Çocuklar Neden İnatlaşır ve İnatlaşan Çocuklara Nasıl Davranılmalıdır?


Hatice Özkul

Hatice Özkul

Okunma 26 Ekim 2017, 12:18

Hayatta hepimizin çocuklarla şu birkaç olay başına geliyordur:

Çocuk “Anne bunu alabilir miyim?”, cevap “Hayır”. Çocuk ağlar, sızlanır ve öfkelenir sonunda anne “Alabilirsin.” der. Bir başka olay, anne çocuğa “Odanı topla.” der ve çocuk inatla odasını toplamaz. Veya çocuk “Anne dışarı çıkabilir miyim?” der ve anne “Bugün olmaz veya hayır.” der. Bu tip konuşmalar ve inatlaşmalar birçok ailenin başına gelmiştir. Peki bu durumlar neden kaynaklanıyor ve nasıl çözülmeli? Öncelikle inatlaşmanın tanımından başlayabiliriz. İnatlaşma kelime anlamı olarak karşılıklı inat etme, dayatışma anlamlarına geliyor. Yani inatlaşma genellikle karşılıklı oluyor, anne/baba ya da çocuk arasında gerçekleşen bir eylem. Aslında çocukların inatlaşmasını biz büyüklerde pekiştiriyor olabiliriz. O inat ettikçe aksi yönde bizimde inat etmemiz gibi. Peki ne yapabiliriz derseniz onlarla inatlaşmak yerine makul olanı doğru ve düzgün, açık ve anlaşılır bir şekilde çocuklara anlatmalıyız derim. Bunu da sakin, açık, yumuşak, güvenilir ve anlayışlı bir ses tonu ve ifadelerle yapmalıyız. Konuyu biraz daha açıklamak adına “İnatlaşma her çocukta görülür mü?” ve “Nedeni nedir?” ile açıklamaya başlayabilirim.

İnatlaşma her çocukta görülür mü? Evet, inatlaşma genellikle her çocukta görülen genel bir davranıştır ve bu davranış çocukların en çok inatlaşmaya başladıkları bebeklikten çıkıp erken çocukluğa geçiş dönemi olan 2-4 yaş aralığında çok fazla görülür.

Çocukların inatlaşmasının nedeni nedir?  2-4 yaş döneminde çocuklar daha çok benmerkezcidir ve bu dönemdeki çocuklar inatlaşma davranışı ile ben olma, özgür ve özel olma duygularını pekiştirirler. Böylece bu dönemde çocuklar kendi bireyselliğini keşfetmeye başlarlar ve ebeveynleri üzerinde güç kurma isteği ve baskın olma çabası sergilerler. Ve çocuklar anne/babalarıyla kendi isteklerini kabul ettirmek için inatlaşmaya ve inatlaşma sonucunda öfkelenmeye, ağlamaya başlarlar. Anne/babaların inatlaşan çocuklarının isteklerini kabul edip yerine getirmesi bu inatlaşma davranışının sergilenmesini pekiştirir. Böylece inatlaşmayla elde edilebilecek güç öğrenilir ve baskın olma çabasıyla çocuklarda inatlaşma davranışının sürekli hale gelmesi kolaylaşır.

İnatlaşma davranışının önüne geçmek için öncelikle tutarlı davranışlar sergilemek önemlidir. Tutarsız davranışlar sergilemek çocuğu inatlaşmaya yöneltir. Önce isteği reddedip sonradan kabul etmek tutarsız bir davranıştır, bunun yerine istek kabul edilecekse reddetmeden kabul etmek gerekir. Örneğin hayır bunu alamazsın sözünden sonra inatlaşmaya başlayan çocuğa tamam alabilirsin denmemeli. İlk olarak söylenen sözün ardında durulmalıdır.

Ayrıca çocuklara sürekli “Hayır” sözcüğünü kullanmak yerine daha olumlu başka bir öneride bulunulmalıdır. Çünkü Hayır’ı kabul etmek istemeyen çocukta inatlaşma ve öfkelenme görülür. Kendi baskınlığını görebilmek için çocuk evet cevabını alana kadar inatlaşır. Bu yüzden “Hayır” cevabı yerine olumlu uygun bir öneride bulunulabilir. Örneğin hayır, dışarı çıkamazsın yerine odanda oyuncaklarınla oynamaya ne dersin gibi daha olumlu önerilerde bulunulmalıdır.

Ek olarak çocuklara emir kipi kullanılmamalıdır. Emir kipi çocuğun üzerinde baskı ve otorite kurma çabası olarak değerlendirilir. Ve çocuklar daha özgür olduklarını gösterebilmek adına emirleri yerine getirmek istemezler. Bu nedenle yap, et gibi emir kipi içeren kelimeler yerine yapar mısın, eder misin gibi rica anlamı içeren kelimeler kullanılmalıdır. Örneğin “Odanı topla.” yerine “Odanı toplar mısın.” gibi kelimeler kullanılmalıdır.

Hem davranışlarda tutarlı olmak hem de uygun yumuşak bir dil kullanmak çocuklarda inatlaşmayı önlemek için önemlidir. Ayrıca çocukların bir birey olduğu ve isteklerinin onların birey ve özel olma duygusunu besleyeceği unutulmamalıdır. Bu nedenle çocukların isteklerinin makul oranda yapılması ve sert bir dil kullanılmadan, eleştirilmeden uygun bir dille reddedilmesi veya daha olumlu bir öneride bulunulması önemlidir.

