İkame Çocukların Psikolojisi: Salvador Dali Örneği

ikame çocuk nedir, ikame çocukların psikolojisi nasıldır, ikame çocuk psikolojisi, ikame çocuklara ebeveyni nasıl davranmalı, ikame çocuk psikolojik sorunları

İkame Çocukların Psikolojisi: Salvador Dali Örneği
17 Nisan 2017 Pazartesi 19:15

İkame; ailenin ölen çocuğunun yerini doldurmak için ikinci bir çocuk yapması ve ölen çocuğun ardından ikinci çocuğa ölen çocuğun anlamını yüklemesidir. Yeni çocuğa ölen çocuğun imgeleri yüklenir. İkame sadece anne-baba ve çocuk arasında gerçekleşmez. Ölen sevgilinin, akrabanın, dostun ardından onların imgelerini başkasına yükleyerek yetişkinler de yaşayabilir. Bu yazıda ikame çocuklar üzerinde duracağız.

İkinci çocuk gerçek hayatta ölen kardeşiyle bir etkileşimde bulunmamıştır. Anne veya baba çocuğu, ölmüş çocuğun yerine koyduğu için onun zihinsel imgeleri yeni çocuğun kişilik gelişimi üzerinde önemli rol oynar. Ölmüş kişinin zihnini taşıması, koruması ve canlı tutması için anne-baba ya da onun için önemli kişiler tarafından görevlendirilen çocuklara ‘ikame çocuk’ denir. İkame çocuklar bu görevlendirmeye farklı şekillerde tepki verebilirler. Bu durum önemli psikolojik sorunlar yaratabilirken öte yandan ikame çocuklar bu duruma yaratıcılıklarıyla da tepki verebilirler (Volkan, t.y.).

İkame çocuklara karşı aile onu yeni bir birey gibi tanımaktansa, bir anıt gibi hayatını kaybetmiş çocuğu yaşatan bir obje gibi bakarlar. Çocuklar özel oldukları düşüncesini farklı biçimde kazandıklarından narsisizm, gaddarlık ve etrafa zarar verme gibi davranışlar gösterirler. Anne-baba bu durumu sürekli hale getirirse önceki çocuk yeni doğan çocuk için rakip olur. Ebeveynler önceki çocuktan beklediklerini ikame çocuktan bekledikleri için çocuğa istemeyerek bu beklentileri yaptırabilirler. Bu zorlama sonunda ebeveynler hayal kırıklığına uğrarlar. İkame çocuk hayatı elinden alınmış ve hiç sevgi görmemiş gibi hissedebilir.

Peki İkame Çocuklar Nasıl Yaratıcılık Kazanıyor?

Freud’a göre dünyadaki bir uyaran sanatçının anısını canlandırır ve sanatçı da eser yaratma sürecine girer. Sanatçı düşlediğini, içindekileri dışa vurur ve onlara estetik bir yan kazandırır. Böylece insan içindekini sanata, estetiğe ve dış dünyaya yansıtır. Sanat eserinin yaratıcılık kazanması için kişide ikilik oluşturması gerekir. Eseri algılayan kişi ondan haz duyarken başka bir duygu da hissederek ikilik yaşamalıdır. Özellikle yas sürecinde insan bilinçdışı çatışmalara girer. Bilinçdışı ile ilgilenen bir sanatçı için bu çatışma yaratıcılığa dönüşebilir (Oruç, 2010).

Salvador Dali Örneği:

Ünlü sürrealist ressam Salvador Dali ikame bir çocuktur. Yedi yaşında ölen abisinin adını almış ve anısını yaşatmak üzere abisinin ölümünden dokuz ay sonra dünyaya gelmiştir. Salvador Dali abisine ikizi kadar benziyordu. Ailesi Dali’ye sürekli abisinin ölümünü anlatıyor, onu sık sık abisinin mezarına götürüyorlardı. Kimlik sorunu yaşamaya başlayan Salvador Dali kendisini ailesine kanıtlamak, kendinin de bir birey olduğunu onlara fark ettirmek için histeri krizleri geçiriyor ve tiyatral hareketlerde bulunuyordu. Annesi sevecen ve güler yüzlü, babası ise sert ve otoriter olan Dali’yi resim yapmaya iten kişi annesiydi. Annesi kanserden öldükten sonra resme daha da sıkı sıkıya bağlandı. Madrid San Fernando akademisine başlayan Dali, anarşist akıma katıldığı neticesiyle tutuklandı. İlk kişisel sergisini Barcelona’da açtı. Picasso ve Sigmund Freud ile tanıştı. İlk ses getiren çalışması avangard bir kısa film oldu. Salvador Dali’nin birçok eseri ses getirmiş ve eleştirmenlerce şaşkınlıkla karşılanmıştır. 

