Sürekli Artan İştah, Dinmeyen Yeme Arzusu: Hiperfaji Nedir

hiperfaji nedir, hiperfaji nedenleri nelerdir, hiperfaji belirtileri , hiperfaji tedavisi

Sürekli Artan İştah, Dinmeyen Yeme Arzusu: Hiperfaji Nedir
25 Aralık 2016 Pazar 17:57

Hiperfaji Nedir?

Hiperfaji, çeşitli faktörlerin etkisiyle nöbetler halinde görülen kişinin aşırı iştahlı olması, ortalamanın çok üstünde tıkınırcasına yemek yemesi, yemek yeme anında yediği yemeğin ne kadar olduğunun farkında olmaması ve yemek yemeyi bırakamaması özelliklerine sahip olan bir yeme bozukluğudur (Aydın, 2012).

Bu hastalığa sahip kişiler aç olmamalarına rağmen çok fazla yiyeceği hızla ve iştahla yiyebilirler. Hiperfajide blumia nevrozda olduğu gibi aşırı yemeden sonra pişmanlık olsa da yediklerini çıkarma isteği (kusma, müshil vb.)  görülmeyebilir. Bu durum obezitenin oluşumunda bir etmen olarak ortaya çıkmaktadır.

Hiperfajiye neden olan birçok etmen vardır. Biyolojik etkenler en çok etkili olanlardır.

Hastalığın Oluşum Nedenleri Nelerdir?

Tüm yeme bozukluklarında olduğu gibi hiperfaji de biyo-genetik, sosyo-kültürel, ailesel durumlar, psikolojik etmenler gibi birçok etmene bağlı gelişebilmektedir.

- Biyolojik etmenler: Bu etmenlerde öne çıkan unsurlar genetik unsurlar ve nöro-kimyasal unsurlardır. Hipotalamik fonksiyonlarda oluşan bozulmalar yeme problemlerini doğurabilmektedir.

- Psikolojik etmenler: Psikolojik etmenlerde kişinin kendisinde var olan ve çözüme ulaştıramamış olduğu psişik sorunların dışa vurumu olarak aşırı yeme veya yememe gibi davranışların gözlemlenebildiği bulunmaktadır (Ergüney, 2012).

- Sosyo-kültürel etmenler: Özellikle dünya çapında popüler hale gelmiş olan fast food kültürünün dünyaya dayatılmasıyla beslenme bozuklukları boy göstermeye başlamaktadır ve yeme bozukluklarına yol açmaktadır.

- Travmatik etmenler: Travmalar sonucu hasar gören beyinde iştah fonksiyonlarından sorumlu bölgelerin bozulması iştah dengesizliklerine sebep olmaktadır (Ergüney, 2012).

Hiperfajide Bazı Bilimsel Bulgular

Yapılan araştırmalarda hiperfajinin kişilik bozukluğu olan depresif, obsesif kompülsif takıntıları olan kişilerde daha yoğun rastlandığı bulunmuştur (Hacıarif, 2015).

Hastalığın kadınlarda görülme olasılığı erkeklere göre daha fazla olduğu çeşitli araştırmalarla bulunmuştur (Aydın, 2012).

Yapılan araştırmalar sonucu aşırı yeme problemine sahip olan bireylerin anksiyete ile baş etme becerilerinin düşük olduğu bulunmuştur. Bu durum bireylerin alkol sigara gibi kendine zarar verici birçok eyleme yönelmelerine sebep olmaktadır (Aydın, 2012).

Hiperfaji bulunan obez bireylerin %9’unda “çekingen kişilik bozukluğu” olduğu bulunmuştur. Bu probleme sahip olan bireyler düşük benlik saygısına sahiptirler (Yanovski ve ark, 1993).

Tedavi Yöntemleri

İlaçla Tedavi:

* İlaçla tedavi yönteminde temel olarak psikofarmokolojik bir yaklaşım ele alınmaktadır. Bu yönde beyinde iştah düzenleyici hormon takviyeleri yapılarak aşırı iştah ve yeme arzusunun önüne geçilmeye çalışılmaktadır.

* Selektif serotonin ve nöropinefrin yeniden alım inhibitörleri, obezite karşıtı ilaçlar ve antikonvülzanların etkili olduğu araştırma verilerince bulunmuştur (Pull, 2004).

* İlaç tedavisinde kullanılan bir diğer ilaç da antidepresanlardır. Antidepresanların tam olarak beynin hangi bölgesine etki ederek iyileştirici etki yaptığı bilinmemektedir.

* Antidepresanların aşırı yeme nöbetlerini ve psikiyatrik belirtileri azalttığı görülmekle beraber, hastalığın oluşturduğu olumsuz duygu durumuna iyileştirici etki yapamadığı bilinmektedir (Aydın, 2012).

Psikolojik Tedavi:

- Psikolojik tedavide en etkili olan yöntem bilişsel-davranışçı terapi yöntemleridir. Bilişsel ve davranışçı terapilerin hastalara uygulanması sonucu hastaların yeme davranışı bozukluklarında ve bu yönde gelişmiş psikopatolojilerde iyileştirici etki yaptığı ve bu terapi yöntemlerinin bu konuda en etkili terapi yöntemleri olduğu araştırmalarla ortaya koyulmuştur (Aydın, 2012).

- Bilişsel-davranışçı terapinin kilo verme programlarıyla uygulandığında aşırı yeme bozukluğunun %68 gibi ciddi bir oranda azaldığı görülürken, %40’lık oranda aşırı yeme davranışının tamamen kaybolduğu bulunmuştur (Aydın, 2012).

- Kişiler arası ilişkiler terapisinin de hiperfajide etkili olduğu çeşitli araştırmalarla bulunmuştur.

- Kişiler arası ilişkiler terapilerinde kişinin, çekingenlikten kurtularak sosyal etkileşim içerisine girmesi desteklenir. Bu yardımla birlikte dolaylı olarak kişinin aşırı yeme problemini çözme konusunda ciddi mesafe kat ettiği bulunmuştur (Ergüney, 2012)

Kaynakça:

Ergüney, E.(2012). Yeme bozukluğu hastalarında tedavi motivasyonu, beden imgesi ve depresyonun değerlendirilmesi.(Yüksek Lisans Tezi). İstanbul Üniversitesi, İstanbul.

Hacıarif, A.(2015). Yetişkin bireylerin beslenme durumlarının incelenmesi ve tıkınırcasına yeme bozukluğunun belirlenmesi.(Yüksek Lisans Tezi).Okan Üniversitesi, İstanbul.

Aydın, G.(2012). Obez kadınlarda tıkınırcasına yeme bozukluğunun psikobiyolojik modele göre incelenmesi.(Yüksek Lisans Tezi).İstanbul Arel Üniversitesi, İstanbul.

Yanovski, S.Z., Nelson, J.E, Dubbert B.K, Spitzer R.L. (1993). Association of binge eating disorder and psychiatric comorbidity in obese subjects. The American Journal of Psychiatry, 150, 1472- 1479.

Pull, C.B. (2004). Binge Eating Disorder. Current Opinions in Psychiatry, 17(1), 43-48.

Barış KIRBAŞ

Giresun Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü/3.sınıf


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.