Çocuklara Tuvalet Eğitimi Nasıl Verilmeli ?

Tuvalet eğitimi, çocuğun hayatında gerçekleşen önemli bir gelişimsel dönüm noktasıdır. Çocukların fiziksel yeteneklerini keşfedip güçlendirdiği, ilişki dinamiklerini anlayıp bu dinamiklere karşılık verdiği ve dış baskılarla yüzleştiği ve tepki gösterdiği bir dönemdir.

Çocuklara Tuvalet Eğitimi Nasıl Verilmeli ?
14 Ekim 2017 Cumartesi 23:39

Çocukların Gelişimsel Dönüm Noktası: Tuvalet Eğitimi

Tuvalet eğitimi nedir?

Tuvalet eğitimi, çocuğun hayatında gerçekleşen önemli bir gelişimsel dönüm noktasıdır. Çocukların fiziksel yeteneklerini keşfedip güçlendirdiği, ilişki dinamiklerini anlayıp bu dinamiklere karşılık verdiği ve dış baskılarla yüzleştiği ve tepki gösterdiği bir dönemdir. Tuvalet eğitiminin hem çocukların hem de anne babaların birlikte yaşadığı en zor gelişim evrelerinden biri olduğu söylenebilir; çünkü tuvalet eğitimi sırasında ebeveynin çocuğu kontrolü ile eşzamanlı olarak çocuğun da kontrolü ele geçirmeyi istiyor oluşu çatışma ve endişe ile sonuçlanabilir. Bu tarz güç mücadeleleri, ebeveyn-çocuk ilişkisinin olumsuz yönde etkilenmesine, enürezis (idrarını tutamama) ve enkoprez (dışkı tutamama) gibi fiziksel komplikasyonlara neden olabilir (1).

Tuvalet eğitimine başlamada doğru zaman nasıl belirlenir?

Tuvalet eğitimine başlanacak zamanın ve tuvalet alışkanlığı kazanmada geçen sürenin belirlenmesinde annenin eğitim seviyesi, ailenin içinde bulunduğu sosyokültürel yapı, ailenin gelir düzeyi, çocuğun yaşadığı ortam, tuvalet eğitimine başlama yaşı, eğitimde uygulanan yöntemler, tuvalet eğitimine başlanılan tuvaletin tipi, çocuğun cinsiyeti, içinde bulunduğu psikolojik durum gibi birçok etmen rol oynamaktadır (2).

Eğer ebeveynler, çocuğunun tuvalet eğitimine hazır olduğu zamana doğru bir şekilde karar verirlerse, tuvalet eğitiminde problemlerin yaşanmaması beklenir. Ebeveynler, çocuğun eğitime hazır olup olmadığı konusunda emin değilse, o zaman iki olasılık vardır. Eğer ebeveynler çocuğun eğitim için gerekli becerilerden fazlasına sahip olduğunu düşünüyorsa (veya çocuğun kültürel veya başka nedenlerle hazır olması için bekliyorsa) o zaman ebeveynin eğitim konusundaki daha önceki çabalarının daha erken tamamlanma ile bağlantılı olacağı da beklenir. Buna karşın, ebeveynler çocuk hazır olmadan önce eğitime başlarsa, daha uzun sürecek bir eğitimle ve oluşacak muhtemel tuvalet eğitimi sorunları ile karşılaşılabilir (3).

Amerikan Pediatri Akademisi (AAP), ebeveynlerin çocuğunu tuvalet eğitimine zorlamaktan kaçınmalarını şiddetle önerir ve bunun yerine yalnızca çocuğun gelişimsel olarak hazır olduğuna dair işaretler belirlendiğinde bu sürecin başlatılmasını önerir.1Bu işaretler çocuğun tuvalet eğitimine ne zaman hazırlanıp motive edileceğini belirler (1).

Çocuklarda tuvalet eğitimine başlama yaşının belirlenmesi ile ilgili çalışmalar uzun yıllardır devam etmektedir. Günümüzden yaklaşık 50 yıl önce Brazelton tarafından tuvalet eğitimine başlanacak zamanın ve tuvalet alışkanlığı kazanmada geçen sürenin belirlenmesi ile ilgili çalışmalar yapılmıştır (3).

