Tükenmişlik Sendromu: Nedir ve Tedavisi

tükenmişlik sendromu nedir, tükenmişlik sendromu belirtileri, tükenmişlik sendromu tedavisi nasıl yapılır, tükenmişlik sendromu meryem üzerli

Tükenmişlik Sendromu: Nedir ve Tedavisi
17 Aralık 2016 Cumartesi 15:48

Kişilik Bozuklukları Konulu 7 Film
İlgili Galeriye Git

Birey, doğumundan ölümüne kadar belirli süreçlerden geçer ve hayatını devam ettirebilmek için çaba gösterir. Fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamaya çalışır, kendini güvende hissetmek ister, bir yere ait olmak ister ve kendini gerçekleştirmeye çalışır (Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi). Bireyin yaşamı, tecrübeleri, hissettikleri ve duyguları onu her yönden etkiler. Yaşadığı duygular, hayatı, düşünceleri, beklentilerine karşı alabildikleri ve görebildikleri eğer onu tatmin edemiyorsa kendini kötü bir ruh sağlığına itebilir. Günümüz teknolojisi, işi ve yaşam koşulları bireyi kolayca strese sokabilir hale gelmiştir. Rekabet ortamının giderek artması, iş hayatının kalitesizliği ve birçok insanın aslında hayal ettiği işte olamaması ya da işine aşırı bağımlılık gösteren insanların beklentilerinin karşılığını görememesi kişilerin stres durumuna girmesine neden olur (Ardıç ve Polatçı, 2009). Stres ile başa çıkamayan bireyler günümüzde daha sık görülmeye başlayan ‘Tükenmişlik Sendromu’ yaşamaktadır.

Tükenmişlik (sözlükte); gücünü yitirmiş olma, çaba gösterememe olarak tanımlanır (Otacıoğlu, 2008). İlk kez 1974 yılında Herbert Freudenberger tarafından tanımlanan tükenmişlik kavramının günümüzde en kapsamlı ve kabul gören tanımı Christiana  Maslach’ın yapmış olduğu tanımdır. Maslach’ın tanımına göre tükenmişlik sendromu; işi gereği yoğun duygusal isteklere maruz kalan ve sürekli başka insanlarla yüz yüze çalışmak zorunda olan kişilerde görülen fiziksel yorgunluk, çaresizlik ve umutsuzluk duygularının, yapılan işe, hayata ve diğer insanlara karşı olumsuz tutumlarla yansıması ile oluşan bir sendromdur. Maslach aynı zamanda ‘’Tükenmişlik Envanteri‘’ni oluşturmuştur ve tükenmişlik kavramını, duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı olarak kategorize etmiştir (Güdük ve arkadaşları, 2005).

* Duygusal tükenme; kişi ilk olarak yaşadığı iş baskısı ve stres ile duygusal anlamda tükenir. Duygusal kaynakları tükenen birey ilk çöküntüsünü yaşar. Fiziksel ve ruhsal olarak yorgun hisseder. İşe bağlılığı ve sorumluluk üstlenme durumu azalır.

* Duyarsızlaşma; savunma mekanizması harekete geçen birey etrafına karşı duyarsızlaşır, hissizleşir. İnsanlarla ilişkilerini sınırlar. Birey artık tek başına kalmak istemekte ve hayatını başkalarının yönettiğini düşünmektedir.

* Kişisel başarı; birey bu aşamada farkındalık yaşar. Eski davranışları ile şu anki davranışlarının tutarsızlığını anlar. İşine eskisi gibi katkı sağlayamadığını fark eder. Bireyin kendini bu şekilde değerlendirme süreci kişisel başarı olarak adlandırılır.

Tükenmişlik Sendromuna Etki Eden Faktörler

Bireysel Faktörler; bireyin kişilik özellikleri sendromu etkiler. Mükemmelliyetçi, rekabeti seven, idealist, saldırgan, eleştirel aynı zamanda sorumluluk sahibi ve hayatlarının şans ve kadere bağlı olduğunu düşünen bireylerin sendroma yakalanma olasılığı daha yüksektir.

Örgütsel Faktörler; bireyin yoğun iş yüküne sahip olması, çalışma ortamı zorlukları, başarılarına karşı ödül alma durumu, kendini işine ait hissetme durumu ve iş üzerindeki seçme hakları bireyin stres düzeyini etkiler. İş verenin adaleti ve şirketin değerleri de öneme sahiptir. Eğer şirket bunları karşılayamazsa ve çalışanın istekleri ile işverenin istekleri çatışırsa sendromun yaşanma olasılığı artar.

Sendromun bilindiği ilk zamanlar, bireysel faktörlerin örgütsel faktörlerden daha çok etkili olduğu düşünülmüştür. Bireyin ancak kendini değiştirmesiyle sendromun atlatılabileceği söylenir. Ancak günümüzde örgütsel faktörlerin bireysel faktörlerin etkisinden öne geçtiği görülmüştür. Örgütün her bir özelliği bireyin stres hassaslığını etkiler. Araştırmalara göre kadınların sendromu yaşama olasılığının erkeklerden daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çünkü kadınlar genel olarak daha detaycı ve karşısındakine daha çok önem veren bir kişiliğe sahiptir.

Meryem Uzerli Örneği:

Örneğin; günümüz medyasında yankı uyandırmış, oldukça tanınan bir aktrist de tükenmişlik sendromu yaşamıştır. Tükenmişlik sendromu Meryem Uzerli ‘yi rol aldığı diziden ayıracak kadar etkilemiş ve onun gözlerden uzak, iş hayatından uzak bir yere taşınmasına neden olmuştur. Muhtemel ki yoğun iş yükü, uzun süreli dizinin beklentiyi artık karşılayamaması gibi durumlar aktristin kişilik özellikleri ile bir araya gelince sendroma yakalanmasına sebep olmuştur.

Çözüm Yolu Nedir?

Tükenmişlik sendromunun çözümü ise; çalışma kalitesini yükseltmek ve amaç bireylere rekabet ortamı yaratmaktan çok onları en verimli duruma getirmek olmalıdır. Onlara birey olduklarını ve haklarının olduklarını aynı zamanda seçme şanslarının da olduğunu belirtmek gereklidir.

Kaynakça:

Otacıoğlu, S. (2008). Müzik öğretmenlerinde tükenmişlik sendromu ve etkileyen faktörler.22 Kasım 2016, http://efdergi.inonu.edu.tr/article/view/5000004233/5000004746

Güdük, M. ve arkadaşları. (2005). Ankara'da bir tıp fakültesi'nde okuyan son sınıf öğrencilerde tükenmişlik sendromu.22 Kasım 2016, http://www.ttb.org.tr/sted/sted0805/ankara.pdf

Ardıç, K. ve Polatçı, S. (2009 Haziran). Tükenmişlik sendromu ve madalyonun öbür yüzü: İşle bütünleşme.22 Kasım 2016, file:///C:/Users/asus/Downloads/5000118672-5000176743-1-SM.pdf

Ayşe İrem DOĞRUL

Yıldız Teknik Üniversitesi- Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü / 2. sınıf


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.