Özgüven Nedir? Sağlıklı Özgüven Nasıl Geliştirilir?

Özgüven, yalnızca kendine inanmak olarak gösterilmektedir. Bir başka popüler makale ise özgüveni bireyin performansa dair beklentileri ve bireyin yeteneklerini ve önceki performanslarını kendi kendine değerlendirmesi olarak tanımlar.

Özgüven Nedir? Sağlıklı Özgüven Nasıl Geliştirilir?
19 Mart 2018 Pazartesi 13:41

Özgüven Nedir? Sağlıklı Özgüven Nasıl Geliştirilir?

Benlik saygısı çalışmaları, son 50 yılda Batı kültüründe hızla yayılırken, ebeveynlerin ve öğretmenlerin; çocuklarda özgüven gelişiminin, performans iyileşmesini ve çocuğun genel olarak daha başarılı bir yaşam sürmesini sağlayacağı fikriyle ikiye katlanmıştır (Baskin, 2011).

Bu hareket, psikolog Nathaniel Branden'in insanların karşılaştıkları zihinsel ya da duygusal sorunların düşük benlik saygısına dayanabileceğini savunduğu 1969'da yayınlanan bir kitapla başlamıştır. Branden, bir kişinin benlik saygısının iyileştirilmesinin sadece daha iyi bir performansa neden olmakla kalmayıp patolojiyi de iyileştirebileceği iddiasıyla benlik saygısı çalışmalarının temelini atmıştır.

Öz-Yeterlik, Özgüven ve Benlik Saygısı Arasındaki Farklar

Öncelikle öz-yeterlik (self-efficacy), kendine güven (self- confidence) ve benlik saygısı (self-esteem) gibi örtüşen kavramlar arasındaki farkların belirtilmesi gerekir. Çünkü birçok kişi tarafından genelde benlik saygısı ve kendine güven aynı şey için kullanılan iki isim olarak düşünülürken, "öz yeterlik" terimi nadiren düşünülse de bu üç terim, onları inceleyen psikologlar için farklı anlamlar taşımaktadır (Druckman & Bjork, 1994; Oney, & Oksuzoglu-Guven, 2015).

Öz-Yeterlik Nedir?

Albert Bandura, öz yeterlik konusunda en çok atıf yapılan yazarlardan biri, öz-yeterliği, bireyin kendi hayatlarındaki olayları etkileme kapasiteleri hakkındaki inançları olarak tanımlar (Bandura, 1977, 1994).

Bu tanım, benlik saygısından önemli bir şekilde farklıdır: benlik saygısının tanımı, çoğunlukla, bir bireyin değer veya uygunluğuyla ilgili düşünceleri üzerine kuruludur; öz-yeterlik ise, bir bireyin gelecekteki durumlarını ele alabilme yeteneklerine ilişkin inançlarına dayanmaktadır. Bu anlamda, benlik saygısı daha çok mevcut odaklı bir inançken; öz yeterlik ise daha çok ileriye dönük bir inançtır.

Özgüven Nedir?

Özgüven psikoloji araştırmaları dışında da ilgili kavramlar için en çok kullanılan terimdir, ancak öz güvenin tam olarak ne olduğu konusunda hala bazı karışıklıklar bulunmaktadır. Özgüven ile ilgili en çok alıntılanan kaynaklardan birinde özgüven, yalnızca kendine inanmak olarak gösterilmektedir (Bénabou & Tirole, 2002). Bir başka popüler makale ise özgüveni bireyin performansa dair beklentileri ve bireyin yeteneklerini ve önceki performanslarını kendi kendine değerlendirmesi olarak tanımlar (Lenney, 1977).

Özgüven, aynı zamanda daha fazla mutluluğu da beraberinde getirmektedir. Genellikle, yeteneklerimizden emin olduğumuzda başarılarımızdan dolayı daha mutlu oluruz. Ayrıca, yeteneklerimiz hakkında daha iyi hissettiğimizde, harekete geçip hedeflerimize ulaşmak için daha enerjik ve motivasyonlu oluruz.

