Renfield Sendromu (Klinik Vampirlik)

renfield sendromu, renfield sendromu nedir, renfield sendromu nedenleri, renfield sendromu dsm, renfield sendromu tanı

Renfield Sendromu (Klinik Vampirlik)
31 Ağustos 2017 Perşembe 22:44

Renfield Sendromu ya da klinik vampirlik, bireylerin kan içmekten fiziksel ve psikolojik rahatlama duymasıdır. Yıllarca korku filmlerine konu olan bu durum aslında gerçekten var olan bir rahatsızlıktır (Oppawasky, 2010).

Sendrom adını Bram Stoker’ın yazdığı Drakula romanındaki R.M Renfield karakterinden almaktadır. Literatürdekiilk tanımı ise Richard Noll tarafından 1992 yılında yapılmıştır. Yıllar boyu kan içen Kont Drakula insanların ilgisini çekti, üzerine onlarca roman yazıldı ve film yapıldı.

Klinik vampirlik bu denli uzun zamandır var olmasına rağmen içerdiği kan içme ögesi bir rahatsızlıktan çok efsaneye dönüşmesine neden olmuştur. Örneğin 14 ve 15. yüzyıllarda kanın sağlığa iyi geldiği ayrıca gençleştirici etkisi olduğu din adamları tarafından kabul edilir ve uygulanırdı.

Zihinsel Bozuklukların Teşhis ve İstatistik El Kitabı (DSM) ‘de ayrı bir bozukluk olarak kabul edilmemekle birlikte genelde ikincil bir belirti konumundadır. Klinik vampirliği çoğunlukla şizofreni ve bazı takıntı bozuklukları izlemektedir. Belli başlı delüzyonlara sahip olmaları da başka bir belirtidir. Renfield sendromu çok yaygın olarak görülmese de vakalar özellikle erkeklerde görülen bir sendrom olduğunu göstermektedir.

Klinik vampirizm, kendi içinde oto-vampirizm, zoofaji gibi türlere ayrılır. Oto-vampirizm bireyin kendi kanını, zoofaji ise hayvan kanını içmesi anlamına gelir. Renfield sendromuna sahip bireyler kan içmenin vücutlarını ve organlarını yenilediğini düşünmektedir. Aynı zamanda birinin kanını içmek o bireyi kontrol etme dürtüsünü ortaya çıkartmakta ve bu da bir psikolojik rahatlama sağlamaktadır (Oppawasky, 2010).

Noll’a göre günümüzde uygulanan tedavi yöntemlerinden biri de kendi kanını hastaya enjekte etmektir ki bu da Renfield sendromu belirtilerine neden olabilmektedir. Eigenblut-Injektionen olarak isimlendirilen bu durum anormal sayılmamaktadır ayrıca insanların yüzyıllar boyu kurbanlar vererek ya da kendilerini yaralayarak kan dökmesi de normal sayılmaktadır.

Renfield sendromuna genelde suç psikolojisi ile ilgili araştırma yapıldığındaulaşılabilmektedir (Ramsland, 2002). Özellikle ciddi fiziksel suçlar işleyen suçluların kendilerini vampir, kan içen vb. gibi tanımlamaları –imajları yaratmaları- klinik vampirliği anormal psikoloji ile adli psikolojiarasında bir yere yerleştirmektedir. Kan içmek bir kültürel tabudur ve bu tabuyu yıkıyor olmak insanlara zevk verir bu da aslında toplumsal düzene bir başkaldırı şeklidir (Pierre, 2015).

Sonuç olarak bireylerin kendilerini iyi hissetmek, kontrol ihtiyaçlarını gidermek ya da başka bir psikolojik rahatsızlığın ikincil belirtisi olarak kan içmesi araştırmalara konu olmuş ve eski bir efsane değil gerçek bir rahatsızlık olduğu görülmüştür. Çok nadir görülmesi sebebiyle belirli bir tedavisi olmamakla birlikte takıntı kökenli hastalıkların tedavilerinde kullanılan yöntemler ve ilaç tedavileri kullanılabilir yöntemlerdir.

Mitler, psikoseksüel gelişimin her basamağında farklı şekillerde anlatılıp, aktarılabilir. Çoğu mit toplumca bu dönemlerden birinde yaşanan genel saplantılar bütünüdür (Pierre, 2015).

Kaynakça:

Oppawasky, J. (2010). Vampirism: -clinical vampirism, renfield's syndrome”, Annals of the American Psychotherapy Association, syf 58-82.

Pierre, J. (2015). “Dracula on the couch: the Psychiatry of vampires.“(https://www.psychologytoday.com sitesinden 29.08.2017 tarihinde alınmıştır.)

Ramsland, K. (2002). “Science of vampires” , Penguin: New York.

Elif İrem ERDEMİR


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.