Balzac'ın "on üçlerin romanı" üçlemesinin sonuncusu: Altın Gözlü Kız Kitap Tanıtımı

Balzac'ın "on üçlerin romanı" üçlemesinin sonuncusu...

Balzac'ın "on üçlerin romanı" üçlemesinin sonuncusu: Altın Gözlü Kız Kitap Tanıtımı
30 Ocak 2018 Salı 20:12

Balzac: Altın Gözlü Kız

Yazar: Honoré De Balzac

Eser: Altın Gözlü Kız

Çevirmen: Aydın Karahasan

Yayınevi: Telos

Eseri ayrıcalıklı kılan en önemli özelliği ise şüphesiz kitabın başında sunulan "Parislilerin Fizyonomisi" bölümüdür. Balzac ayrıntılı bir biçimde kendine has üslubuyla Paris'in o dönemde ki portresini öyle bir çiziyor ki olay örgüsünden ziyade en keyif alacağınız bölümün bu anlatının yer aldığı ilk sayfalar olacağına inanıyorum;

"Paris halkının genel görünüşü insanı kuşkusuz dehşete düşürür. Solgun, sararmış ve mor çehreleriyle bu kalabalıklara bakarken insan ürperir. Paris zaten kucağında her an bir yığın çıkar ilişkilerinin fırtınalar gibi çarpıştığı geniş bir alan değil midir?...

...çarpık eçiş bücüş çehrelerinin bütün çizgilerinden beyinlerini şişiren düşüncelerini, akıttıkları zehirlerini ve arzularunı okuyabilirsiniz. Bunlar çehre değil bir yığın maskedir. Zaaf, kuvvet, sefalet, neşe ve ikiyüzlülüğün maskeleri..."

Altın Gözlü Kız, yine bir Balzac klasiği olarak yüksek duyguları en ince ayrıntısına, en derin gizli saklı kuytularına ve doruklarda yaşanan hazlarına kadar işlendiği, bir kadın ve erkek ilişkisi üzerinden anlatılmıştır:

"Arzu bir erkeğe her ne kadar büyük bir cesaret versede, ona herşeyi göze aldırtsa da, kadın ne kadar severse sevsin, sonuçla birdenbire karşılaşıp kendini teslim etmek zorunda kalınca korkuya kapılır. Çünkü bir erkeğe teslim olmak, birçoğunun derinliklerinde neler bulacaklarını bilmedikleri bir uçuruma yuvarlanacaklarmış gibi ütkütür."

On iki yılda doksan yedi roman yazdığı için üslubuna pek dikkat edemediğini eleştirmenler söylese de az zaman da çok iş yapmış olmanın verdiği üslup kaygısızlığı bir roman fabrikası olan yazarımız için doğal karşılanabilir belki de.

Sayfalarca süren ayrıntılı betimlemeleriyle ünlü görece olarak insanı bunaltmadan hayal dünyasını zenginleştiren yazarımızın romanlarının en dikkat çekici yönlerinden biri de insan psikolojisi üzerine yaptığı tahlillerdir:

"Zevke gark olan her insanda, unutmak eğilimi acayip bir nankörlük, özgürlük isteği, şöyle bir gezinme duygusu belirir. Sevdiği kadını küçük görmeye hatta ondan nefret etmeye başlar. Özetle içinde öyle duygular belirir ki dürüst bir insan için bu durum yüz kızartıcıdır ve açıklanması mümkün değildir."

Bu eserinde Balzac'ın romanlarında hissettirdiği burjuvazi eleştirisine de rastlanır.

Bir yanda yazarın " Bu cehennem elbet birgün Dante'sine kavuşacaktır." dediği Paris, öte yandan üst sınıfın aranan ve arzulanan yakışıklı delikanlısıyla, gizemli, şehvetli ve yine gözlerin üstünde olduğu arzu edilen bir kadın, merak uyandıran heyecan verici bir öykü, değişen cinsel kimlikler ve sürprizli bir son. Keyifli okumalar dilerim.

Seda Gülşen

İstanbul Medeniyet Üniversitesi


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.