Bu durumda, özgüven, bireyin gelecekteki performansına odaklanma eğiliminde olması bakımından öz-yeterliğe benzer; bununla birlikte, önceki performanslara dayanıyor gibi gözükmesi nedeniyle bir anlamda da geçmişe odaklanmaktadır.

Benlik Saygısı Nedir?

Benlik saygısı araştırmasında en etkili sesler tartışmaya açık bir şekilde Morris Rosenberg ve Nathaniel Branden'dir. 1965 yılında yayınlanan Toplum ve Ergenlerin Self İmajı (Society and the Adolescent Self-Image) kitabında Rosenberg, benlik saygısı konusunu ele almıştır ve genel kabul gören özgüven ölçeğini yayınlamıştır.

Rosenber’in öz saygı tanımı, kişinin kendi öz-değerine ilişkin nispeten istikrarlı bir inanç olduğu varsayımına dayanır. Bu, benlik saygısını, birçok farklı faktörden etkilenen ve değiştirilmesi nispeten zayıf olan bir özellik olarak tanımlamaktadır.

Bunun aksine Branden, benlik saygısının iki ayrı bileşenden oluştuğuna inanmaktadır: ilki öz yeterlik, ya da yaşamın zorluklarıyla başa çıkma yeteneğimiz konusunda kendimize olan güvenimiz; ikincisi ise, öz saygı, ya da mutluluğu, aşkı ve başarıyı hak ettiğimize olan inancımız (1969). Tanımlar benzer gözüküyor olsa da Rosenberg'in tanımının, benlik saygısına ilişkin inançlara dayandığı, Branden'in ise hangi inancın benlik saygısında yer aldığı konusunda daha spesifik olduğu dikkati çekmektedir.

Konunun bir başka boyutu olarak; narsisizm, kendine güveninin çok fazla olmasının bir sonucudur. Narsisizmin psikolojik olarak tanımını yapmak gerekirse, kişinin kendi yeteneklerini görkemli bir şekilde görmesiyle birlikte gelişen aşırı bir bencillik halidir. Düşük seviyedeki benlik saygısı gibi yüksek seviyedeki benlik saygısı da birey için zararlı olabilir, dolayısıyla ortada bir denge kurmak önemlidir. Benliğin gerçekçi, ancak olumlu bir şekilde görülmesi çoğunlukla ideal olandır.

Benlik saygısını oluşturan üç temel bileşen bulunur:

  1. Benlik saygısı hayatta kalma ve normal, sağlıklı bir gelişim için hayati önem taşıyan temel bir insani ihtiyaçtır.
  2. Benlik saygısı, kişinin inanç ve bilincine dayalı olarak otomatik olarak ortaya çıkar.
  3. Benlik saygısı bir kişinin düşünceleri, davranışları, duyguları ve eylemleriyle birlikte oluşur.

Terimlerle ilgili kafa karışıklığını en aza indirmek için, makalenin bundan sonraki kısmında özgüven ve özsaygıyı aynı kavram olarak göreceğiz.

Bazı Özgüven Teorileri

Daha önce de belirtildiği gibi, Branden'in benlik saygısı teorisi yaygın olarak başvurulan bir teori haline geldi; ancak psikolojik literatürde benlik saygısını anlamak için başka teoriler ve çerçeveler de vardır.

Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Kuramı

Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi kuramı, psikoloji alanında simgesel bir çerçeve olmasına rağmen, insanların karşılanması gereken bazı ihtiyaçları olduğunu teorik olarak ortaya koyar; ancak genel olarak en temel ihtiyaçlar daha karmaşık ihtiyaçlardan daha önce karşılanmalıdır (1943). Benlik saygısı, Abraham Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde yer alan temel insan ihtiyaçlarından biridir. Maslow, bireylerin diğer insanlardan saygı görmeye ihtiyacı olduğu kadar içsel öz saygıya da ihtiyaç duyduklarını önermiştir. Bir bireyin büyümek ve gelişmek için bu ihtiyaçlarının yerine getirilmesi gerekmektedir.

