bu durumun aslında sadece kendisinin başına gelmediğini buna maruz kalmış birçok insanın olduğunu bilmesi sakinleşmesi açısından yararlı olacaktır.

Logoterapi ile paralel olarak manevi yönelimli logoterapiyaklaşımıdauygulabilir. Logoterapinin maneviyat ile ilişkişini sorgulamak ve maneviyata yönelik uygulamaların nasıl yapıldığı ve ne tür şekillerde etkili olduğunu geniş bir perspektifle ele almak konuyu daha detaylı bir şekilde anlamaya yardımcı olucaktır. Siber zorbalığı uygulayan kişilerde dürtü bozukluğu ve öz-denetimde bir problem olduğunu düşünmekteyim. Siber zorbalığı uygulayan kişiler tespit edilip böylesine büyük bir suçun ve sorumluluğun üstesinden gelmeleri adına manevi yönelimli logoterapi uygulanabilir.

Siber zorbalık son 6-7 yıldır sosyal medya hesaplarının çok sık kullanılmaya başlaması ile daha da artar hale gelmiştir. Sosyal medya ilişkilerimizi, aile yaşantımızı, arkadaşlıklarımızı yönetir durumdadır. Ünlü kesim diye tabir ettiğimiz insanlara halk tarafından haklı/haksız farketmeksizin bir yaptırım görülmektedir. Normalde iki yakın arkadaş bile birbirine olumsuz bir eleştiri yapmak için bile en az iki kere düşündüğü bir ortamda, halk kesimlerden birçok insan ünlü(sanatçı) insanlara istediğini rahatlıkla söyleyebilmektedir. Bazen bu söylemler dozunu arttırarak hakaret ve küfür içerikli kesitleride içermektedir. Siber zorbalığın farkındalığını arttırmak adına etkinlikler, sosyal faaliyetler düzenlemeli verilen eğitimler çocuklarla kalmamalı ebenveynlere de aynı eğitim ve seminerlerden düzenlenmelidir. Ayrıca farkındalığında farkında olunması için Ülkemizce değer verilen ünlü insanlardan da destek alarak siber zorbalığın tanımından, çeşitlerinden bahsedilmesi uygun olacaktır.

Siber zorbalıkla ilgili son birkaç yıldır bilişim suçları kategorisinde binlerce insan suç duyurusunda bulunmaktadır ve cezai yaptırımları hatta hapise girme ihtimalleri bile vardır.

Samsung ve BTK’nınsponsorluğun gerçekleşen “siber zorba olma” kampanyası oldukça önemli bir yere sahiptir.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Sayan konu ile ilgili birkaç cümlesini paylaşmak istiyorum:

Siber zorbalığa maruz kalmamak için birkaç yapacağımız basit işlemler aslında kurtarıcı olabilir;

- Sosyal medya hesaplarımızda tanımadığımız kişileri eklememeliyiz.

- Kimden geldiği belli olmayan elektronik posta vb. açmamaya özen göstermeliyiz.

- Kendimize ait olan hesapların şifrelerini kimseyle paylaşmamalıyız.

- Zorbalığa uğramamak istiyorsak asla da zorbalığın bir parçası olmamalıyız.

- Sinirli ve öfkeli olduğumuz duygu durumumuz hakkında emin olmadığımız zamanlarda paylaşımlar yapmamaya özen göstermeliyiz.

Kaynakça:

  1. Arıcak, O. T., Kınay, H., & Tanrıkulu, T. (2012). Siber Zorbalık Ölçeği'nin İlk Psikometrik Bulguları. Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Dergisi, 9(1), 101-114.
  2. Aksaray, P. D. S. (2011). Siber zorbalık. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 20(2).
  3. Dilmaç, B. (2009). Sanal zorbalığı yordayan psikolojik ihtiyaçlar: Lisans öğrencileri için bir ön çalışma. Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri, 9(3), 1291-1325.
  4. Eroğlu, Y.,& Güler, N. (2015). Koşullu öz-değer, riskli internet davranışları ve siber zorbalık/mağduriyet arasındaki ilişkinin incelenmesi. Sakarya UniversityJournal of Education, 5(3), 118-129.
  5. Özdemir, M.,& Akar, F. (2011). Lise öğrencilerinin siber-zorbalığa ilişkin görüşlerinin bazı değişkenler bakımından incelenmesi. Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi, 4(4), 605-626.
  6. Peker, A., Eroğlu, Y., & Ada, Ş. (2012). Ergenlerde siber zorbalığın ve mağduriyetin yordayıcılarının incelenmesi. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi.
  7. Şahin, M., Sarı, S. V., Ömer, Ö. Z. E. R., & ER, S. H. (2010). Lise öğrencilerinin siber zorba davranışlarda bulunma ve maruz kalma durumlarına ilişkin görüşleri. Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2010(21).

ELİF KABAK


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.