Hormonlar, Hormon Türleri ve Endoktrin Sistem

hormon nedir hormon çeşitleri Endokrin sistem nedir hormonların işlevleri nelerdir hormonlar ile davranış bozuklukları

Hormonlar, Hormon Türleri  ve Endoktrin Sistem
15 Haziran 2018 Cuma 01:57

Hormonlar ve Vücuttaki İşlevleri

Hormonlar, endokrin sistem tarafından salgılanan ve vücuttaki pek çok işlevi düzenleyen maddelerdir. Doğrudan kana karışarak hücreler arasındaki iletişimi sağlayarak organların sağlıklı çalışmalarına yardımcı olur. Hormonlar vücudumuzun işlevlerini, büyümeyi, cinsel gelişimi, ruh sağlığını doğrudan ve dolaylı pek çok yol ile etkiler. Hormonlar konusuna giriş yapmadan önce bilinmesi gereken birkaç terim olduğundan söz edebiliriz. Bu terimler ise şöyledir:

Endokrin sistem; endokrin bez ayrıca hormonların salgılanmasına yarayan doku ve hücrelerden oluşur. Endokrinoloji bilim dalı tarafından incelenir.

Hedef hücre: Özel bir hormonun etkilediği, aktivite başlattığı organ, hücre ya da dokuya verilen isimdir. Her hormon farklı ya da birkaç dokuya etki eder. Bu dokuda hormonun etki etmesini sağlayan, bu hormona duyarlı reseptörler bulunmaktadır.

Reseptör: Kanda çok az miktarda bulunması dahi yeterli olan maddeler olmakla beraber özel hormon ile hedef organ, hücre ya da doku arasında bağ kuran, hormonun bahsedilen dokuyu etkileyip işlem başlatmasına yarayan moleküllerdir (Ömer, 2015).

Hormonlar organik yapıda maddelerdir. İlk olarak 1902 yılında Starling ve Bayliss tarafından kullanılan hormon terimi Latince uyarmak anlamına gelir. Çünkü hormonlar hedefinde olan organı ya da dokuyu uyararak harekete geçirir ve bir işlemin başlamasını sağlar (Ası, 1999).

Hormonlar kimyasal özelliklerine göre üç grupta incelenir;

  1. Steroid Hormonlar
  2. Amino- asit Hormonlar
  3. Peptid Hormonlar

Steroid hormonlar:

Yağda çözünebilen hormonlar olup pek çok dokuyu etkileyebilirler. Hücrenin sitoplazma yapısında bulunurlar. Bu hormonlara örnek olarak testosteron, progesteron, adrenalin, östrojen gibi hormonlar örnek verilebilir.

Amino- asit hormonlar:

Tiroksin hormonu bu hormonlara örnek olarak verilebilir. Steroid hormonlar gibi yağda çözünürler. Bu hormonlara duyarlı reseptörler ise hücrenin çekirdeğinde bulunmaktadır.

Peptid hormonlar:

Kalsitonin, glukagon, insülin ve hipofiz hormonları bu hormon grubuna örnek olarak verilebilir. Suda çözünen peptid hormonların alıcı reseptörleri ise hücrenin zarında bulunmaktadır. Hipofiz bezi tarafından salgılanmaktadır.

Endokrin sistem, Paratiroit, böbrek üstü bezleri, pankreas, eşey bezleri ve hipofiz bezi gibi iç salgı bezlerinden oluşmaktadır. Bu sistem içinde salgılanan hormon etki ettiği dokuya kan yoluyla ulaşır ve burada birtakım etkinliklerin başlamasına ya da bitmesine neden olur.

Endokrin sistemi oluşturan iç salgı bezlerinin görevleri ve salgıladıkları hormonlar nelerdir?

Endokrin sistem toplam sekiz iç salgı bezinden oluşmaktadır. Bunlar,

  1. Böbrek üstü bezleri
  2. Tiroit bezi
  3. Paratiroit bezi
  4. Eşey bezleri
  5. Epifiz bezi
  6. Pankreas bezi
  7. Timus bezi
  8. Hipofiz bezi olarak listelenebilir.