Maslow’un hazırladığı ihtiyaçlar piramidinde, benlik saygısı, kendi kendini gerçekleştirme düzeyinden sonraki ikinci en yüksek ihtiyaç düzeyidir. Maslow'a göre, insanlar sağlıklı bir benlik saygısını geliştirmeden önce fizyolojik istikrar, emniyet, sevgi ve aidiyet gereksinimlerini karşılamalıdırlar.

Maslow, ihtiyaçlar hiyerarşisiyle ilgili yaptığı girişi takip eden yıllarda, evsiz ya da tehlikeli bir bölgede ya da savaş bölgesinde yaşayan, ama aynı zamanda kendine saygısı yüksek olan, kendi kendini gerçekleştiren (self-actualization) birey örneklerine uyum sağlaması için teorisini geliştirip yenilemiştir.

Sosyometre Teorisi

Evrimsel psikoloji bağlamında benlik saygısını araştıran bir sosyal psikolog olan Mark Leary de literatüre bir benlik saygısı teorisiyle katkıda bulunmuştur.

Sosyometre Teorisine göre, benlik saygısı bir sosyometredir, esasen bireyin değerli olup olmadığının ölçüldüğü bir içsel değerlendirmedir. Bu teoriye göre, benlik saygısı, sosyal kabul ve reddetmenin bireyin içsel ve bireysel algılamasına dayanır.

Bu teorinin doğruluğu ve uygulanabilirliği konusunda bazı güçlü kanıtlar vardır. Örneğin, araştırmalar benlik saygısına ilişkin olayların sonuçlarının genellikle kişilerin aynı olayların diğer insanların kabul veya reddetmesine neden olacağı hakkındaki varsayımlarıyla uyuştuğunu göstermiştir (Leary, Tambor, Terdal ve Downs, 1995).

Buna ek olarak, Leary ve meslektaşları, katılımcıların kendilerini nasıl hissettikleri ile ilgili olarak yaptıkları çalışmaların kendi öz saygıları ile paralel olarak derecelendirildiğini bulmuşlardır. Son olarak, bulgular, kişisel özelliklere dayalı sosyal dışlamanın benlik saygısını azalttığını göstermektedir.

Özgüvenin Önemi

Benlik saygısının ilişkili olduğu konularla ilgili yapılan geniş bir gözden geçirme, yüksek benlik saygısının daha iyi sağlık durumu, daha iyi bir sosyal yaşam, zihinsel bozukluklara ve sosyal sorunlara karşı korunma, başarılı bir şekilde başa çıkma ile ilişkili olduğunu bulmuştur (Mann, Hosman, Schaalma ve de Vries, 2004). Özgüven düzeyleri yüksek olan çocuklar okulda daha iyi performans gösterirler ve daha sonra yaşamda da orta yaşlarda daha yüksek bir iş doyumu yaşarlar. Benlik saygısı, mutluluk ile de kuvvetli bir biçimde bağlantılıdır; yüksek benlik saygısı, daha yüksek mutluluk seviyelerini öngörmektedir. Ciddi cerrahi prosedürden sonra kendine güvenin hayatta kalma şansını artırdığı da bilinmektedir (Mann ve ark. 2004).

Özgüven veya benlik saygısı üzerine binlerce çalışma yayınlanmıştır ve bu çalışmaların birçoğunda yaşamda özgüven sahibi olmanın ve başarıyla ilişkili olduğu saptanmıştır.

Bazı çalışmalar, kendine güven ve başarı veya pozitif zihinsel sağlık arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir (Atherton ve ark., 2016; Clark ve Gakuru, 2014; Gloppen, David-Ferdon, & Bates, 2010; Skenderis, 2015; Stankov, 2013; Stankov & Lee, 2014). Diğer yandan ise bazı araştırmalar artan özgüvenin her zaman artan pozitif sonuçlara yol açmadığını göstermiştir (Brinkman, Tichelaar, van Agtmael, de Vries, & Richir, 2015; Forsyth, Lawrence, Burnette, & Baumeister, 2007). Bazı ülkelerdeki ana akım medyadaki gazeteciler, kendine güven ile negatif korelasyonların bulunduğuna dikkat çekmektedir. Örneğin, özgüvenin son 50 yılda giderek artmasıyla birlikte, narsisizm ve gerçek dışı beklentilerde de artış gözlenmiştir (Kremer, 2013).

