Manevi Yönelimli Psikoterapi ve Psikolojik Danışma

Psikolojik danışma sürecinde manevi bakış açısı, bazı danışanın karakter eğilimlerinin en önemli kaynaklarından birisi olan maneviyat olduğu görülmekte ve bu maneviyat, danışanlara sorunlarıyla aşamadıkları engelleri ile yüzleşmelerini sağlamakta ve bu sorunu yaşayanın sadece kendisini olmadığını anlamaktadır. Manevi bakış açısı, iyileşme sürecinde danışanın kişisel ve çevresel güçlerinin vurgulandığı karakterin güçlü yanlarının perspektifini tamamlayıcı bir niteliktir.

Manevi Yönelimli Psikoterapi ve Psikolojik Danışma
29 Ocak 2018 Pazartesi 21:48

Manevi Yönelimli Psikoterapi ve Psikolojik Danışma

Maneviyat ile ilgili deneyimler psikoterapi açısından kayda değer bir öneme sahip olmaya ve kabul görmeye başlamıştır. Son yıllarda manevi yönelimli psikoterapi yöntem ve teknikleri geliştirilmeye başlanmıştır. Türkiye’de ise manevi yönelimli psikolojik danışma sürecinin daha başlarında olduğunu söylemek gerekir.

Manevi yönelimli psikolojik danışma kuramlarını tanımlarken maneviyat ve din kavramlarının birbirinden farklı olduğunu vurgulamak ve arasındaki farklardan başlayarak manevi yönelimli psikolojik danışmayı açıklamak daha kolay hale gelecektir. Maneviyat, geçmiş yıllardan beri din kavramı ile aynı anlama geldiği düşünülmektedir ( Sharfranske ve Sperry; Akt: Ekşi ve Kaya, 2016).

Maneviyat kavramı, kişinin deneyimlerini ifade eden, hayata yönelik cesaret veren bir enerjidir. Bireyin özünde var olan içsel mekanizmaların çalışmasına yardımcı olan kişinin; bilgiye, hayata, anlama, umuda, sevgiye, üzüntüye ve aşkınlığa ulaştırma manevi yönelim sayesinde gerçekleşir.

Maneviyat ve Dindarlık Arasındaki Farklılık ve Benzerlik

Maneviyat ve din kavramları birbirinden ayrı düşünülemez ve birbirinden bağımsız değildir. Fakat şu ayrımı yaparak arasındaki farkı özetlemek gerekir. Maneviyat kişinin öznel deneyimleri ifade eden, din ise dini kurumlar, ritüeller ile din olgusuna bağlı ifade ettiği düşünülmektedir. Maneviyat aşkın olanı ifade eden ve aşkın olan ile bağlantıyı ifade eden olgulardır. Buradan hareket ile bireyler dindar ve maneviyatlı, dindar ve maneviyatsız, maneviyatlı ama bir dine mensup olmayan ya da her ikisini de deneyimlememiş olarak kategorize edilebilir. Manevi yönü olduğu halde bir dine mensup olamayan duyguların varlığından bahsedebiliriz. Maneviyatla dini ayıran bir temel özellik olarak maneviyatta pratikleşmiş ve önceden belirlenmiş kalıplar bulunmuyorken, dinde objektif ritüeller ve emredilmiş davranışlardan bahsetmek mümkündür (Horozcu, 2010). Böyle bir ayrım sayesinde bilimsel çalışmalar ve araştırmalar yapılırken kavramların tanımlarının yapılması kavram kirliliğinden kurtulmasına ve geliştirilen ve hali hazırda bulunan ölçme araçlarının gereksiz şekilde tekrarlanmamasına olanak sağlayacaktır.

Ulu (2013)’deki doktora çalışmasında geçmişteki ve günümüzdeki din tanımlarına yer vermiştir. 

Din Tanımları:

Argyle ve Beit-Hallahmi: İlahi ya da insanüstü bir güçle ilgili inanç sistemi ve tapınma uygulamaları ya da böyle bir güce doğru yöneltilen diğer ritüeller.

Batson, Schoenrade ve Ventis: Biz ve bize benzeyen diğer varlıklar, canlı olduğunun ve bir gün öleceğinin farkında olduğu için yüz yüze geldiği sorunlara karşı kişisel olarak giriştiği mücadelede yaptıkları şeylerin bütünü

Bellah: İnsanla ve onun varlığının nihai durumları ile ilgili davranışların ve sembolik biçimlerin bir bütünü.