En bilinen eserlerinden biri olan ‘Belleğin Azmi’ resmini çizerken nereden esinlendiği sorulduğunda Dali ‘sıcak ağustos güneşi altında erimiş peynir’ cevabını verdi. Dali aynı zamanda bu eserini tamamladıktan sonra kırmızı şarap ile ıslattığı söylenir. Dali Sigmund Freud’un üzerinde çalıştığı ‘bilinçaltının dışavurumu’ ile ilgileniyor ve Freud’un yazılarını takip ediyordu. Freud Dali için ‘Gözleri büyüleyici bir dünyayı keşfediyor’ demiştir. Salvador Dali’nin hayatının belki de en ilginç anı karısı Gala ile ilk buluşmalarıdır. Dali bu buluşmaya hazırlanırken elbisesini meme uçlarını, kıllarını, esmer tenini ve göbek deliğini gösterecek şekilde kesti, boynuna inci bir kolye taktı, tıraş olurken yaralanmasından esinlenerek kanını üstüne sürdü ve buna balık kuyruğu, keçi gübresi ve yağ sürdü. Ancak buluşmaya böyle gitmekten son anda vazgeçti. Salvador Dali daha sonra Walt Disney ile birlikte ‘Destino’ adlı Oscar kazanan filmi yaptı. Dali daha sonra DNA’yı inceleyerek ona hayran kaldı ve eserlerinde bu sarmalı işlemeye başladı. Salvador Dali resme ve diğer her şeye olan ilgisini karısı öldükten sonra kaybetmiştir. Salvador Dali’nin bu ilginç ve yaratıcılıkla dolu hayatı onun ikame çocukluğuyla başlamış ve daha sonra yoğun bir şekilde devam etmiştir (Türker, 2005).

 Dali abisi için şunu söylemiştir:

‘’Doğar doğmaz tapınılan bir ölünün ayak izlerinden yürümeye başladım. Beni severlerken halen onu seviyorlardı aslında belki de benden çok onu. Babamın sevgisinin bu sınırları yaşamımın ilk gününden itibaren çok büyük bir yara oldu benim için.’’

Bu sözler ikame çocuk psikolojisini açıkça anlatmaktadır. Odasında abisinin resmi olması, her uyanıp her kalktığında onu görmesi de Dali’nin bu psikolojiyi ne kadar yoğun yaşadığını görebiliriz. Bu yoğunluk yaratıcılığına da değinmiş ve çarpıcı bir ressam olmuştur.

İkame çocuklarda yaşanılan bu yas ve acı durumu dış nesneleri algılamalarını farklılaştırdığı gibi bilinçdışının dışavurumu da oldukça yaratıcı olmaktadır.

Kaynakça:

Volkan, V.(t.y.). İkame çocukların psikolojisi ve atatürk’ün yaratıcılığının temelindeki güdülenme.17 Nisan 2017, http://www.academia.edu/download/39863038/turkce-ATATURK-Ikame_cocuk.doc

Oruç, C.(2010). Okul öncesi dönemde dini duygunun kökenleri ve gelişimi.Din bilimleri akademik araştırma dergisi, (3), 80-96.

Türker, H.(2005).İmgeden sanal gerçekliğe.17 Nisan 2017, http://s3.amazonaws.com/academia.edu.documents/31186543/imgeden_sanala.pdf?AWSAccessKeyId=AKIAIWOWYYGZ2Y53UL3A&Expires=1492442928&Signature=N8tezQKiVmvyCgov%2Fqz%2BEiVHwqU%3D&response-content-disposition=inline%3B%20filename%3DImgeden_Sanal_Gerceklige.pdf

Ayşe İrem DOĞRUL

Yıldız Teknik Üniversitesi - Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik/2. Sınıf


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Poyraz - 2 yıl önce
Çok güzel bir gönderiydi ağzınıza sağlık. Bu gönderilerinizin devamı bekliyorum.
Avatar
Şeyma - 2 yıl önce
Çok ilginç bir konu seçilmiş ve verilen örnekle adeta tamamlanmış. Zevkle okudum :)