Yabancı: Kitap Analizi Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum.

Albert Camus (1913-1960) Cezayir doğumlu Fransız varoluşçu düşünür, romancı , denemeci, gazeteci, oyun yazarıdır.

Yabancı: Kitap Analizi Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum.
20 Mayıs 2017 Cumartesi 12:35

YABANCI

  • Yazar: Albert Camus
  • Çeviren: Vedat Günyol
  • Orijinal Adı: L'Étranger (Fransızca)

Albert Camus (1913-1960) Cezayir doğumlu Fransız varoluşçu düşünür, romancı , denemeci, gazeteci, oyun yazarıdır. Çağımızda pek çok kişinin yaşadığı ama ifade etmekte zorlandığı ‘’yabancılaşmayı’’ Camus’nun 1942’de yazdığı kitapla ifade etmeyi kolaylaştırması kitabın okurları için en önemli katkıdır.

Kitabın temel amacı kişilerin topluma , kendine ; ölümü bile kabul edebilecek kadar hayata, kısacası tüm varoluşa nasıl yabancılaştığının ana karakter aracılığıyla aktarılmasıdır.

‘’Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum.’’

Cümlesiyle çarpıcı bir başlangıç yapıyor yazar. Karakterin annesinin cenazesi karşısında gösterdiği soğukkanlı tavırları bizi ilginç bir hikayenin beklediğinin habercisidir. Meursalt olan karakterimiz annesinin cenazesinden bir gün sonra Marie adından bir sevgili bulur. Raymond adında belalı bir komşusu da vardır. Bir gün sevgilisi ; Meursault ve Raymond sahilde gezerken komşusunun belalısı olan araplarla karşılaşırlar çıkan karışıklıkta yanlışlıkla bir arabı öldürür. Bundan sonra mahkeme süreci ve iç hesaplaşmalar başlar. Mahkeme sürecinde sık sık annesinin cenazesi karşısında gösterdiği tavırla ilgili suçlanacaktır.

Meursalt mahkeme sırasındaki ‘’Bu işin benim dışımda görülüyor gibi bir hali vardı. Düşüncemi sormadan kaderimi karar altına alıyorlardı.’’ Düşünceleri bize yabancılaşma kavramını çok iyi anlatmaktadır.

Mahkeme kararıyla idam edileciğini öğrendikten sonra Camus karakterine‘’ Herkes bilir ki , hayat yaşamaya değmez. Aslına bakarsanız , insan ha otuzunda ölmüş ha yetmişinde, pek önemli değildi’’(s.109) söyletmiştir. Dünyanın boş ve manasız olduğu vurgulanır. Bunu düşünmek çok yorucu , hayattan bezdiricidir bu yüzden yaşamın rutinliği karşısında , makineleşmiş bir dünyada makineleşmiş insan, ölümü bile rahatlıkla kabul eder.

Yabancı, topluma ve insanlara yabancı olan değil , toplum tarafından yabacılaştırılmış bir adamın kısa hikayesi aslında. Yabancı, derininde çok yalnız bir kişiliktir. Ve yabancılaştırılmasının altında yatan etkenler hayata bakışının diğer insanlardan farklı olması, toplumun dayattığı bazı kurallara uymaması , herkes gibi olmamasıdır.

Kitabı birkaç kez okuduğumuzda aslında kitaptaki her karakterin ana karakterin çatışmasını gösterdiğini farkederiz. Camus ana karakterin kendi içindeki depresyonunu diğer karakterler üzerinde yansıtmalar yaparak göstermiştir. Marie adındaki sevgilisini aslında annesiyle bütünleştirmiştir, bizlere oedipus kompleksini çağrıştırmıştır. Marie'ye karşı kaçıngan bir bağlanması söz konusudur. Raymond karakteri ise ana karakterin saldırganlık kısmıdır.Kesinlikle tekrar tekrar okunması gereken bir kitap . Her okunduğunda farklı bir bakış açısı yaratıyor.

Keyifli okumalar..

Meral Koç- İstanbul Medipol Üniversitesi

   


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.