Yapılan bu çalışmalar sonucunda sağlık personelinin ve ebeveynlerin çocuğun gelişimine göre tuvalet eğitim sürecinin anlaşılmasına ve başlatılmasına yardımcı olan çocuk odaklı yaklaşım geliştirilmiştir. Bu tuvalet eğitimi modeli, çocuk gelişiminde üç farklı ögeye dikkat çekmektedir:

  • Fizyolojik olgunlaşma (örneğin oturup yürümek, giyinmek ve soyunmak gibi);
  • Dışsal geribildirim (yani, talimatı anlar ve talimatı yanıtlar);
  • İçsel geribildirim (örneğin; benlik saygısı ve motivasyon, rehberleri taklit etme ve özdeşleştirme isteği, kendi kaderini tayin etme ve bağımsızlık isteği).

Dr Berry Brazelton, ebeveynlerin ve sağlık personelinin ilerlemeyi öngörebileceği ve sonraki adımları planlayabileceği gelişim aşamalarını da tanımlamıştır. Daha spesifik olarak, 18 ayda çocuklar hazır olma işaretleri gösterebilir; 24 ayda, çocuğa süreçte rolü öğretmek için adım adım bir yaklaşım başlatılabilir; 30 ila 36 ayda, çoğu çocuk gündüz kontrolünü elde etmeye başlar ve son olarak, 36 ila 48 ayda, çoğu çocuk gece eğitimini tamamlayacak seviyeye gelir (1).

Son yıllarda bu konuda yapılan çalışmalarda bazı çocuklar tuvalet eğitimine 18-24 ayda hazır iken bazılarının 30 ay ve üzerine kadar bu eğitimi alamadıkları tespit edilmiştir. Günümüzde ise bu eğitime başlama yaşının daha geç ve eğitim süresinin daha uzun olduğunu gösteren çalışmalar vardır.

Tuvalet eğitimine yönelik hazır bulunuşluk değerlendirilirken, öncelikle motor becerilere ve sfinkter (büzücü kas) kontrolüne ilişkin bir değerlendirme yapılır. Tipik olarak, normal gelişim göstermekte olan çocuklarda, hazır olma işaretlerinin yaklaşık olarak 18 aylıkken sağlanacağı konusunda uzmanlarca neredeyse evrensel bir görüş birliği vardır. 3,10,12. 18 aydan sonra ise motor beceriler ve kas kontrolü değerlendirmesinin ardından tuvalet eğitim kararı alınırken genellikle sosyal-duygusal hazırlığa bakılır. Sosyal-duygusal hazırlığın spesifik belirtilerini destekleyen herhangi bir fikir birliği ya da deneysel veri bulunmamaktadır. 13. Dr. Berry Brazeltong, bu konuda çocuk odaklı yaklaşımı anlatan metninde, ebeveynleri taklit etme ve uyarıları takip etme konusuna ilgi duymanın, sosyal-duygusal hazır olma işaretleri olduğunu belirtmiştir (3).

Tuvalet eğitimine başlanacak çocuğun yürümek, giysilerini çıkarmak, yönergeleri takip etmek, iletişim kurmak ve mesane kaslarını kontrol etme becerisi dahil olmak üzere fiziksel, duygusal ve dil gelişimi açıcından yeterli olgunluğa ulaşmış olması gerekir. Ayrıca eğitime başlarken çocuğun öğrenme motivasyonu, huysuzluğu, hayal kırıklığı veya baskı ile başa çıkma yeteneği ve iş birliği becerileri gibi durumlarını da içeren ancak bunlarla sınırlı olmayacak şekilde çocuğun mizacını bütünüyle değerlendirmek gerekir çünkü bu özellikler eğitimin tasarımını ve zamanlamasını büyük ölçüde etkilemektedir. Bu faktörler değerlendirildikten sonra, ebeveynler uygun bir tuvalet öğretim planı hazırlamak konusunda sağlık personelleriyle iş birliği yapmalıdır. Bu noktada ebeveynlerin, çocuğa tuvaletini bağımsız bir şekilde yapmayı öğretmenin çocuğun motivasyonu ve ilgisi tarafından yönlendirilen aşamalı bir süreç olduğunu anlamaları önemlidir (1).