1. Böbrek Üstü Bezleri

Adrenal bezler diye de adlandırılan böbrek üstü bezleri adından da anlaşıldığı gibi böbreklerin üzerinde bulunur fakat böbrekler ile bağı yoktur. Korteks (kabuk) ve medulla (öz) denilen iki parçadan oluşurlar.

Böbrek üstü bezlerinden salgılanan hormonlar noradrenalin ve adrenalindir. Bu iki hormon merkezi (otonom) sinir sisteminden gelen uyarılar sonucunda salgılanır. Tehlike ya da temel içgüdüler ile ilişkilidir. Acil durumlarda salgılanan epinefrin (adrenalin) vücudun hazır olması için gereken fiziksel aktiviteleri düzenler. Kalp ritmi hızlanır, göz bebekleri açılır, burun delikleri genişler, bacak ve kollara kan akışı hızlanır yani klasik savaş ya da kaç tepkisinin temelleri atılır. Bunların yanında kılcal damarlar da küçülür ve hassaslaşır. Bu durum da noradrenalin hormonu sayesinde gerçekleşmektedir.

2. Tiroid Bezi

Tiroit bezi, insan vücudunun boyun kısmında gırtlağın altında sağ ve sol altında bulunan bezdir. Kalsitonin ve tiroksin hormonlarının salgılanmasına yardımcı olut. Tiroksin hormonu vücut gelişimi için son derece önemlidir. İyotlu bir yapıda bulunan tiroksin hormonu az salgılanırsa gırtlakta şişme meydana gelir. Çocuklarda tiroksin eksikliği zekâ geriliğine yol açabilmekle beraber vücuttaki oksijen kullanımını da tiroksin düzenlediği için kullanım konusunda sorunlar yaşanması tüm iç organlar ve beyinde ciddi sorunlara yol açabilir.

Aynı zamanda tiroksin eksikliği cüceliğe neden olacağından yine iç organlara zarar verebilir ve yaşanacak olası stigma (toplumdan kötü muameleye maruz kalma) bireyin psikolojik sağlıklılığını etkileyebilir.

3. Paratiroid Bezi

Tiroid bezinin üst kısmında bulunan dört adet küçük bezden oluşur. Parathormon adında bir hormon salgılanmasına yardımcı olur. Kalsitonin ve parathormon vücuttaki fosfat ve kalsiyum üretim ve dağıtımdan sorumludur. Kalsiyumun kana karışması, kemiklere geçmesi, böbrek ve bağırsaklar tarafından emilmesi bu iç salgı bezinin salgıladığı hormonların başlıca görevleridir. Kemik oluşumu dışında ince ve kaba motor kasların kasılmasından da bu iki hormon sorumludur. Ayrıca sinir hücrelerinin sinyalleri taşıması da parathormon ve kalsitonin hormonunun görevleri arasındadır.

4. Eşey Bezleri

Eşey bezleri ergenlik dönemine girildiğinde aktif hale gelirler. Bu aktivasyon hipofiz bezinin sayesinde gerçekleşir. Kadın eşey bezine yumurtalık erkek eşey bezine testis adı verilir. Yumurtalıklardan östrojen ve progesteron salgılanırken testislerden testosteron salgılanmaktadır. Bu hormonlar biyolojik cinsiyet özelliklerinin ortaya çıkmasına neden olur. Örneğin sakal, ses kalınlaşması, kalça oyumunun oluşması şeklinde ikincil cinsiyet özelliklerini meydana getirir.

5. Epifiz Bezi

Beynin ortasında bulunur ve çok ufak bir yapıdır. Yalnızca melatonin salgılamak için kullanılır. Buna karşın görevi aslında fiziksel sağlık ve ruh sağlığı açısından çok önemlidir. Çünkü bu bezin görevi eşey bezlerinin erken yaşta çalışmasını engellemektir. Bu engellemenin gerçekleşmemesi bireyin ruh ve beden sağlığını geri dönülemez biçimde olumsuz etkilemektedir.

