İnsanlık Ayıbı: Rus Uyku Deneyi

rus uyku deneyi nedir, rus uyku deneyi, rus uyku deneyi nasıl yapıldı, rus uyku deneyi izle

İnsanlık Ayıbı: Rus Uyku Deneyi
20 Temmuz 2017 Perşembe 09:19

Psikoloji; insan davranışlarını anlamak, insan davranışlarının nedenlerini bulmak ve insanı bütünüyle kavramak için oluşturulmuş bir ruh bilimidir. Bilim insanları, bu amaç doğrultusunda geçmişten bugüne kadar insan ve hayvan davranışlarını incelemek için birçok deney yapmışlardır. Günümüzde bu deneylerde etik kurallara dikkat edilmesi için belirli sınırlar çizilmişse de geçmiş zamanlarda çizilen bu sınırlar kolayca aşılabiliyordu (Ertin ve Temel, 2016). Bu durumun örneklerinden biri de Rus Uyku Deneyiolmuştur.

Rus Uyku Deneyi; insanların ne kadar süre uykusuz kalabileceğini öğrenebilmek ve insanların uyku yoksunluğu durumunda ortaya çıkan davranışlarını izleyip kayıta geçirmek için yapılmıştır (Elliot,2001). Deneyde 2. Dünya Savaşı’nda hükümet tarafından siyasi olarak düşman görülen diplomatlar kullanılmıştır. Diplomatlar ile deney öncesinde yapılan anlaşmaya göre otuz günün sonunda hayatta kalan kişiler serbest bırakılacaktır.

Beş diplomat oksijen seviyesinin kontrol edilebildiği bir odaya alındı. Odada beş kişilik su, kitap ve yiyecek vardı. Her kişi için karyolasız bir yatak ve mikrofonlar vardı. Deneklerin konuştuğu her şey uzmanlar tarafından dinlenebiliyordu. Odaya deneklerin uyumaması için bir yandan uyarıcı gaz zehirlenmemesi için ise oksijen veriliyordu.

Deneyin 5. Günü; denekler şikayetlere başlamışlardı. Sağlık sorunları yaşadıklarını söylüyor ve deneyi yapanlara hakaret ediyorlardı. Bir süre sonra sesler durdu.

Deneyin 9. Günü; dokuz gündür uyuyamayan deneklerin davranışları merakla takip ediliyordu. Dokuz gün uyuyamamak insan fizyolojisi için kötü bir durumdu. Deneklerden biri dokuzuncu günde bağırmaya başladı ve uzun bir süre susmadı. Deneğin bağırışı çığlıktan gürültüye dönüştü. Uzmanlara göre denek ses tellerini yıpratmış hatta onları parçalamış olabilirdi. Diğer dört denekten ses tellerini parçalayacak kadar yüksek olmasa da çığlık atıyor diğerleri ise mikrofonlara anlaşılamayan sesler fısıldıyordu.

Fısıldayan üç denek daha sonra odada bulunan kitapların sayfalarını yırtmaya başladı ve uzmanların onları izlediği camlara yapıştırdılar.

Deneyin 12. Günü; denekler tamamen sessizdi. Uzmanlar ölebileceklerini düşündüler fakat yine de odaya girip onları kontrol etmediler. Mikrofonlar çalışıyordu ve oksijen yeterli düzeydeydi.

Deneyin 14. Günü; uzmanların fark ettiklerine göre denekler egzersizler yapıyor ve odadaki oksijen seviyesini düşürüyorlardı ama uzun zamandır oksijen seviyesinde bir değişiklik yoktu. Deneklerden hiçbir bulgu alamayınca odaya girip kontrol etmeye karar verdiler. İçeri girmeden önce denekler yaşıyor olabilir diye ‘Kapılardan uzak durun, mikrofonları kontrol etmek için içeri giriyoruz. Kapıya yaklaşan vurulur.’ şeklinde anons verdiler.

Deneklerden biri anonsa cevap verdi ve ‘Artık dışarı çıkmak istemiyoruz’ dedi.

Deneyin 15. Günü; uzmanlar kapıyı açtılar ve zehirli gaz odadan dışarıya çıktı. Odanın zemini kan ile kaplıydı. Deneklerden biri ölmüştü ve içi açılmıştı, odayı kaplayan kan onun kanıydı. Diğer dört deneğin yüzünde ve ellerinde yaralar vardı. Bulunan bulgulara göre hem kendilerine zarar vermişler hem de birbirlerine zarar vermişlerdi.

 Dört deneğin vücudu tanınamayacak haldeydi. Kaburgaların bir kısmı yoktu, diyafram yerine kocaman bir boşluk vardı, derilerinin bir kısmı  yoktu ve akciğerler göğüs kafesinden dışarı çıkıyordu. Denekler bu halde yaşayabiliyor ve kalpleri, sindirim sistemleri çalışabiliyordu.  Etleri, diyaframları, kaburgaları ve derileri odanın hiçbir yerinde bulunamadı. Uzmanlar birkaç gün sonra denekler kustuğunda deneklerin  kendi etini yediğini anladı.

 Vahşileşen denekler, onları odadan çıkarmaya çalışan askerlerin birini boğazından yaralayarak öldürdü, diğerinin ise önce bacaklarını  kemirdiler sonra da testislerini kopardılar.

 Odadan çıkarıldıklarında sadece üç denek hayatta kalabildi, bunlardan birini doktor ameliyata aldı. Ameliyatta iken denek mırıldanmaya başladı, doktorun yaklaşınca duyabildiği şuydu; ‘Kesmeye devam et!’

Uzmanlardan biri olanlar karşısında daha fazla dayanamadı ve diğer araştırmacılar ile deneye devam etmek isteyen komutanı öldürdü. Kalan denekleri de öldürdü. En son deneği öldürecekken ona en çok merak ettiği şeyi sordu; ‘Kimsin sen?’

Deneğin cevabı ise;

‘’Bu kadar kolay mı unuttun? Biz siziz, sizleriz. Sizin içinizde yatan deliliğiz. Her an serbest olmayı bekleyen çılgın hayvanlarız, biz yatağınızın altında saklananlarız.’’

Rus Uyku Deneyi günümüzde halen tartışmalı bir konudur. Deneyin gerçekten olup olmadığı, oldu ise etik olup olmadığı konuları üzerine uzmanlar tartışmaktadır. Rus Uyku Deneyi hakkında şu ana kadar geçerli bir kaynak, bilimsel bir dayanak bulunamamıştır. Deneyin gerçekten yapılıp yapılmadığı bilinmiyor olsa da deney söylentileri ve deneye ait olduğu söylenen bazı kesitler günümüze kadar ulaşmıştır.

Kaynakça:

Elliot, A. ve arkadaşları.(2001).Microgravityreducessleep-disorderedbreathing in humans. 18 Temmuz 2017, http://www.atsjournals.org/doi/full/10.1164/ajrccm.164.3.2010081#readcube-epdf

Ertin, H , Temel, M . (2016). Human experimentationandtherelevantethicolegaltexts. Anadolu Kliniği Tıp Bilimleri Dergisi, 21 (3), 223-234. DOI: 10.21673/anadoluklin.254227

Ayşe İrem DOĞRUL

Yıldız Teknik Üniversitesi- Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik /3. Sınıf


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Zafer - 1 yıl önce
Psikolojinin tanımını yaparken "Ruh Bilimi" kavramına yer vermeniz beni şaşırttı doğrusu. Keza psikoloji bilimi ruh gibi metafizik bir kavramdan çok insan davranışlarını ve zihinsel süreçler gibi somut verileri inceler. yanılıyorsam lütfen beni düzeltiniz.