Anoreksiya Nervoza-Bulimiya Nervoza ve Aralarındaki Farklar

anoreksiya nervoza ve bulimia nervoza arası fark anoreksiya bulimia farkı anoreksiya bulimia nedir anoreksiya bulimia nervoza tedavisi

Anoreksiya Nervoza-Bulimiya Nervoza ve Aralarındaki Farklar
21 Ağustos 2017 Pazartesi 18:44

Anoreksiya kişinin beden imgesindeki bozulmayla kendini olduğundan çok daha kilolu görmesi sonucu fiziksel bütünlüğünü tehdit edecek derecede yememe davranışı olarak açıklanır (Üneri, 2010).Yemek yemeyi reddeden kişi aşırı kilo kaybı sonucunda dahi kendini kilolu görüp, kilolarından kurtulmak ister. AN;kısıtlanmış tip ve bulimik tipolmak üzere kilo kontrolü bakımından farklılaşan iki alt tipe ayrılır. Kısıtlanmış tip yemeyi kesme veya ağır diyetler uygulama yoluyla, bulimik tip ise yeme ataklarından sonra kendini kusturma, diüretik(idrar söktürücü) ve laksatif(ishal yapıcı maddeler)kullanma yoluyla kilo kontrolü sağlamaya çalışır (Kaya ve Çilli, 1997).

Bulimiya nevroza yemeyi kısıtlama sonrası kişide nöbetler halinde gelişen, aşırı yeme davranışları ve bunu izleyen istemli/istemsiz kusma (purge) ile karakterizedir. Kişi kilo kontrolü için laksatif, diüretik, lavman gibi ilaçlarla beraber yoğun diyet programları da uygularlar (Öyekçin ve Şahin, 2011). Haftada 2 kez 3 ay süren tıkanırcasına yeme (binge) davranışı ve yeme kontrolünü kaybetme korkusu, BN için önemlitanı ölçütüdür.BN, çıkartma olan tip ve çıkartma olmayan tip olmak üzere iki alt tipe ayrılmaktadır. (Gürdal, 1999). Çıkartma olan tip, BN nöbetleri esnasında kişinin ortaya çıkardığı kusma davranışıyla açıklanır. Çıkartma olmayan tip, kusma davranışının görülmediği, uygunsuz telafi davranışları ve yoğun diyet programlarının olmasıyla karakterizedir. Burada kısır bir döngü söz konusudur. Binge öncesi kişi depresiftir. Bu depresyonu yaşama şekli BN’nin ortaya çıkış sebebine göre değişir.Binge sırasında kişi rahatlar, ve purge sonrası suçluluk duygusu yaşar. Kronik ve olumsuz prognoza sahip olan BN’nin ilk dönemlerde geçerliliği olan bir tedavisi olamamasına rağmen, gelişmeler sonucu psikofarmakolojik  ve psikolojik yaklaşımlarla olumlu sonuçlar alınmaktadır (Erol ve Yazıcı, 1999).

 Yeme bozuklukları kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülmekle birlikte başlama çağı ergenlik dönemleridir ve ergenlik öncesi ve 40 yaş sonrası görülme oranı düşüktür (Kaya, Yiğittürk  ve Yalvaç, 2003). AN belirtileri erkeklerde ortaya çıkma aşamasından seyrine kadar birçok farklılık gösterir. Erkeklerde daha çok kişiler arası ilişkilerin bozulması, aile ilişkilerinin  bozulması, sosyal olarak geri çekilme ve kendi kendine zarar verme davranışları daha çok gözlenir (Tahiroğlu vd. 2005).Psikolojik olarak sebebi genelde çocukluk döneminde anne-çocuk    arası ilişki olarak görülür. Burada otonomi arayışı mevcuttur. Ergenlik çağında yeterlilik duygusu gelişmemiş çocuklar kendi denetimlerini sağlayamadıkları için çaresiz hissederler ve  sonucunda kontrol edebilecekleri özelliklerine yönelirler. Böylece beden ağırlığı, biçim, yeme davranışları üzerinde kontrol sağlama eğilimi gösterirler. Bunu başaranlarda AN,  başaramayanlarda ise BN gelişmektedir (Erol vd. 2000). Mükemmeliyetçi, aşırı koruyucu, kişisel gelişime önem vermeyen aile yapısı, toplumun değişen kültürleri ve sosyo-kültürel  dayatmalar da yeme bozukluklarının sebeplerindendir (Yücel, 2009). Selvini-Palazzoli’nin Sistem Kuramına göre yeme bozukluğuna sahip olan çocukların ailelerinde görülen özellik  mükemmelliyetçi tutumlarıdır. Bu belirtilerin ortadan kalkması ise ailelerin tutumlarını değiştirmeleriyle mümkündür(Toker ve Hocaoğlu, 2009).

