Sinir Sistemi, Bölümleri ve Görevleri

sinir sistemi, nöron

Sinir Sistemi, Bölümleri ve Görevleri
12 Ekim 2015 Pazartesi 14:52

Sinir sistemi, canlıların yaşamında gerekli olan bilgileri, sinyalleri, aktiviteleri algılayan ve bu algıladıklarını vücut içerisinde ilgili bölgelere ileten , organların ve kasların çalışmasını sağlayan bir yapıdır. İnsan sinir sistemi, bedenin her yerine yayılmış olan ve her birimi birbiriyle ilişki halinde bulunan bir elektriksel ve kimyasal iletişim ağıdır (Cüceloğlu, 2012). Sinir sistemi, bedenin diğer organları gibi hücrelerden oluşmuştur. Sinir sisteminin bir parçası olan insan beyninde 13 milyar kadar sinir hücresi vardır. İnsan beyninin ortalama ağırlığı ise ancak 1.5 kilo civarındadır (Cüceloğlu, 2012).

Sinir sistemi iki tür hücreden oluşur: Nöron ve glia.

Nöron, insanların iç dünyası ve dış dünyası arasında iletişim sağlayan bir sinir hücresidir. İnsan vücudunda bulunan diğer hücrelerle arasındaki temel fark vücutta bilgi aktarımını sağlamasıdır. Her bir sinir hücresi farklı görevler üstlenir. Nöron adı verilen bir tür sinir hücresi, organizmanın her türlü işleminin temelinde yatar. Bu işlem dışarıdan gelen uyarıcıların algılanarak onlara verilen tepkilerin altında bulunduğu gibi, kalbin ve midenin çalışması gibi iç organlarla da ilgili olabilir.

Glia (gliall) hücre adı verilen diğer bir tür sinir hücresinin işlevleri tam anlamıyla açıklığa kavuşmamıştır. Şimdilik bildiğimiz, bu hücrelerin nöronların çalışmasını destekleyici ve onları besleyici bir işlev olduğu yönündedir. Son yapılan araştırmalar, glia hücrelerinin insan belleğinde önemli rol oynadığını gösteriyor fakat verilerin başka araştırmalarla desteklenmesi gerekiyor (Cüceloğlu, 2012). Sinir sistemindeki hücrelerin tümüyle doğarız.

Başka bir deyişle, bir nöron öldüğü zaman yerine yenisi gelmez. Beynin ağırlık kazanması, yeni nöron eklenmesinden değil, nöronların ve glia hücrelerinin büyümesinden ve aralarında bağlantılar kurulmasından ileri gelir. Temel işlevi duyusal alıcılar (reseptör), diğer nöronlar ve kaslarla iletişim kurmak olduğundan, nöronun yapısı bedendeki diğer hücrelerin yapısından farklıdır. Bununla beraber nöronlar kendi aralarında gördükleri işleve göre farklı yapılara sahiptirler (Cüceloğlu, 2012).

Bir sinir hücresi olan nöronun yapısı hücre gövdesi, dentrit ve aksonlardan oluşmaktadır. Hücre gövdesi ; sitoplazma(hücre sıvısı), hücre çekirdeği ve hücre zarından oluşmaktadır. 

Sitoplazma, içinde hücrenin devamını sağlayacak besinler bulundurur.

Hücre zarı ise hücreyi çevreler, sarar, onu korur.

Hücre çekirdeği, hücrede bulunan genleri ve kromozomları barındırır, şeklini belirler. Sinir hücrelerinin diğer bir yapısı olan dentrit, uyarıları alıp toplayan yapı olarak görev alır. Üçüncü yapısı akson, iki sinir hücresini birbirine bağlayan yapıdır. İnsan sinir sisteminde 13 milyar kadar nöron olduğundan yine oldukça fazla sayıda akson vardır. Bu aksonlar hücreler arası iletişimi sağlar ve oluşan elektrik akımına aksiyon potansiyeli adı verilmektedir. Aksiyon potansiyelini oluşturan temel etken hücre zarındaki iyon hareketidir.

Sinir sistemini oluşturan diğer yapılar ise miyelin kılıfı, uç yumrusu, ve sinapslardır.

Miyelin kılıfı, aksonu sarıp yalıtan yağlı bir maddeden oluşan tüp benzeri parçacıklara benzer. Miyelin kılıfı bitişik aksonların ürettiği elektrik sinyallerinin karışmasını engeller. S

on yumru veya diğer adıyla uç yumrusu, akson dallarının en ucunda bulunan minik baloncuklara benzer. Her bir uç yumrusu nöroiletici denilen ve komşu hücreler ile iletişimi sağlayan kimyasalları depolayan minyatür birer kaptır.

Sinaps; uç yumrusu ve komşu organ (kalp), kas (kafa) veya hücre gövdesi arasında bulunan, sonsuz küçüklükte (metrenin 20-30 milyarda biri) bir boşluktur (Plotnik,2009). Sinir sistemi bir bütün olarak çalışır. Ancak bu bütünü kısımlara ayırmak ve her kısmı ayrı ayrı incelemek, sinir sistemini anlamamız bakımından daha uygun olur. Sinir sistemini çevresel ve merkezi sinir sistemi olmak üzere iki temel kısma ayırmak olanağı vardır (Cüceloğlu, 2012).