Clark: Bireyin Ahireti düşündüğündeki içsel tecrübesi; özellikle bu tecrübenin davranışlar üzerindeki etkisi, bireyin yaşantısı ile Ahireti aktif bir şekilde bağdaştırmaya çalıştığı zaman ortaya çıkan davranışları

Dollahite: Öğretilerle ve öykülerle birlikte kutsal arayışını artıran toplumsal inanç akdi.

James: Şimdiye kadar insanın ilahi olan hakkında düşünebildikleri her şeyi kendi kendine ayakta tutmayı öğrendiği gibi kendi yalnızlığı içerisinde bireysel insanın duyguları, davranışları ve tecrübeleri öğrenmesi.

O’Collins ve Farrugia: Kutsal kitapları, mezhepsel ritüelleri ve müntesiplerinin etik uygulamalarını içeren inanç sistemleri ve ilahi olana verdiği yanıt.

Peteet: İnançlara bağlılıklar ve özel geleneklerin karakteristik uygulamaları

Johnstone: Belirli aşkın ve kutsal şeylere inanma, bu inançlar doğrultusunda belirli aktiviteler yapma ve dini bir grup üyesi olma

Aynı şekilde Ulu’nun  (2013)’deki doktora çalışmasında geçmişteki ve günümüzdeki maneviyatın tanımlarına yer vermiştir. 

Maneviyatın Tanımları:

Armstrong: Dünyadaki işlerinde kişiyi farklı şekillerde etkileyen Yüksek Güçle kurulan ilişkinin sağladığı iç huzur.

Benner: Tanrının kendisi ile bağlantı halinde olunmasına yönelik nazik davetine insanın verdiği yanıt.

Doyle: Varoluşsal anlam arayışı.

Elkins, Henderson, Hughes, Leaf ve Saunders: Aşkın boyuttan meydana gelen ve benlik yaşam ve kişinin Nihai olan hakkında düşünebildiği her şeyle mutlak olarak tanımlanabilen değerler tarafından karakterize edilen varoluşun ve tecrübenin bir türü.

Fahlberg: Benliği ya da özüyle ilahi olanla bağlantı kurarak ona karışma hali.

Hart: Günlük yaşantıda kişinin inancının sonsuza kadar yaşama yöntemi, bireyin, varlığın nihai durumları ile ilgili yöntemi.

Shafranske ve Gorsuch: İnsani tecrübedeki aşkın bir boyut… Kişisel varlığın anlamı ile ilgili bireysel soruların ve benliği daha geniş ontolojik bağlam içerisine konumlandırma çabalarının öneminin keşfedilmesi.

Tart: Nihai amaçlarla, yüksek varlıklarla, Tanrıyla, sevgiyle, şevkatle, amaçla alakalı insanın geniş potansiyel alanı.

Vaughan: Kutsalın öznel bir tecrübesi.

Aynı şekilde Ulu (2013)’deki doktora çalışmasında geçmişteki ve günümüzdeki din tanımlarına yer vermiştir. 

Ekşi (2017), “Materyalist ve pozitivist anlayışın psikoloji alanına hakim olmasın dolayı öz, ruh, sezgi gibi kavramların yanı sıra, maneviyat,  ve din ile ilgili birikim de psikoloji ve bilimdışı tanımlanmıştır.”. Bunun aksine son yüzyılın akabinde maneviyat yine gündeme gelmiş; insanın bu dünyasının farkında olan bilim insanları, insandaki maneviyat yapısı değerlendirilmeden insanın bütünsel yapıda incelenemeyeceğini fark etmişlerdir. Bu yönü ile yapılan çalışmalar şu an alışılagelmişin dışında bir imaj oluştursa da bunlar geç kalınmış çalışmalardır.

Psikolojik olarak maneviyatın ele alınması ise geleneksel danışma yöntemlerinin haricinde bir alternatif olarak önümüze çıksa da bazen insanın acısına, problemine ve engeline pratik manada çözüm bulma açısından merkezi bir değer haline gelebilmektedir.  Yapılan uygulamalarda hayatının en önemli enerjisi manevi duygular olan danışanların, psikoterapi sürecinde ilerleme açısından ve sonuca ulaşma açısından maneviyat temelli psikolojik danışmanlığının üzerine eğilmenin gerekliliğini bize işaret etmektedir.