6. Pankreas Bezi

Midenin arkasında bulunan pankreas kandaki şeker dolaşımını sağlayan hormonların salınımından sorumludur. Bilindiği gibi bu hormonlar glukagon ve insülindir. Aynı zamanda tehlike anında da böbrek üstü bezlerinin görevine ek olarak kana fazladan şeker karışımını sağlar bu sayede de savaş ya da kaç tepkisi için gerekli enerjinin aktarılmasına yardım etmiş olur (?, 2018)

7. Timus Bezi

15- 18 yaşlarında kaybolan bu bez soluk borusunun ön kısmında kalbinse üstünde bulunur. Antikorların üretiminden ve büyümenin düzgün işlemesinden sorumludur. Büyüme dönemi biterken ise kaybolmaktadır.

8. Hipofiz Bezi

Hipofiz bezi orta beyinde korunaklı bir biçimde bulunan hipotalamusa bağlıdır. Buradan salgılanan hormonlar tüm endokrin sistemin salgılama işlemlerini kontrol eder. Ön, arka ve ara olmak üzere üç lobdan oluşan hipofiz bezi hipotalamustan aldığı hormonlar ile fonksiyonları denetlemektedir (Barnes, 2014).

Endokrin sistemin bölümleri bu şekilde sıralanmaktadır. Hormonal denge ise her zaman düzgün işlemeyebilir.

Peki, hormonların dengesindeki bu bozukluklar nelere neden olmaktadır?

Hormonların vücut fonksiyonlarının sağlıklı işlemesindeki önemini belirtmiştim. Cinsellik, açlık, susuzluk, nefes alma gibi tüm yaşamsal faaliyetler hormonlar tarafından denetlenmektedir. Eğer olması gereken dengeye sahiplerse vücudun gelişmesini sağlarlar fakat bu dengenin bozulması halinde ciddi fiziksel ve ruhsal fonksiyon bozukluklarına yol açabilmektedir. Hormonal bozukluklar herhangi bir yaş diliminde ya da doğuştan olabileceği gibi tedavi edilmesi gereken bir sorundur. Hipotalamus travmatik beyin hasarı veya genetik faktörler nedeniyle hasar görürse, genel hormonal sağlık sorunu yaşanır (?, 2018). Erken teşhis her zaman olduğu gibi sorunların başka fonksiyonları da kalıcı biçimde bozmaması adına önem taşımaktadır.

Hormonal dengesizlik pek çeşitli fiziksel hastalığa yol açabildiği gibi ruh sağlığını da bozabilir. Ruh sağlığı bireyin kendisi ve çevresiyle uyum içinde olması, anlamlı ilişkiler kurabilmesi, ihtiyaçlarını sağlıklı biçimde karşılaması, öz değer ve özgüvene sahip bağımsız bir birey olurken çevresi ile bağını kopartmaması ve üretken olması şeklinde tanımlanabilir.

Psikolojik bozukluk ise bireyin davranış, duygulanım ve düşüncelerinde anormal sapmaların olmasıdır.

Sağlıklı bir birey olmanın ilk koşulu ile sağlıklı bir beyne sahip olmaktır. Burada bahsedilen beynin anatomik yapısında bir bozukluk olmaması yani boyutta bir anormallik ya da loblarda herhangi bir işlev eksikliğini olmamasıdır. Ayrıca vücudun biyo- elektriksel ve biyo- kimyasal işlevlerinde bozukluk olmaması gerekir. Yani hücre içi iletişimde ve hücresel arası iletişimde sorun olmamalıdır. Hücre içi iletişim nöron içindeki elektrik akımı ile sağlanır iken hücreler arası iletişim hormonlar ile sağlanmaktadır. Burada bozukluğun olması ise düşünce, duygu ve davranışlarda çeşitli aksamaların olmasına neden olur (Yüksel- Şahin, 2015).