Yaygın olarak batı ülkelerinde görülmekle birlikte gelişmekte olan ülkelerde de görülme sıklığı artmaktadır (Özdel, Ateşçi ve Oğuzhanoğlu, 2003). Klinik bir durum olan AN ve BN, duygudurum bozuklukları, kişilik bozuklukları, anksiyete bozuklukları ve madde kullanım bozukluğu gibi diğer psikopatolojilerle birlikte görülebilmektedir (Hantaş vd., 2002).

Yeme bozuklukları iki önemli alt tipi olan AN ve BN arasındaki farkları birkaç önemli noktada toparlayalım. AN-BN arası önemli farklardan ilki AN de bozulmuş bir beden imgesidir. BN de bedene karşı geliştirilen kontrol edememe korkusudur. Fakat AN de kişi kendini zaten kendini kilolu görmektedir.ÖzetleBN vakalarında kişi beden imgesine karşı aşırı ilgilidir ancak AN den farklı olarak imge bozukluğu yoktur. Burada bir diğer önemli fark ortaya çıkmaktadır. AN de kişi olması gereken ortalama ağırlığın %85 civarı altındadır, yani çok zayıftır. BN de ise kişi normal kilo, hafif kilolu ya da hafif zayıf olabilmektedir. BN ataklarının AN ataklarından bir farkı da BN ataklarında kişinin yardıma gereksinimi olduğunu bilmesidir, burada görülen ataklar kişinin kontrolü dışındadır (Demirkol ve Hüner, 2012). Bedensel olarak da AN de açık bir şekilde zayıflık, cilt problemleri gibi belirtiler vardır. BN de kişinin purge esnasında mide asidi ile oluşan parmak yaraları, sindirim sistemi bozukluğu, diş çürüklüğü gibi belirtileri görülür. AN de tedavide işbirliği yoktur. BN tedaviye cevap verme eğilimi gösterir. Fakat her iki patoloji de psikolojik süreçlerin değerlendirilmesi ve titizlikle incelenmesi geri dönüşü engelleyecektir.

Kaynakça:

Demirkol M.,& Hüner G. (2012). Yeme bozuklukları. 21 Ağustos tarihinde http://erzurumram.meb.k12.tr/meb_iys_dosyalar/25/21/969720/dosyalar/2014_12/16013009_yemebozukluklar%C4%B1.pdf adresinden erişildi.

Erol, A., Toprak, G., Yazıcı, F., & Erol, S. (2000). Üniversite öğrencilerinde yeme bozukluğu belirtilerini yordayıcı olarak kontrol odağı ve benlik saygısının karşılaştırılması. Klinik Psikiyatri, S, 3, 147-152.

Erol, A.,& Yazıcı, F. (1999).  BulimiaNervozada Tedavi.Klinik Psikiyatri 2,172-178

Gürdal, A. (1999). Yeme bozuklukları ve Tedavisi. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni, 9(1).

Hantaş, Y.,Maner, F., Erkıran, M., Turan, F., & Gökalp, P. (2002). Alkol-madde kullanım bozukluğu olan kadınlarda yeme özellikleri ve yeme bozuklukları taraması. Uzmanlık Tezi, İstanbul, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi.

Kaya, B., Yiğittürk, D., & Yalvaç, H. D. (2003). AnoreksiyaNervosa Tanılı İki Kız Kardeş: Olgu Sunumu. Klinik Psikiyatri, S, 6, 56-61.

Kaya, N.,&Cilli, A. S. (1997). Anoreksiyanervoza. Genel Tıp Dergisi, 7(2), 107-110.

Öyekçin, D. G.,& Şahin, E. M. (2011). Yeme bozukluklarına yaklaşım. Türkiye Aile Hekimliği Dergisi, 15(1), 29-35.

Özdel, O.,Ateşci, F., & Oğuzhanoğlu, N. K. (2003). Bir anoreksiyanervosa olgusu ve bu olguya farmakoterapi ile birlikte psikodrama teknikleri ile yaklaşım. Turk Psikiyatri Dergisi. 14, 153-159.

Tahiroğlu, A. Y., Fırat, S., Diler, R. S., & Avcı, A. (2005). Erkek çocuklarda yeme bozuklukları; bir anoreksiyanervosa vakası. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi, 48, 151-157.

Toker, D. E.,& Hocaoğlu, Ç. (2009). Yeme bozuklukları ve aile yapısı: Bir gözden geçirme. Düşünen Adam, 22(1-4), 36-42.

Üneri, Ö. Ş. (2010). Anoreksiyanervoza ve kaygı bozuklukları. Türkiye Çocuk Hastalıkları Dergisi, 4(4).

Yücel, B. (2009). Estetik bir kaygıdan hastalığa uzanan yol: yeme bozuklukları. İlk Söz.

Sedanur KALKAN

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi - Psikoloji Bölümü/4. sınıf


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.