Maneviyat bireylerin iç dünyasını, kişilerarası iletişimi, onlara karşı tutumunu ve aşkın olan ile bağlantısını ifade eden bir kavramdır. Bazı araştırmacılar maneviyatı kategorize ederek açıklamışlardır. Bu kategorilerden birincisi;

-bireyin kendine olan özgünlüğü, iç huzur iç barış olarak ifade ediliyorken,

 İkinci kategori ise;

 -başka insanlara olan davranış duygu, merhamet şükran ve huşu konularını ele alır.

Üçüncü kategori;

-doğa ve ekolojik sisteme dayalı hümanisttik yönelimli maneviyat,

Dördüncü kategori;

-umut kutsallık ve aşkın deneyimlere dayanır.

Özetle birçok araştırmacı maneviyatın bu dört kategori ile ilişkilendirebileceğini ve tanım olarak bu ayrımlardan birisine girdiğini gösterir. Yani maneviyatın çok yönlü bileşeni olduğundan söz etmemiz ve çok yönlü olarak kabul etmemiz mümkündür (Kasapoğlu, 2017).

Psikoterapide Maneviyat

Bireylerin psikolojik yönelimlerinde din ve maneviyat önemli bir yere sahiptir. Maneviyat ve din kavramlarının hayatlarındaki yerlerini farklı konumlandıran bireylerden bahsetmek mümkündür. Danışma yapılan her bireyle manevi yönelimli psikolojik danışma yapılmasının uygun olmadığı durumlarda bile iyileşme sürecine katkısı olduğu söylenebilir. Psikolojik danışma gerçekleştirilen bir ortam üç durum söz konusu olduğunda manevi yönelimli psikoterapi uygulanması tavsiye edilmektedir. Bunlar;

a-) maneviyatın psikolojik kaynak olarak işlevsel olduğu durumlar

b-) manevi alanın korunması, beslenmesi ya da dönüştürülmesi gereken durumlar

c-) manevi arayışın birey açısından gerekli olduğu durumlardır ( Sharfranske ve Sperry; Akt: Ekşi ve Kaya, 2016).

Psikolojik Açıdan Bir Kaynak Olarak Maneviyat

Psikolojik yardım almaya karar veren bireyler genellikle ruhsal acı ve çatışmaları olan ve baş etme de sorun yaşayanlardır. Kişilerarası problemler, ikili ilişkiler, duygusal problemler, sağlık problemleri, finansal problemler birçok sıkıntı ve acıyı beraberinde getirir. Bu gibi durumlarda psikolojik danışma da kullanılan teknik ve yöntemlerin yanı sıra maneviyat ve din alanına da bir kaynak olarak başvurulmalıdır. Dini ve manevi deneyimi olan bireylerin, bir dine mensup olmayan ve hayatında maneviyatı deneyimlememiş bireylere göre problemler ile baş etme becerilerinin daha olumlu olduğu görülebilmektedir.

Manevi yönelimli psikolojik danışmanlık kapsamında, kuramsal çerçeve ve uygulama alanlarında ilerleme olabilmesi için öncelikle yaşamın ve manevi psikolojik yaklaşımları arasındaki temel ilişkinin tanımlanmış olması gerekir. Bu tanımlar bazen maneviyat ağırlıklı bazen psikolojik ağırlıklı bazen de her ikisinin bütünsel açından ele alınabilmektedir.

Türkiye'deki Manevi Yönelimli Psikolojik Danışma İle İlgili Yapılan Çalışmalar

Ekşi ve Okan (2017)’ de yaptığı bir çalışmaya göre “ logoterapide maneviyat “ adlı çalışmalarında manevi yönelimli logoterapinin birey üzerindeki etkisini; " anlam bulma noktasında en etkili yönlerden birisi maneviyattır. Maneviyatın insanın hayatında anlam bulmasına yardımcı olduğu ve hatta ölüm korkusunu yenmede önemli bir etkiye sahip olduğu yapılan çalışmalarla gösterilmiştir.  " cümlesi ile manevi yönelimin logoterapi üzerinde kullanılabileceğinden bahsetmektedir.

Karaırmak (2004)’ de yaptığı çalışmaya göre ise Türkiye'deki tinsel (maneviyat) anlayışın psikolojik danışmadaki rolü çalışmasında maneviyat konusuna; "psikolojik danışma alanında giderek daha yaygın olarak kullanılması, tinselliğin insanı anlamada tamamlayıcı bir rol üstlenmiş olduğunu göstermektedir. Psikolojik danışma deneyiminin parçası olarak, danışanlar tinsel ihtiyaçlarını da danışmanlarıyla paylaşma ihtiyacı duyabilirler. " ifadesi ile ortaya koymaktadır.

