Çalma Davranışının Dürtü Kontrolsüzlüğü Boyutu: Kleptomani

kleptomani, kleptomani nedir, dürtü kontrol bozuklukları, çalma davranışı sebepleri, kleptomaninin belirtileri nelerdir, kleptomani tarihçesi

Çalma Davranışının Dürtü Kontrolsüzlüğü Boyutu: Kleptomani
24 Şubat 2017 Cuma 20:55

Çalma davranışını kontrol edememek nasıl bir duygu olabilir? Bu duyguyu neler tetikleyebilir? İstemediğiniz; üstelik çoğu zaman da işinize yaramayacağının farkında olduğunuz halde bir eşyayı çalma isteği desem, kulağa nasıl geliyor?

Arkadaşınızın dolabına koyup kilitlediğini gördüğünüz küçük bir çakmağı alabilmek için o dolabın anahtarını yaptırmaya veya misafir olarak gittiğiniz evden bir paket makarna çalmaya ne dersiniz peki?

Kulağa ilginç geldiğinin farkındayım fakat tüm bu bahsettiklerim ‘Kleptomani’ adı verilen bir ‘dürtü kontrol bozukluğu’ olarak psikoloji literatüründe yer alıyor.

Nedir Kleptomani?

Kleptomani, yukarıda da söylediklerimden anlaşılacağı üzere; çalma davranışını kontrol edememe, ihtiyacı olmadığı halde birtakım nesneleri çalma dürtüsüne karşı koyamama, çoğunlukla önemsiz ve maddi değeri olmayan nesneleri tekrarlayıcı bir biçimde çalma ile karakterize olmuş bir dürtü denetim bozukluğudur.

Hırsızlıktan ayrılan yönü ise kleptomanide kişinin çaldığı nesneden herhangi bir maddi yarar elde etmemesi ve çaldığı nesneye ihtiyacı olmadığı, çalma davranışının kötü olduğunu bildiği halde buna engel olamaması olarak belirtilebilir.

Hırsızların %3,8 ile %10’unun kleptoman olduğu bildirilmiştir (Kandemir ve arkadaşları, 2014).

Kleptomani, DSM- V ‘te yıkıcı bozukluklar, dürtü denetimi ve davranım bozuklukları başlığı altında sınıflandırılmıştır. DSM sisteminde tanı koyabilmek için; “ortaya çıkan bu çalma eyleminin bir kızgınlık ve öfke sonucu ortaya çıkmaması, intikam almak için kullanılan bir araç olmaması, olası bir psikotik süreçle ilişkili olarak sanrı veya halüsinasyon ile ilişkisi bulunmaması gerekmektedir; ayrıca ortaya çıkan çalma davranışı bir manik epizod ile veya antisosyal kișilik bozukluğu ile daha iyi bir şekilde açıklanamamalıdır.”

Kleptomaninin Tarihçesine Kısa Bir Bakış

Kleptomani, 19. Yüzyılın başlarında ‘değersiz bazı şeyleri çalma hastalığı’ olarak tanımlanmıştır.

Bu durum, ilk kez 1816’da Mathey tarafından ‘klopemani’ olarak adlandırılmış daha sonra 1838’ de Marc ve Esquirol tarafından Yunanca ’da ‘çalma deliliği’ manasına gelen ‘kleptomani’  kelimesiyle değiştirilmiştir (akt; Baltacıoğlu ve diğerleri, 2015).

Kleptomaninin Toplumda Görülme Sıklığı, Kleptomani Kimlerde Görülür?

Kleptomani üzerine yapılan araştırmaların ve çalışmaların yetersizliği nedeniyle toplumda görülme sıklığı ile ilgili verilebilecek bilgiler de kısıtlı halde bulunuyor.

Genel nüfus içerisinde her 1000 kişiden 6’sının kleptomanik olduğu tahmin ediliyor. Kleptomanik olguların büyük bir kısmını mahkemelerde yargılanan mağaza hırsızlarının oluşturduğu ve verilere bu yolla ulaşıldığı bilindiği için bulguların asıl sıklığı yansıttığı söylenemez.  Kleptomaninin mağaza hırsızları arasındaki oranının %3.8 ile %24 arasında değiştiği biliniyor. Kadın-erkek oranı ise 3:1 olarak belirtiliyor  (akt; Baltacıoğlu ve diğerleri, 2015).  Yani kadınlarda, erkeklere oranla daha fazla görülmektedir.