Benlik Saygısı Eğitiminin Sonuçları

Özgüven veya benlik saygısı, son 25 yıldır Batı toplumlarında ve ülkemizde övülmektedir. Olumlu bir benlik imajının mutlu ve başarılı bir hayatın anahtarı olduğuna inanılmaktadır ve böylece benlik saygısı eğitimi ortaya çıkmıştır. Bu neslin çocuklarına, okullarda ve evde kendilerinin özel olarak değerlendirilmesi, sadece olumlu özelliklerine odaklanmak ve çok az bir başarı için bile övgü almak öğretilmiştir.

Ancak yapılan son araştırmalarda, bu uygulamaların ve inançların, insanları depresyondan korumaktan ziyade, düşük motivasyona ve hedefe yönelik davranışlarda azalmaya neden olduğu görülmüştür (Dweck, 2007).

Baumeister ve meslektaşlarının çalışmasına göre, özgüven artışının performansı artırabileceği bazı durumlar var ve bu fırsatlar göz ardı edilmemelidir. Benlik saygısını artırmayı, daha ölçülü ve ihtiyatlı bir şekilde sürdürmeyi önermektedir (Baumeister ve ark., 2003). Ebeveynleri ve öğretmenleri, özgüvenlerini arttırmak için çocukları övmeye teşvik etmekle birlikte, yalnızca sosyal olarak arzu edilen davranışlar için teşvikin bir ödül olarak kullanılmasını tavsiye etmektedir. Bu yöntem, çocukların olumlu bir ilgi görmelerini ve sağlıklı bir benlik saygısı geliştirmelerini sağlar; ancak çocukların fazlasıyla yetkin olduklarında çok çalışıp çalışmadıkları konusunda çocukları ikna edememe riski taşımaktadır.

Steve Baskin (2011), ebeveynler için bir başka olumlu hareket ortaya koyuyor: çocuklarının başarısız olmasına izin vermek. Son zamanlarda ebeveynler çocuklarını acı ve problemlerden korumak ve etraflarında sevgi ve saygınlıktan koruyucu bir balon oluşturmak için büyük bir özen gösterdiler. Bu durum ebeveynlerin genellikle çocuklarını mücadeleden korumaya çalışırken aynı zamanda büyümekten korunmasını da istenmeyen bir sonuç olarak beraberinde getirmiştir. Baskin, tüm çocukları, yalnızca ellerinden gelenin en iyisini hissetmek için değil, ellerinden gelen her şeyi yapmaları için teşvik etmek istiyorsak, ebeveynler olarak geri adım atmayı ve çocukların hayal kırıklığı ve acı ile nasıl baş edebileceklerini anlamasını, dayanıklılık ve başa çıkma becerilerinin gelişmesiyle sonuçlanacak girişimlerde bulunmasını önerir.

Özgüveni Geliştirmek için 9 Uygulama

Birçoğumuz daha fazla özgüvene sahip olmak, güvensizlik, korku ve olumsuz konuşmaların üstesinden gelmek için mücadele etmek istiyoruz. Sıkı çalışma ve belki de algıda bir değişim ile kendimize karşı daha güçlü ve istikrarlı bir inanç ve güven için çalışabiliriz.

Duruş ve Pozisyon

Psikolog Amy Cuddy ve arkadaşları, kendilerine güvenen vücut duruşlarının hormonlarımız üzerindeki olumlu etkilerini araştırdılar. Güven hissine odaklanın ve bunu vücudunuzda daha fazla hissedebilmek için pratik yapın. Ayaklarınızın yere değdiğini hissedin, vücudunuzu rahat ve açık tutun. Şahane olduğunuzu düşün.

Bireyin duruşu sadece güven veya güvensizlik düzeyini yansıtmaz. Duruş (postür), beyninize tam olarak nasıl hissettiğinizi bildiren mesajlar gönderir. Yani özgüvenli hissetmek istiyorsanız, öncelikle duruşunuzun beyninize o mesajı yollaması gerekir. Bu yüzden dik durun, dik oturun ve yüzünüzde bir gülümseme yerleştirin.