Koca (2017)’de yapıtğı çalışmaya göre ise "Satir Aile Terapisi’nin Manevi Temelli İncelemesi" araştırmada manevi yönelimli psikolojik danışmanın sadece bireysel danışmanlıkta değil aile ile ilgili yapılan terapilerde de önemli bir etkiye sahip olduğunu; Maneviyatın, ailede ki tüm dinamikleri ve aile bireylerinin zihinsel sağlığını güçlü bir biçimde etkilendiğini vurgulamıştır.

Terapötik Süreçte Maneviyat Değerlendirilmesi

Terapötik süreç kuramsal açıdan ve süreç boyunca kullanılan teknik ve yöntemleri içerisine alan ve profesyonel bir ilişki sürecidir. Aktarım ve karşı aktarım yolu ile ortaya çıkan terapist-danışan ilişkisi özellikle psikanalitik yaklaşımlar olmak üzere terapötik sürecin ana unsuru olarak ortaya çıkmaktadır. Terapötik ilişkide terapist ve danışanında birey olmasından ötürü kaynaklanan ve zaman zaman kuramsal çerçevenin dışına çıkıldığı durumlarda görülebilmektedir. Terapötik süreçte etkili olduğu kabul görmesine karşılık tümüyle kontrol edilmesi güç ve mümkün olmayan insan olmanın verdiği faktörler ve terapist ile danışanın kendine özgül kişilikleri, değerleri, inançları ve terapötik süreçte bilinçli yada bilinçsiz olarak sergiledikleri tutumlarını içine alır.

Psikolojik danışma sürecinde manevi bakış açısı, bazı danışanın karakter eğilimlerinin en önemli kaynaklarından birisi olan maneviyat olduğu görülmekte ve bu maneviyat, danışanlara sorunlarıyla aşamadıkları engelleri ile yüzleşmelerini sağlamakta ve bu sorunu yaşayanın sadece kendisini olmadığını anlamaktadır. Manevi bakış açısı, iyileşme sürecinde danışanın kişisel ve çevresel güçlerinin vurgulandığı karakterin güçlü yanlarının perspektifini tamamlayıcı bir niteliktir (Kasapoğlu, 2017).

Psikoloji biliminin kurucularından olan Freud ve Ellis gibi isimler manevi yönelimli psikolojik danışma sürecine olumsuz bakarken, Maslow, Allport ve Jung gibi isimlerde bu duruma olumlu bakmaktadırlar. Çalışmalarında, teknik ve yöntemlerinde birebir yer vermeseler bile maneviyatın danışma sürecine olumlu etkilerinin olduğunu savunmaktadırlar. Logoterapinin kurucu olan Frankl’ye göre ise anlam arayışında olan kişinin maneviyatına ve bir dine mensup olup-olmamasına önem vermemekteydi. Onun için hiçbir dini inanca ve manevi bakış açısına sahip olmayanlar da anlam arayışı ve varoluşsal boşluğun içinde olabilirdi.

Maneviyat boyutunun değerlendirilmesi için ilk olarak mülakat yöntemlerin kullanımları gerçekleşir. Danışanla ilgili spesifik bilgileri elde etmeyi sağlayan yeterlilik ve vasıflara sahip olmaya dayandırılmaktadır. Danışanlar ise maneviyatın danışma süreçlerine dâhil olması konusunda farklılık gösterebilir. Bunun için önce terapötik sürece maneviyatı dahil ederken kapsamlı bir bireysel değerlendirme yapılmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bazı akademisyenler birkaç aşamadan oluşan değerlendirme sürecini izler ve bunun gerekliliğini savunur. İlk iki oturum boyunca danışanın yaşam boyutlarını değerlendirmek olarak düşünülebilir. Kısaca ilk aşama danışanı değerlendirme, ikinci aşama ise daha danışanın manevi yönelimlerini derinlemesine inceleme aşaması olarak adlandırabilir. İkinci aşamada standart hale indirgenmiş uygun ölçme araçları kullanılabilir.(Kasapoğlu,2017)

Maneviyat ile ilgili alan çalışmalarında bulgular, bireyin manevi anlamda kendini güçlü hissedişi onu beslemenin, yaşamın anlamda ulaşmada kolaylık sağlanması anında gerek psikoloji açısından gerekse fizyolojik açıdan yaşanan problemlerin çözümünde ve azalmasına katkı sağlayacaktır (Çınar ve Ekşi, 2016). Aynı zamanda psikosomatik açıdan ve baş etme becerilerinin geliştirilmesinde de manevi yönelimli psikolojik danışma sürecinin danışanlar üzerinde olumlu üzerinde etkisi görülmektedir.  Farklı bir açıdan bakılacak olursa maneviyatın sadece psikolojik danışma sürecinde değil kültürel durumlarda kişilerarası yüksek düzeyde hassasiyet ve beceri geliştirmesine de olumlu katkısı vardır.

