Psikolojik Sorunlarımızın Bedensel Sorunlara Dönüşmesi: Histeri

histeri nedir, histeri belirtileri, freud ve histeri, histeri tedavisi, histeri belirtlileri nelerdir, psikanaliz ve histeri

Psikolojik Sorunlarımızın Bedensel Sorunlara Dönüşmesi: Histeri
31 Aralık 2016 Cumartesi 11:50

Histeri Nedir?

Histeri, davranış bozuklukları kitabına (DSM-IV) göre somatizasyon bozukluğu olarak bilinen, oluşum nedeni tıbbi bir olguya bağlanamayan davranışsal ve duyuşsal alanlarda bozukluklara neden olan psikolojik bir hastalıktır. Kişilerin yaşadığı travmatik olayların ardından oluşan ruhsal problemlerin bedenselleştirilmesiyle genelde felç, konuşma bozukluğu, körlük ve vücudun çeşitli bölgelerinde oluşan ağrılar şeklinde kendini gösterir. Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülen histeri 30 yaşın altındaki kişilerde oluşan bir rahatsızlıktır (Sevinçok, 1999).

Hastalık kişide duygu durum bozuklukları yaratır. Ani sinirlenme, içerisinde bulunulan durumlara aşırı tepkiler verme, kişilik değişimleri, ilgi odağı olma isteği ve bu yönde davranışlar sergilemek bu bozukluklardan bazılarıdır.

Histerinin Tarihi Gelişimi:

Histeri kelimesi Yunancada uterus (rahim) anlamına gelen hysteron sözcüğünden gelmektedir. İlk olarak Hipokrat’ın ortaya koyduğu histeri XIV. yüzyıla kadar kadınlara özgü olan uterusun bedende dolaşmasına bağlı oluşan bir hastalık olarak bilinmiş ve histeri hastası olan yüzlerce insan, ruhlarını şeytanlara sattığı düşünülerek yakılarak öldürülmüştür (Soysal ve Arkonaç, 1990) .

Histeri XIV. yüzyılda bir kadın hastalığı olarak biliniyordu ve cinsel azgınlık olarak bilinmekteydi. Bu yönde Hipokrat’ın orgazm etmeyi bir tedavi yöntemi olarak kullandığı bilinmektedir ve bunun için genital bölgeye tazyikli su sıkmayı yöntem olarak kullandığı ifade edilmektedir.

XIX. yüzyılda kliniğinde Freud’un da çalıştığı Dr. Charcot histerinin travmalarla ortaya çıkan psikolojik bir bozukluk olduğunu ortaya koymuş, telkin ve hipnoz teknikleriyle belirtileri ortaya çıkarmış ve yine bu teknikleri histeri tedavisinde kullanmıştır (Soysal ve Arkonaç, 1990).

Psikoanalitik Görüşe Göre Histeri:

Freud için histeri oldukça önemli bir hastalıktır. Ortaya koyduğu psikodinamik kuramının temelindeki hastalıklardan biridir. Freud, özellikle Dr. Charcot ile birlikte birçok histerili hastayla çalışmıştır.

Psikoanalitik görüş histeriyi, fallik dönemi olumsuz yaşantılarla geçen kişilerin bu döneme takılı kalması ve yaşamının ilerleyen zamanlarında maruz kaldığı travmalardan dolayı fallik döneme gerilemesi olarak açıklamaktadır. Psikoanalitik görüş kadınlarda cinsel gelişimin daha karmaşık süreçlerden oluşmasını hastalığın kadınlarda daha fazla görülmesinin sebebi olarak açıklamıştır (Soysal ve Arkonaç, 1990).

Freud histeri hastalarına özel bir ilgi duyduğu gibi hastalığın tedavisi ve temel oluşum kaynakları hakkında bilim çevrelerinde ses getiren çalışmalar yapmıştır. Paris’te bir konferansta hipnoz tekniğiyle histerili kişileri komutlarına uygun davranmalarını sağlayarak hipnoz halindeyken histeri davranışlarının nasıl geçtiğini bilim çevrelerine sunmuş ve tüm ilgileri bu hastalık üzerine toplamıştır.

Histeri Hastalığında Görülen Belirtiler:

Histeride en sık görülen belirtiler felç, havale geçirme, bilinç kaybı nöbetleri, yürümede zorluk ve yutmada zorluk yaşamadır. Bu hastaların anlık kaygı durumlarının ve sürekli kaygı durumlarının da yüksek olduğu araştırmalarla ortaya koyulmuştur (Bitlis ve ark, 1994). 

Histeride bulunan diğer belirtilerde hasta kişilerde bulunma yüzdeleriyle birlikte şöyledir; his kaybı %81, titreme %79, aşırı heyecan %75, sersemlik %75, kasılma ve havale nöbetleri %70, terleme % 60, yutma güçlüğü %85, çarpıntı %66, eklem ağrısı %66, sırt ağrısı %66, şişkinlik %62, nefes daralması %58, göğüs ağrısı %58, bulanık görme %58, bayılma %56, ağrılı adet %50 (Bitlis ve ark, 1994). 

Histerinin Tedavisi:                                

Histerinin kesin tedavisini sağlayan bir yöntem bulunmamaktadır fakat belirli ilkeler çerçevesinde bir tedavi planı oluşturularak iyileştirici ilerleme sağlanabilmektedir. Bu ilkeler şöyle sıralanabilir;

1. Hasta kişiyle işbirliği içerisinde kurulmuş güçlü bir terapötik bağa ihtiyaç vardır. Histeri hastalarına rahatsızlığının fiziksel bir nedeninin olmadığını ruhsal sorunlardan kaynaklandığının anlatılması gereklidir.

2. Hastalara histeri hakkında eğitim verilmeli, hastalığını anlaması sağlanmalıdır.

3. Hastalara güven verilmelidir, bunun için de hastanın yaşadığı ağrıların hekim tarafından anlaşılması ve hastaya bunun hissettirilmesi gereklidir.

4. Hastanın ailesiyle işbirliği kurulmalı ve histeri hastalarında genel olarak görülen birden fazla hekime gitme davranışının hastanın aleyhine gelişecek olumsuz bir durum olduğunun anlatılması gereklidir. Çok fazla farklı tıbbi araştırma hastanın durumunu daha karmaşık hale getirip duygu durumunu olumsuz yönde etkileyeceği bilinmektedir (Sevinçok, 1999).

Kaynakça:

Sevinçok, L. (1999). Somatizasyon bozukluğu. Psikiyatri Dünyası, 1,5-10.

Bitlis, V., Dilbaz, N., Doğan, S., Usseli, I. ve Erdoğan, S. (1994). Konversiyon bozukluğu tanısı alan hastalarda psikiyatrik belirtiler. Düşünen Adam, 7(2), 5-9.

Soysal, H ve Arkonaç, O. (1990). Histeri kavramı üzerine. Türkiye Klinikleri,10(1),30-34.

Barış KIRBAŞ

Giresun Üniversitesi - Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik/3. Sınıf


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.