Hazırbulunuşluk

Hazırbulunuşluk, fiziksel ve psikolojik sağlığımız için önemli faydalara sahip olduğu kanıtlanmış farkındalık (mindfulness) kavramına benzer. Her yerde, her zaman dikkatli olursunuz. Aşağıdaki adımları izleyerek şu anda deneyebilirsiniz:

  1. Farkındalığınızın farkında olun; yani kendinizi ve çevrenizi gözlemlemeye başlayın.
  2. Vücudunuzu hissetmekle başlayın, ayaklarınızı ve bacaklarınızı, karnınızı ve göğsünüzü, kollarınızı, boynunuzu ve başınızı hissedin.
  3. Nefesinizin akıp gittiğini ve deneyimlediğiniz birçok hissi fark edin.
  4. Gözlerinizin görsel alanınızda neler olduğunu fark etmesine, kulaklarınızın en küçük seslere kadar neler duyduğunu fark etmesine izin verin. Ardından büyük ihtimalle koku ve tat duyuları için de farkındalık oluşacaktır.
  5. Daha sonra, sizi çevreleyen enerjiyi, sessizliği veya gürültüyü hissetmek için bu basit hislerin ötesine geçin ve varlığınızı hissedin. Varsınız ve buradasınız.

Stres

Bizi biraz uyarmak ve bize işlerimizi yapmamız için gereken ekstra enerjiyi vermek için bir miktar stres yararlı olabilir. Vücudumuzda bu hislerle nasıl başa çıkacağımızı bilmek, özgüvenimizi geliştirmek için faydalı olacaktır.

Egzersiz

Egzersiz, özgüven konusunda güçlü bir etkiye sahiptir. Düzenli egzersiz, beyindeki opiat reseptörleri (opiat reseptörleri bulunan nöronlar, beynin acıyı, stresi ve duygusal bağlılığı algıladığı bölümünde bulunur) ile etkileşime giren endorfinleri (beyin ve sinir sistemi içinde salgılanan ve bir dizi fizyolojik fonksiyona sahip olan bir grup hormondur, vücudun opiat reseptörlerini aktive eder ve ağrı kesici etkiye neden olur) serbest bırakır. Bu da beraberinde hoşa giden bir ruh halini getirir ve sonrasında kendinizi daha olumlu bir şekilde görürsünüz. Düzenli olarak egzersiz yaptığınızda, sadece fiziksel olarak daha iyi olmayacaksınız, aynı zamanda özgüveninizi geliştirecek şekilde hareket etmeye daha motivasyonlu olacaksınız.

Görselleştirmek

Gözlerini kapatın ve vücudunuzu tamamen rahat bırakın. Rahatlama hissi ile sıkı sıkıya bağlı kalın ve zihninizde, daha fazla özgüvene ihtiyaç duyduğunuz her türlü aktiviteyi görsel olarak görün.

Risk ve Hata

“Diğer herkes benden daha mutlu, güzel, başarılı, aktif, vb. Onlar gibi olmak için yeterince iyi değilim” gibi şeyleri sık sık düşünürüz. Düşünme eğiliminde olmadığımız şey ise, başarısızlık başarının doğasında vardır ve hedeflerimizi takip etmek için çok çalışmak ve zayıflıklarımızla yüzleşmek zorundayız. Düşündüğümüz ve kıyasladığımızda kendimizi kötü hissettiğimiz ‘diğerleri’ de yaşamlarının bazı alanlarında mücadele etmiyor olsalar bile, başka alanlarında muhtemelen mücadele ediyorlar.

Kendinize acemi olmak için izin verin. Mükemmel olmamanın da bir sorun olmadığına inanın. Ve aslında, fark edeceksiniz ki siz de benzer durumlarda olan başkalarına ilham vermektesiniz.

Konfor bölgenizden çıkıp yeni bir şey başlatırken, aslında kendi sınırlamalarınızı genişletiyorsunuz ve güven bölgenizde olmayan bir şeyi başarıyla tamamladığınızda kendinize daha çok güveniyorsunuz. O yüzden rahat bölgenizden çıkmaktan ve denemekten korkmayın.