Manevi danışmanlık tek başına bir terapi yöntemi olarak kullanılmamakla birlikte danışman tarafından danışanın izni, talebi ve eğilimi ile birlikte günlük rutin yaşamında problemleri ve sıkıntıların çözümünü manevi ihtiyacı olan danışanlara yönelik verilebilecek bir danışmanlık hizmetidir. Buradan hareketle manevi danışmanlığın ve psikolojik danışma sürecindeki sınırlarının iyi belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca unutulmamalıdır ki manevi danışmanlık yapmayı düşünen ve ilgisi olan alandaki danışmanların hem manevi hem dini hem de psikoloji alanında yetkinliği olması gerekmektedir. Bunun dışında gelişen ve günümüz piyasasında hiçbir yetkinliği olmaması ve yaptığı işi sadece ekonomik bir gelir olarak kullanan kişiler, yardım almaya gelen birçok insanın hayatında olumsuz ve kalıcı izler bırakacak ve yarardan çok zarar veren bir süreç gerçekleşecektir.

Psikoterapi ve psikolojik danışmanlık alanında günümüze kadar yapılmış çalışmalarda manevi temelli çalışmalara sınırlandırıcı veya bu çalışmalara kapalı bir alan değildir. Danışmanlık hizmetleri incelendiğinde danışmanın yeterliliği açısından oluşturulmuş yayınlar ve kitaplar mevcuttur.  Danışman eksik gördüğü yanlarını aktüel olarak sunulmuş çalışmalar ışığında tamamlamalı, geliştirmelidir Psikolojik danışmanlar ve danışanlar süreci kolaylaştırıcı, ruh sağlığını ve toplumu olumlu etkileyecek manevi temelli çalışmaları incelemeleri ve sağduyu ile bakmaları alanın gelişimi için pozitif bir zemin oluşturacaktır. Maneviyatın insan hayatında ki önemini birçok payda da ortaya koyabileceğimiz bilimsel disiplinler fark edilmektedir.

Manevi yönelimli psikoterapi ve psikolojik danışma alanın da yapılan çalışmalar olmasına karşın formal bir yaklaşım olarak nispeten yeni sayılmaktadır. Bu durumdan dolayı bu alanda yapılan çalışmalar pratik ve teorik açıdan birçok sorular ile karşılaşmaktadır.

Manevi yönelimli psikolojik danışmanlık hizmetlerinin verilmeye başlamasıyla süpervizyonu ve denetimi olması gerekmektedir. Ülkemizde terapi yöntemlerinin uygulama kısmındaki yerlerin, danışmanlık merkezlerinin yeterli şekilde denetlenmediği düşünüldüğünde manevi danışmanlık hizmetinin de nasıl ve kimler tarafından denetleneceğinin bilinmesi ve cevaplanması gereken bir sorudur.

Kaynakça:

  1. Eksi, H. (2017). Psikoterapi ve Psikolojik Danışmada Maneviyat Kuramlar ve Uygulamalar, Kaknüs Yayınları.
  2. Ekşi, H. ve Kaya, Ç. (2016). Manevi Yönelimli Psikoterapi Ve Psikolojik Danışma, Kaknüs Yayınları
  3. Karaırmak, Ö. (2016). Tinsel anlayışın psikolojik danışmadaki rolü. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi, 3(22), 45-55.
  4. Kasapoğlu ,F.( Ocak-Haziran 2017)."Psikolojik Danışma Süreci ve Maneviyat:Bir Bütünleştirme Arayışı",Düşünce-Yorum Sosyal Bilimler Araştırma Dergisi,10:19
  5. Koca, D. A. (2017). Satir Aile Terapisi’nin Manevi Temelli İncelemesi. Spiritual Psychology and Counseling, 2(2), 121-142.
  6. Okan, N., ve Ekşi, H. (2017). Logoterapi’de Maneviyat. Spiritual Psychology and Counseling, 2(2), 143-164.
  7. Ulu, M. (2013).  Dindarlığın Tanımı, Boyutları Ve Ölçülmesi Üzerine Psikolojik Bir Araştırma. Erciyes Üniversitesi Dergisi.

Elif KABAK


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.