Peki çocuğun eğitim için hazır bulunduğu zamanda ebeveynler tuvalet eğitimine başlamazsa neler olur? Yapılan çalışmalar tuvalet eğitimine erken başlamak kadar çocuk hazır olduktan sonra başlamamanın da bazı problemlere neden olabileceğini göstermiştir. Tuvalet eğitimine geç başlamak eğitimle geçen sürenin uzamasına ve çocuğun bu alışkanlığı daha geç edinmesine yol açabiliyor. Bu konuda yapılan geçmiş çalışmalarda tuvalet eğitimine 32 aydan sonra başlanan çocuklarda ‘sıkışma tipi idrar kaçırma problemi’ saptanmıştır. Başka çalışmalarda da yine tuvalet eğitimine geç başlayan çocuklarda  konstipasyon (kabızlık) ve dışkılama reddinin oluştuğu gözlemlenmiştir (2).

Dr. Berry Brazelton tarafından geliştirilen çocuk odaklı aşamalı eğitim modeli, tuvalet hazırlığına odaklanmaktadır. Ebeveynlere çocuğun ilgi ve yetenekleri elverdiği sürece, çocuğun tuvalet davranışını farklı yönleriyle deneyimlemesine ve rahat olmasına izin vermelerini tavsiye etmektedir. Çocuk odaklı aşamalı eğitim modeline göre eğitilen çocukların çoğunun büyük sorun yaşamadan bağımsız bir şekilde tuvaletlerini yapar hale geldiği yönünde gözlemler bulunmaktadır. Brazelton, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük tuvalet eğitimi çalışmasını Boston’daki iyi eğitimli ebeveynlere sahip 1170 çocuğa, 10 yıllık dönemdeki (1951-1961 yılları arasında) geçmişe yönelik grafikleri denetleme yoluyla gerçekleştirdi. Çocuk kayıtlarını inceleyen Brazelton, anne-babaların %26'sının çocuklarının gündüz tuvalet tutma davranışının 24. ayda oluştuğunu, %52,5’inde ise bu davranışın 27. aya kadar başarıya ulaştığını söylediğini bildirdi. 30 aylık çocuklarda bu rakam%85,3'e yükseldi ve çocukların %98'inin 36 aylık olana kadar eğitildiği ve bu sürecin tamamlandığı bildirildi. Çoğu ebeveyn, bir çocuğun tuvalet eğitimini tamamlama yaşını ve tamamen kendine hâkim haline gelmesi için gereken süreyi hafife alır; ancak çocuğun tüm yaşamını etkilediği düşünüldüğünde bu sürenin fazlasıyla önemli olduğu anlaşılacaktır (4).

Tuvalet eğitiminin tam olarak anlaşılması ve uygulanması için gereken sürenin, çocuktan çocuğa değiştiği göz ardı edilmemelidir. Eğitim için hazır olma yaşında belirgin bireysel farklılıklar vardır. Bu nedenle, yukarıda saydığımız noktaların ebeveynlere, ne zaman eğitime başlamak istediklerini düşünmede ve karar vermede yardımcı olabileceğine inanıyoruz. Ebeveynlerin dikkat etmesi gereken bir diğer nokta ise eğitime başladıktan sonra eğitim dönemindeki çocukların mümkün olduğunca psikolojik travmalardan uzak tutulması gerekmektedir (3).

Tuvalet eğitimi sırasında uygulanan yöntemler nelerdir?

Başlangıçta, anne-babalar bazı gösterilerle (örneğin; resimlerle, videolarla ya da uygulamalı olarak göstererek) yapılması gerekenleri açıklarlar, ancak yine de bir sonraki adıma ne zaman geçileceğini belirleyen çocuğun istekliliğidir. Bu süreç boyunca, ebeveynler tuvalet eğitiminin her başarısı için çocuğu teşvik etmeli, güçlendirmeli ve övmelidir (1).