Kleptomaninin Nedenleri Nelerdir?

Daha önce de belirttiğim üzere kleptomani üzerine yapılan araştırmalar kısıtlı. Var olan araştırmalar, kleptomaninin ‘çalma dürtülerine karşı direnç gösterememe’ nedeni ile ortaya çıktığını söylese de kleptomaninin nedenleri tam olarak bilinmemektedir fakat bilinen şu ki; kleptomaninin duygudurum bozuklukları, anksiyete bozuklukları ve yeme bozuklukları ile sıkça birlikte görüldüğü bildirilmiştir (akt; Baltacıoğlu ve diğerleri, 2015).

Bazı vakalarda kleptomanik davranışın altında yatan neden fizyolojik olabilir. Merkezi sinir sistemini doğrudan etkileyen travmalar, zehirlenmeler, epilepsi, demans ve parkinson fizyolojik nedenler arasında sayılabilir (akt; Soysal, 2015). Yüksel ve diğerlerinin araştırması (2007), buna örnek teşkil edebilir; araştırmalarında 41 yaşındaki bir kadının geçirdiği karbonmonoksit zehirlenmesinden sonra kleptomani tanısı aldığını saptamışlardır.

Kleptomaninin Belirtileri Nelerdir?

Genellikle geç ergenlik döneminde başlasa da her yaşta görülebilir. Uzun yıllar süregelen kleptomani kadınlarda ortalama 30-55, erkeklerde ise 50-55 yaş aralıklarında daha sık görülmektedir. Davranışın genellikle kendiliğinden ve ani bir şekilde ortaya çıktığı fakat küçük bir kısmının ise davranışı daha önceden planlandığı ifade edilmiştir. Ayrıca kleptomani davranışının alkol etkisi altında arttığı saptanmıştır

Kleptomani tanısı koyulan bireylerin çalma davranışından önce gergin; eylem sırasında zevk alma ve rahatlama; eylem sonrasında ise pişmanlık, nefret ve yakalanma korkusu gibi duygulara kapıldıkları bilinmektedir.

Kleptomani tanısı koyulmuş bireylerin bazılarında biriktiriciliğe; yani çaldığı objeleri tutma, biriktirme, saklama davranışına rastlanmıştır (Güngör ve diğerleri, 2015).

Kleptomanide Tedavi Seçenekleri

Kleptomaninin tedavisi oldukça güçtür, kişi çoğunlukla bunu biriyle paylaşmaktan utanç duyduğu için, başkaları kişideki çalma davranışını fark edene dek bu davranışın gizli kaldığı bilinmektedir. Bu da erken tanı koyulmasını güçleştirir.

Psikoanalitik psikoterapi yöntemleri, davranışçı psikoterapi yöntemleri ve farmakoterapiler bu bozukluğun tedavisinde denenmiştir (Çalıyurt ve Tamam, 2009).

Vaka Örnekleriyle Kleptomani

Akpınar ve diğerlerinin çalışmasına göre (2014), X 55 yaşında bir kadındır. X'in komşusunun evinden içinde yağ, makarna vb. ihtiyacı olmayan malzemelerle dolu poşetle çıkarken görüldüğü ifade edilmektedir. Bu olay sonrasında X’in içine kapandığı, bir süre kimseyle iletişim kurmadığı daha sonra X’in ailesi tarafından psikiyatri polikliniğine götürüldüğü ve başlangıçta görüşmeye isteksiz olduğu belirtilmektedir. Daha sonra ilerleyen günlerde kurulan işbirliği sayesinde X, çalma eylemi yaptığının olay yaşandıktan sonra farkında olduğunu ifade etmiştir ve ilk belirtilerin ise beş yıl önce evine getirdiği oyuncak bebek, kağıt havlu vb. maddeler ile başladığının saptandığı ifade edilmektedir. Kişinin olaya ilişkin suçluluk ve pişmanlık duygusu içinde olduğu, bu davranışı nasıl yaptığını anlayamadığı ve aynı davranışı tekrarlamaktan korktuğu belirtilmektedir. X ve ailesinin bu sebepten ötürü bulunduğu semtten taşınmış olduğu ve eski komşuları ile görüşmediği ayrıca yeni taşındıkları yerde insanlar ile sosyal ilişkiler kurmaktan kaçındıkları bilinmektedir.