İlk olarak çevresel sinir sistemini ele alalım. Çevresel sinir sistemi , adından da anlaşılabileceği gibi, çevreden aldığı iletileri, mesajları, insan vücüduna aktaran; insanın dış dünyadan algıladıklarını merkezi sinir sistemine (beyne) ve iç organlara ileten bir yapıdır. Getirici ve götürücü nöronlar aracılığıyla bu işlemi gerçekleştirir. Çevresel sinir sistemi duyu organlarını, kasları, iç salgı bezlerini ve iç organları omurilik ve beyinle ilişki haline sokan nöronlardan oluşur.

Bu nöronlar merkezi sinir sistemine bilgi getirirler ve burada verilen kararları uygulamak üzere kaslara ''sinirsel emirler'' götürürler. Çevresel sinir sistemi sayesinde dış dünyada olup bitenleri duyu organlarına bağlı nöronlar aracılığıyla beyne aktarma olanağı doğar. Beyin sinirsel verileri değerlendirdikten sonra yine çevresel sinir sistemine bağlı nöronlar aracılığıyla kaslara emirler vererek dış dünyayı etkilememize olanak sağlar.

Çevresel sinir sistemini oluşturan nöronlar yalnız dış dünyadan değil vücudun içindeki iç dünyadan da bilgi verir ve beyin aynı dış dünyayı etkilediği gibi emirler göndererek iç organların çalışmalarını da düzenler. Çevresel sinir sisteminin dış dünyayla ilgili kısmına bedensel (somatik) bölüm, iç organlarla ilgili kısmına otonom bölüm adı verilir (Cüceloğlu, 2012).

Somatik sinir sistemi; duyusal reseptörlere veya uzuvlarınızdaki, sırtınızdaki, boynunuzdaki,ve göğsünüzdeki kaslar gibi istemli olarak hareket ettirebildiğiniz kaslara bağlanan bir sinir ağından oluşur.

Otonom sinir sistemi; kalp atışını nefes alıp vermeyi kan basıncını, hazmı, hormon salgılanmasını ve diğer fonksiyonları düzenler.Otonom sinir sistemi genellikle bilinçli bir efor olmadan çalışır, yani tepkilerinden sadece birkaç tanesi; örneğin nefes alıp vermek istemli kontrol edilebilir. Otonom sinir sisteminin de iki tane alt bölümü vardır: Sempatik bölüm ve parasempatik bölüm.

Sempatik bölüm, tehdit edici fiziksel veya psikolojik uyarıcılar tarafından harekete geçirilir ve fizyolojik uyarım sağlayarak vücudu harekete hazırlar.

Parasempatik bölüm, bedeni daha sakin ve dingin bir hale getirir, aynı zamanda da hazmı idare eder (Plotnik,2009). Sempatik ve parasempatik sinir sistemi bölümünün görevlerini karşılaştırarak inceleyelim:

SEMPATİK SİSTEM                                                       PARASEMPATİK SİSTEM

1) Kalbin atım frekansını arttırır.                                    1)  Kalp atım frekansını azaltır.

2) Kan basıncını arttırır.                                                 2) Kan basıncını azaltır.

3) Metabolizmayı hızlandırır.                                          3) Metabolizmayı yavaşlatır.

4) Oksijen tüketimini azaltır.                                           4) Oksijen tüketimini arttırır.                                      

5) Solunum frekansını arttırır.                                        5) Solunum frekansını azaltır.

6) EEG'de beta dalgaları dominanttır.                            6) EEG'de alfa dalgaları dominanttır.

7) Kanda laktik asit artar.                                                7) Kanda laktik asit azalır.

8) Derinin elektrik direnci düşer.                                     8) Derinin elektrik direnci yükselir.

Merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşur ve insan sinir sistemindeki nöronların çoğunluğuna sahiptir. Merkezi sinir sistemi, insan bedeninin davranış ve işlevlerinin tümünü koordine eder ve bir bütün halinde işlemesini sağlar.

Omurilik, kalın bir kabloyu andırır ve omurga kemiklerinin oluşturduğu kanal içinde yer alır. Omurilikte hem beyinden kaslara hem de duyusal alıcılardan omuriliğe ve beyine mesaj götüren sinirler vardır. Ayrıca gelen uyarıcının türüne ve hangi duyu organından geldiğine göre, omurilikteki nöron bağlantıları refleks türünden tepkilere imkan sağladıkları gibi beyinle sürekli bağlantı kurup bilinçli olarak davranışta bulunmamıza da olanak sağlarlar. Vücudun çevresinde olup bitenleri omurilikten geçen nöronlar beyne iletir (Cüceloğlu, 2012).

TUĞBA BAYRAM

İstanbul Kültür Üniversitesi - Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü/4. sınıf


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
UlaşSazdili - 3 hafta önce
çok iyi anlatılmış