Travmanın Ruh Sağlığına Etkisi

psikolojik travma nedir, psikolojik travmanın belirtileri nelerdir, psikolojik travmanın etkisi

Travmanın Ruh Sağlığına Etkisi
14 Şubat 2017 Salı 18:57

Son zamanlarda gündelik hayatta en çok duyduğumuz kavramlardan birisi psikolojik travma oldu.  Gün içerisinde gerek kendi yaşadığımız gerekse tanık olduğumuz birçok olayla karşılaşıyoruz veya haberlerde gördüğümüz birçok olayın etkisi bizi günlerce etkisi altında tutuyor. Örneğin yaşadığımız toplum içerisinde birçok olay meydana geldi ve bu durum beni ve birçok insanı etkisi altına alan ruhsal travma nedir sorusunu cevaplandırmaya itti.

Travmanın eski çağlardan itibaren insanları etkisi aldığını görmekteyiz. O zamanlarda insanlar için en büyük tehdit hayvan saldırıları iken günümüzde çok farklı travmatik olaylar insanı etkisi altına almaktadır. Aslında bakıldığında insanların hayatlarının her döneminde güvenlikleri varoluşları için asli unsur olmuştur ve buna zarar geldiği zaman da psikolojik veya fizyolojik bazı belirtiler de görülmektedir.

Ancak son yıllarda travmanın insan üzerindeki etkisinin daha çok artması kişilerin yaşam kalitesini bozarak ruhsal dünyalarında bazı rahatsızlıkları da ortaya çıkarmıştır. Bu bağlamda travmatik olaylar sonucunda ortaya çıkan bazı belirtiler literatürde değerlendirilerek psikiyatrik rahatsızlıklar arasında yerini almıştır.

Travmanın oluşmasında birçok sebebin ortada olduğunu söylemek mümkündür. Bu yüzden bu konuyla ilgili ilk araştırmalar askerler üzerinde incelemeler yapılarak açıklanmaya çalışılmıştır. 1952 yılında II. Dünya Savaşı’nı deneyimleyen birçok askerdeki fizyolojik ve psikolojik değişikliklerin nedeninin yaşadıkları yoğun stres olayları ardından olduğu kanısına ulaşılmıştır. Bunun gibi birçok örnek için askerlerin özellikleri incelenmiştir. Bir başka araştırmada ise Vietnam Savaşı’na katılan askerlerin döndükten sonra yaşadıkları değişiklikler ile travmanın oluşturduğu etkiler üzerinde durulmuştur (Black, ve Andreassen, Çev. Tamam, 2014).

Her ne kadar ilk araştırmalar savaşın etkilerini incelenmiş olsa da deprem, göç, fiziksel saldırılar gibi kişilerin yoğun stres altında kaldığı durumları da örnek vermek mümkündür. Günümüzde birçok farklı örnekle de karşılaştığımız gerek bireysel gerekse toplumsal etkilerinin yaşandığı travmatik olayların kişiler üzerinde  rahatsızlık oluşturduğunu da söyleyabiliriz.  

Kişinin yaşadığı olaylar incelenirken her durumun da aynı etkiye sahip olmadığını görüyoruz. Bazı olayların kişiler üzerinde etkisi daha az olurken bazılarının ise daha fazla olduğunun üzerinde durmakta fayda var.

Peki, Travmayı Neye Göre Değerlendiriyoruz?

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, bahsedilen kriterler değerlendirmeye yardımcı olacak tanı belirtilerini kapsamaktadır. Uzun yıllardır araştırılan travma 1980 yılından itibaren psikiyatrik rahatsızlıklar arasında yerini almıştır. Son yayınlanan DSM-5 tanı kriterleri ruhsal travma sonrası kişilerde görülen etkileri detaylıca anlatmaktadır. Kısaca bahsetmek gerekirse kişi travma yaratan olaya tanık olmuş veya birebir yaşamış olmalı. Ayrıca bu olay karşısında kişinin yoğun korku ya da güçsüzlük tepkisi göstermesi beklenmektedir.