Yukarıdaki örnekte görüldüğü üzere kleptomanisi olan bireyler ve aileleri sosyal ilişkiler bakımından birtakım zorluklar yaşamakta ve sosyal ilişkilerden olabildiğince kaçınmaktadır.

Aydın ve arkadaşlarının araştırması (2012), başka bir örnek olarak verilebilir. 57 yaşında bir kadın olan A’nın bir marketten çocuk iç çamaşırı çalarken market görevlileri tarafından görüldüğü ve hakkında yasal süreç başlatılınca kliniğe geldiği ifade edilmektedir. A’da bu davranışın on üç yıl önce başladığı ve çaldığı eşyaları başkalarına hediye ettiği, kullandığı veya çöpe attığı bazen de geri bıraktığı belirtilmektedir. Kişinin ruhsal muayenesinde ise depresif temalı düşünceler, uyku ve iştahta azalma saptandığı ifade edilmektedir.

Bu örnekte kişinin çalma davranışları on üç yıl önce başlamasına karşın, destek almak adına bir uzmana başvurmasının ancak hakkında başlatılan yasal süreçten sonra gerçekleştiğini görmekteyiz. Erken tanının bu bozukluğun tedavisinde önemli bir kıstas olduğunu söylemiştik. Ayrıca bu örnekte yine daha önce belirttiğimiz üzere kişinin kleptomanisine eşlik eden başka ruhsal problemler olduğunu da görmekteyiz.

Kaynakça:

Baltacioglu, M., Essizoglu, A., Yenilmez, C., & Kaptanoglu, C. (2015). Differential diagnosis and psychodynamic approach in kleptomania: A case report/Kleptomanide ayırıcı tanı ve psikodinamik yaklaşım: Bir olgu sunumu. Düşünen Adam, 28(1), 66.

Güngör, B. B., Akgül, A. İ., Budak, E., Taymur, İ., Aşkın, R., & Ali, A. (2015). Geç yaşta başlayan çalma ve biriktirme davranışı olan olgu. Anatolian Journal of Psychiatry/Anadolu Psikiyatri Dergisi, 16(3).

Soysal, H. (2015). Dürtü kontrol bozukluklarının adli psikiyatrik yönleri. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 7(1), 16-29.

Çalıyurt, O., & Tamam, L. (2009). Kleptomanide tedavi seçenekleri. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 1(1).

Yüksel, E. G., Taşkın, E. O., Ovalı, G. Y., Karaçam, M., & Danacı, A. E. (2007). Olgu sunumu: Karbonmonoksit zehirlenmesi sonrasında ortaya çıkan kleptomani ve diğer psikiyatrik belirler. Türk Psikiyatri Dergisi, 18(1):80-86.

Aydın, P. Ç., Güngör, B. B., & Gülseren, L. (2012). Kleptomani tedavisinde naltrekson: Bir olgu sunumu. Türk Psikiyatri Dergisi, 23(4):284-286.

Kandemir, F., Büken, B., Büken, E., & Erkol, Z. (2014). Kleptomani (Çalma Deliliği)’ye Yol Açan Faktörler ve Ceza Sorumluluğu’nun Değerlendirilmesi. Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 1(2), 21-24.

Akpınar, A., Korucu, C. Ç., & Tanrıtanır, B. (2014). Kleptomanide olağan sosyal işlevsellikteki bozulma: Bir olgu sunumu Impairment of usual social functioning in Kleptomania: A case report.

Yelda ÖZDEMİR

Marmara Üniversitesi -  Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü/3.sınıf


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.