Psikiyatrik bozukluklarda hormonların etkileri

Ruhsal bozukluklar incelendiğinde hormonların azlık ya da çokluğundan ortaya çıkan pek çok bozukluk olduğu gözlemlenebilir. Aşağıda bunları açıklamaya çalışacağım:

DSM- V’e göre ruhsal bozuklukların şöyle sıralanabilir:

  1. Nevrotik bozukluklar
  2. Psikotik bozukluklar
  3. Kişilik bozuklukları
  4. Duygu durum bozuklukları
  5. Organik kökenli bozukluklar
  6. Ruhsal kökenli fizyolojik bozukluklar
  7. Psikoaktif madde kullanımına bağlı bozukluklar
  8. Cinsellik ile ilgili işlev ve sapma bozuklukları

Bu hastalıkların pek çoğu öğrenme ile ortaya çakabileceği gibi hormonlardaki dengesizlikten de kaynaklanabilir. Örneğin yaygın kaygı bozukluğu (anksiyete) serotonin hormonunun az salgılanmasından kaynaklanmaktadır. Depresyon ise aynı biçimde az serotonin salgılanmasından ve tirotropin salgılanmasından kaynaklanabilmektedir.

Dopaminin çok salgılanması sonucunda mani ortaya çıkabilmektedir hatta bu hormonun fazla salgılanması şizofreninin kimi alt tiplerinin ortaya çıkmasına da neden olabilir.

Ayrıca yapılan araştırmalara göre aşırı stres uyaranlarının da sağlıklı beyin kimyasını değiştirdiğine dair çalışmalar da yapılmaktadır. Yani ruh sağlığı ve hormon salgılanması birbirini karşılıklı olarak etkileyen bir süreçtir.

Öncelikle hormonların ölçülmesi ve bozukluk yok ise terapi verilmesi gerekmektedir. Eğer hormonlarda dengesizlik varsa bu durum ilaçla tedavi edilmektedir.

Hormonal bozuklukların tedavisinde kullanılan kimi ilaç tipleri vardır. Bu ilaçlara psikotrop ilaçlar denilmektedir. Amaç kimyasal dengeyi sağlamaktır. Psikotrop ilaçlara

  1. Anti- psikotikler
  2. Anti- depresanlar
  3. Anti- epileptikler
  4. Duygu durum dengeleyicileri
  5. Cinsel işlev bozukluğu ilaçları örnek olarak verilebilir.

Yazının sonunda bir toparlama yapmak gerekirse hormonlar endokrin sistemdeki tarafından salgılanarak vücuttaki cinsellik, açlık, susuzluk stres yönetimi, uyku, uyanıklık gibi tüm fonksiyonları kontrol eden maddelerdir. Kan yolu ile hedef dokulara ulaştırılırlar. Bu hedef dokularda da reseptörlerin algılaması ile işlemlere başlarlar. Hipotalamustaki hipofiz bezi tüm sistemin düzenlenmesinden sorumludur. Hormonal bozukluklar pek çok fizyolojik ve ruhsal bozukluğa neden olabilirken tedavi edilirse düzelme görülebilmektedir. Aşağıdaki kaynakça bölümünde belirttiğim kaynaklardan hormonlar, davranış bozuklukları, sinir sistemi ile detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Kaynakça:

1.Yüksel- Şahin, F. (2015). “Psikolojik danışmanlar için el kitabı”, Ankara: Nobel.

2.Barnes, J. (2014). “Temel biyolojik psikoloji”, Ankara: Nobel.

3.Ömer, B. (2015). “Hormonlar”, Tıbbi Biyokimya ABD.

4.Ası, T. (1999). “Tablolarla Biyokimya”, Ankara Üniversitesi, Veterinerlik fakültesi: Ankara.

Elif İrem Erdemir


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.