Hedef belirlemek

Kişisel olarak anlamlı hedeflere doğru ilerlemek, sağlıklı bir özgüven inşasında iskelet mahiyetindedir. Kendiniz için hangi hedefleri belirlemek istediğinizi düşünürken, temel değerlerinizi ve yaşam boyu hedeflerinizi göz önünde bulundurarak işe başlamak faydalı olabilir. Daha sonra bu hedeflere yönelik çalışmak için eyleme geçirilebilir adımlar bulabilirsiniz. Kişisel hedeflerinizi yazmak ise, kendinize bir yön vermek için harika bir yoldur.

İç konuşmalar

Başkalarından iyi geribildirim almak her zaman hoşumuza gider. Ancak, her zaman dışardan onay istemek kolaycılıktır. İçsel diyaloglarınızda da kendinize karşı merhamet, şefkat ve cesaretle konuşun. Sonuçta, hayatınızda sahip olduğunuz en önemli ilişki kendinizle olan olduğuna göre onu iyi bir hale getirmeye çalışın.

Yardım Etmek ve Yardım İstemek

Birçoğumuz reddedilme korkusu ya da yetersizlik olarak görüldüğü için mümkün olduğunca yardım istememeye çalışıyoruz. Case Western Reserve Üniversitesi Tıp Fakültesi başkanı Stephen Post, yakın tarihte yaptığı çalışmasında verme, fedakârlık ve mutluluk arasında derin bir bağlantı buldu (2008). Ailelerimizde, arkadaşlarımızda ve toplumlarımızda olumlu bir rol oynadığımızda, kendimiz hakkında haklı olarak iyi hissederiz. Yaşamlarımızda daha anlamlı bir amacı yerine getirdiğimizi düşünürüz.

Stanford'da örgütsel davranış profesörü olan Frank Flynn tarafından yapılan bir çalışmada, insanların diğerlerine yardım etme isteklerini hafife alma eğiliminde oldukları ortaya çıkmıştır (2008). Flynn’in araştırmasına göre insanların yardım talep etmeye teşvik edilmesi ve diğerlerinin yardım etmeye gönülsüz olduklarına hükmetmemeleri gerektiğini söylüyor (2008).

İnsanlar arasındaki iş birliği en güçlü sonuçları oluşturur. Hedeflerimize ulaştığımızda, çabalarımızın asla kendi başımıza elde edemeyeceğimiz şekilde geliştiğini görebiliriz.

Özgüven Gelişimi Bir Süreçtir

Sonuç olarak, sağlıklı bir özgüven duygusu, bir kez elde ettiğimiz ve yaşamımızın geri kalanı için sahip olduğumuz bir şey değildir. Eğer bir ebeveyn, öğretmen ya da çocuklarla sıklıkla etkileşim kuran birisiyseniz, çocuğun kendine olan güvenini, onları izinsiz korumak ve övmek yoluyla yaptırmaya çalışmayın.

Çocuğunuzu eylemlerinden öğrenmesi için teşvik ettiğiniz şeyi düşünün, başarısızlıklarından da güvenli bir şekilde öğrenmeleri için onlara yeterli fırsat sağlayın, cesaretlerini inşa etmek ve öz-yeterliliklerini açığa vurmaları için onlara yer açın. Şu an kendilerine ne kadar güvendikleri önemli değil, düşündüğünüzden daha yakın bir zamanda karmaşık ve zorlu bir dünyada başarılı bir şekilde yaşamak için derin bir öz saygı, esneklik ve problem çözme becerisine sahip olacaklar.

Özgüven inşa etmek, geliştirmek ve sürdürmek için çalışmayı gerektirir. Hepimiz güvenimizin sınandığı anlar yaşarız, ancak sağlıklı özgüvenin kaynaklarını ve neler yapmamız gerektiğini anladığımız zaman, her zaman kendi içimizde geliştirmeye çalışabiliriz.