Olayla ilgili görüntülerin hatırlanması (flashback) travmanın etkisinin kişide devam etmesine neden olabilir. Burada önemli belirti şudur: Travmayı hatırlatan uyarıcılardan kaçınma veya tepki gösterme düzeyinde azalma görülebilir. Kişi düşüncelerinden kaçmak için yoğun bir çaba gösterebilir ve bunun sonucunda alkol kullanımında artışlar görülebilir. Hatta bazı durumlarda kişilerin travma sonrasında duygu durumlarında ciddi değişiklikler görülebilir. Bu gibi durumlar kişinin hayatında sorunlar oluşmasına sebep olduğu için kişi tedavi görmek için bir uzmandan yardım isteyebilir.

Travmatik olay sonrasında asabiyet, konsantrasyon bozukluğu, uykuda problemler, performans kaybı veya sosyal hayatta uyumsuzluk gibi değişiklikler görülebilir. Bu durumlar kişinin sosyal veya mesleki hayatında bazı sorunlarla karşılaşmasına sebep olabilir. Burada travma sonrasında ortaya çıkan belirtilerden bahsettiğimiz gibi çocukluk çağlarında yaşanmış olaylar yetişkinlikte de ortaya çıkabilir. Bazı durumlarda yetişkinlikte görülen sorunların temelinde erken dönemde yaşanan travmatik olayların etkisinin büyük olduğunu görebilmekteyiz.

Buna ek olarak, gün içerisinde yaşanılan stres ortamı içinde uzun bir süre bulunulması kişide bazı değişiklikler görülmesine sebep olur. Burada önemli kriterlerden birisi kişinin hayatında karşılaştığı gerçek ölüm veya ölüm tehdidi olması ya da ağır bir yaralanma-fiziksel saldırı geçirmesidir. Bunların yanı sıra kişinin bu durumlara tanık olması da aynı şekilde değerlendirilmektedir. Bunlardan birisini yaşayan kişide olay sonrasında rahatsızlık belirtileri görülebilir. Rahatsızlık boyutunda kişinin hayati fonksiyonlarının bozulması önemli bir noktadır (Özten ve Sayar,2015). 

Klinik tabloya bakıldığında travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) toplumda %7 oranında görülmektedir (Black, ve Andreassen, Çev. Tamam, 2014). Bunlar dışında istatistiksel veriler cinsiyette değişiklik olmadığını söylese de Türkiye koşullarında kadınların oranının daha fazla olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca, erkeklerde bu rahatsızlık savaş sonrası görülürken kadınlarda ise fiziksel saldırı ya da tecavüz gibi sebeplerden oluşmaktadır. Aynı zamanda aşırı strese maruz kalmak da aynı şekilde travmanın şiddeti ve kişideki dayanıklılığın azalmasına sebep olan bir başka etkendir. Travmaya maruz kalan kişilerin hayatlarını ve inançlarını yeniden sorgulama eğiliminde olduğu ve bazı vakalarda kişilerin yaşadıkları olayda kendilerini suçladığı görülmektedir. Bu yüzden belirtiler görüldükten sonra tedavi başlanması gerekir. Her rahatsızlıkta olduğu gibi bu belirtiler görüldüğünde uygun tedavi yöntemi uzman biri tarafından uygulanarak kişinin hayat kalitesini yeniden kazanmasına yardımcı olunmalıdır.

Kaynakça:

Black, D. W. ve Andreassen, N.C.(2014). Psikiyatri giriş ders kitabı (L. Tamam, Çev.) Ankara: Akademisyen Kitabevi.

Özten,E.&Sayar,G.H. (2015). Eşik altı travma sonrası stres bozukluğu. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar,7 (4),348-355.

Ebru MERDOĞLU

Okan Üniversitesi - Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı/ 1. Sınıf


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.