Ayrıca çocuklarla etkili bir iletişim kurmakta çocukların inatlaşma davranışının azalmasında etkili olacaktır. Çocuklarla etkili iletişim kurmak için en önce çocuğunuzu iyi bir şekilde dinlemeyi öğrenmelisiniz. Çocuğunuzu dinlemek için ona vakit ayırın ve ona odaklanarak dinleyin, dinliyormuş gibi yapmayın bunu kesinlikle hissedeceklerdir. Daha sonra çocuğunuzla konuşurken göz teması kurmaya özen gösterin. Göz teması kurmak çocuğunuzun kendisini önemli hissetmesini sağlayacaktır. Ayrıca konuşma sırasında onunla aynı mesafeden konuşmak, yukarıdan konuşmak gibi bir güç mesafesi koymayacaktır. Eşit mesafede olmak çocuğun kendini ifade etmesinde özgürlük ve güç sağlayacaktır. Konuşma sırasında çocuğunuzu anladığınızı belli etmek için evet, seni anlıyorum gibi onay işaretleri vermelisiniz.

Çocuğunuzla iyi bir iletişim için onların görüşlerini saygı ile dinleyin. Haksız olduğu bir konuda dahil dinlenme hakkını çocuğunuza verin. Kendisine güveninin oluşabilmesi için çocuğunuzun düşüncelerini rahatlıkla ifade edebilmesini sağlayın ve destekleyin. Böylece kendini daha özgür ifade edebilen ve kendine güvenen bir birey olması için desteklemiş olacaksınız.

Ayrıca çocuğunuzun kendi sorunlarını çözmesi için kendisinin çaba göstermesi gerektiğini unutmamalısınız. Sorunları için gösterdiği çabayı destekleyin ve zorlandığı anlarda çözümü vermek yerine kendi çözümünü bulması için yol gösterici olun. Böylece çözümü kendisinin de bulabileceğini görecektir ve yine özgüven oluşumu desteklenecektir.

Çocuğunuzla iyi bir iletişim için onun hatalarını göstermeden önce olumlu olan yönlerini ve davranışlarını vurgulayın. Ayrıca ona olan sevginizin de hiçbir şekilde azalmayacağını vurgulamalısınız. Daha sonra olumsuz, istenmeyen davranışlarından bahsedebilirsiniz. Olumsuz davranışının nedenlerini ve çözüm yolunu birlikte bulabilirsiniz.

Oluşturduğunuz kurallara ve kararlara sürekli bir biçimde uymaya devam etmelisiniz. Tutarlı, doğru bir davranış örüntüsü sergilemek için süreklilik önemlidir. Bu süreklilik çocuğunuzun da çelişkili davranışlar sergilemesini önleyecektir.

Ayrıca çocuğunuza yaşına ve gelişim dönemine uygun sorumluluklar verin ve her bir sorumluluk için çocuğunuza ara ara teşekkür etmeyi unutmayın.

Gün içerisindeki etkinliklerini çocuğunuzun yaşına uygun olarak planlayın. Ne kadar televizyon seyredeceğini, kaç saat uyuması gerektiğini, oyuncaklarını ne zaman toplaması gerektiğini planlayın. Bu tip sınırlamalar çocuğunuzun bir birey olduğunun farkında olmasını sağlayacaktır.

Ayrıca ebeveynler olarak her akşam rutin bir şekilde çocuğunuzla vakit geçirin ve onun eğlenebileceği aktiviteler planlayın. Çocuğunuzla birlikte vakit geçirmeniz onu mutlu eder, rahatlatır ve sizinle olan ilişkisini güçlendirir. Ek olarak çocuğunuzu sevdiğinizi sık sık dile getirin. Bu hem ilişkinizi güçlendirir hem de çocuğunuzun özgüvenli ve güçlü duruşunu destekler.

Ayrıca söz verdiğiniz her şeyi yerine getirmeye çalışın. Verdiğiniz sözlerde durmanız ilişkinizi güçlendirir. Aksi takdirde size karşı olan güvenini zedelersiniz.

Son olarak çocuğunuza karşı her zaman sabırlı olun. Karşınızdakinin bir çocuk olduğunu unutmayın ve ondan bir yetişkin gibi davranmasını beklemeyin. Hata yaptığında yine sabırlı ve öğretici olun, özgüvenini zedelemeden çocuğunuza karşı sabırlı ve sevgi dolu olduğunuzu gösterin.

Kısacası çocuğunuzla iyi iletişim kurarak, isteklerine ve seçimlerine saygı duyduğunuzu göstererek, bir birey olduğunun farkında olduğunuzu göstererek onunla inatlaşmayarak iyi bir iletişim kurabilirsiniz. Çocuğunuz inatçı bir tutum sergilemeye başladığında onunla inatlaşmadığınızda bu tutumu pekişmek yerine sönecektir. Unutmayın o sadece bir çocuk ve sizden öğrenerek kendi davranışlarını şekillendirmeye çalışıyor. İnatlaşmayın ki inatlaşmayı öğrenmesinler.

Kaynakça:

Dereboy, İ. F. (1997). Erişkinlikteki Durağanlığın Oyunlaştırılması: Godot’yu Beklerken. Psikiyatri Psikoloji Psikofarmoloji Dergisi 5 (Ek Sayı 2), 30- 34.

Erikson, E. H. (1984). İnsanın Sekiz Çağı (Çevirenler: T.B. Üstün vd.). Ankara: Birey ve Toplum Yayıncılık.

Özkanlı, A. (2015). Çocuklarla Doğru ve Etkili İletişim. İstanbul: C Planı Yayıncılık.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.