KAYNAKLAR:

  1. Baskin, S. (2011). The gift of failure: Letting our children struggle is a difficult gift to give.  Erişim tarihi: 05.03.2018 www.psychologytoday.com
  2. Branden, N. (1969). The psychology of self-esteem. Los Angeles, CA: Nash Publishing.
  3. Druckman, D., & Bjork, R. A. (Eds.). (1994). Learning, remembering, believing: Enhancing human performance. National Academy Press: Washington, D.C., US
  4. Bandura, A. (1977). Self-efficacy: Toward a unifying theory of behavioral change. Psychological Review, 84, 191-215.
  5. Bénabou, R., ve Tirole, J. (2002). Self-confidence and personal motivation. Quarterly Journal of Economics, 117, 871-915.
  6. Lenney, E. (1977). Women’s self-confidence in achievement settings. Psychological Bulletin, 84, 1-13.
  7. Leary, M. R., Tambor, E. S., Terdal, S. K., & Downs, D. L. (1995). Self-esteem as an interpersonal monitor: The sociometer hypothesis. Journal of Personality and Social Psychology, 68, 518-530.
  8. Mann, M., Hosman, C. M. H., Schaalma, H. P., & de Vries, N. K. (2004). Self-esteem in a broad-spectrum approach for mental health promotion. Health Education Research, 19, 357-372.
  9. Atherton, S., Antley, A., Evans, N., Cernis, E., Lister, R., Dunn, G., Slater, M., & Freeman, D. (2016). Self-confidence and paranoia: An experimental study using an immersive virtual reality social situation. Behavioural and Cognitive Psychotherapy, 44, 56-64.
  10. Clark, N. M., & Gakuru, O. N. (2014). The effect on health and self-confidence of participation in collaborative learning activities. Health Education & Behavior, 41, 476-484.
  11. Gloppen, K. M., David-Ferdon, C., & Bates, J. (2010). Confidence as a predictor of sexual and reproductive health outcomes for youth. Journal of Adolescent Health, 46, S42-S58.
  12. Skenderis, V. M. (2015). Implementing a team approach to improve positive behavioral changes for 9th graders: An action research study. Capella University, ProQuest Information & Learning. (UMI numarası 3705434).
  13. Stankov, L. (2013). Noncognitive predictors of intelligence and academic achievement: An important role of confidence. Personality and Individual Differences, 55, 727-732.
  14. Stankov, L. & Lee, J. (2014). Quest for the best non-cognitive predictor of academic achievement. Educational Psychology, 34, 1-8.
  15. Baumeister, R. F., Campbell, J. D., Krueger, J. I., ve Vohs, K. D. (2003). Does high self-esteem cause better performance, interpersonal success, happiness, or healthier lifestyles? Psychological Science in the Public Interest, 4, 1-44.
  16. Brinkman, D. J., Tichelaar, J., van Agtmael, M. A., de Vries, T. P. G. M., & Richir, M. C. (2015). Self-reported confidence in prescribing skills correlates poorly with assessed competence in fourth-year medical students. Journal of Clinical Pharmacology, 55, 825-830.
  17. Dweck, Carol S. (1999). Caution-Praise Can be Dangerous. American Educator, 23, 4-9.
  18. Forsyth, D. R., Lawrence, N. K., Burnette, J. L., & Baumeister, R. R. (2007). Attempting to improve the academic performance of struggling college students by bolstering their self-esteem: An intervention that backfired. Journal of Social and Clinical Psychology, 26, 447-459.
  19. Kremer, W. (2013). Does confidence really breed success? BBC World Service. Erişim tarihi:05.03.2018 http://www.bbc.com/news/magazine-20756247
  20. Ackerman, C. Ugelow, L. (2016). Building Self-Confidence: The How, When and Why’s. Erişim tarihi: 05.03.2018 https://positivepsychologyprogram.com/self-confidence/#9-lessons-practicing-self-confidence
  21. Oney, E., & Oksuzoglu-Guven, G. (2015). Confidence: A critical review of the literature and an alternative perspective for general and specific self-confidence. Psychological Reports, 116, 149-163.
  22. Flynn, F. Lake, W. (2008). If you need help, just ask: Underestimating compliance with direct requests for help. Journal of Personality and Social Psychology, 95, 128-143

Rabia MAVİŞ


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.