Lazımlık kullanımı hazır bulunuşluk ve eğitime istekliliğin değerlendirilmesi için yararlı bir aracıdır. Ebeveynler, tuvalet sandalyesini çocuğun kendi eşyası olarak tanıtmalıdır. Çocuğun ilgisini çekecek şekilde renk seçimi yapılabilir ve çocuğu kullanmaya ikna etmek için elverişli bir yere (banyoda olması şart değildir, çocuğun yaşadığı ya da oyun oynadığı bir oda da olabilir) yerleştirilebilir. Çocuğa lazımlığı kullanmaya başlamasından önce onu gözlemlemesi, dokunması ve aşina olması öğretilmelidir. Ebeveynler çocuğa tuvalet sandalyesini kullanmaları için sürekli fırsatlar sunmalıdır; ancak çocuğa asla tuvalet sandalyesinde kalması için baskı yapmamalıdır. Çocuk, tuvalet sandalyesini kullanmaya ilgi duymaya başladığında, ebeveynler sandalyeyi daha rahat hissedebilmesi için çocuğun kıyafetini çıkarıp oturmasına izin verilmelidir. Çocuğa süreci kavramsallaştırarak anlaması ve tuvalet sandalyesinin amacını görebilmesine yardımcı olması amacıyla dışkıyı bezden alıp çocuğun tuvalet sandalyesine konulabilir. Ayrıca, tuvalet sandalyesi kullanma fikrini tanıtmak için ebeveynler tarafından taklit etmek başka bir metot olarak kullanılabilir.

Tuvalet eğitiminde kullanılabilecek yöntemlerden bir diğeri ise hatırlatmalar ve pekiştirmelerdir. İdrar ve / veya barsak hareketinin en olası olduğu günün belirli saatlerine (örn: uyanma veya yemeklerden sonra) veya ipuçlarına dayanarak, ebeveynler tuvalet sandalyesine pratik uygulamalarını senkronize edebilir ve çocuğa beklenen şeyi açıklayabilir. Çocuk, tuvalet sandalyesinin işlevini anladıktan sonra, tuvalet ihtiyacı hissettiğinde ebeveynleri uyarabilir.

Tuvalet öğrenmenin bazı unsurları, sifonu çekmek veya dışkı ya da idrarın kaybolması gibi korkuları tetikleyebilir ve hatta tuvalet eğitimi konusunda çocuğun cesaretini kırabilir. Çocuğun bir parça tuvalet kağıdını tuvalete atması veya dışkıya "güle güle" demeye çocuğun katılmasına izin verilmesi, çocuğun hissettiği endişelerin (dışkının kaybolması gibi) bazılarını hafifletebilir.

Ebeveynler her başarılı tuvalet deneyimini övgüyle karşılamalıdır. Çocuk tuvalet eğitiminin her basamağını geliştirirken, anne-babanın pekiştirmesi gereken bir başarı duygusu kazanır. Bu süre zarfında çocuğun benlik saygısı çok hassastır; bu nedenle, ebeveynlerin çocuğu tuvalet öğretiminin her aşamasında desteklemesi gereklidir.

Ebeveyn-çocuk ilişkileri gerginleştiğinde hem ebeveynin hem de çocuğun, keyifli etkinliklere odaklanması ve daha güçlü bir karşılıklı güven ve iş birliği kurmaları için tuvalet eğitiminde bir ertelemeye ihtiyaç duyulabilir. Islaklık gibi bir kazanın ortaya çıkması durumunda çocuğun benlik saygısı kazanmak için bu zamanı kullanmasına gölge düşebilir. Örneğin, çeşitli perspektifler, eğitime 3 aylık bir ara vermenin bağırsak ve mesane kazalarının kendiliğinden çözülmesini sağlayabileceğini söylemektedir. Bununla birlikte, çocuk geri çekilmeye ya da kaza yaşamaya devam ederse, anne-babalar, çocuğun bunu bir başarısızlık gibi algılamasını anlamaya ve çocuğu desteklemeye çalışmalıdır, çocuğun kendine güvenini ve imajını yüksek tutmalıdır.

Çocuk gündüzleri düzenli olarak tuvaletini tutmaya başladığı ve kuruluk sağlandığı zaman, ebeveynler, çocuğun altını kapatmadan evi dolaşmasına müsaade etmelidir. Bu aşamada çocuğun günün bir kısmında iç çamaşırıyla dolaşmasına ve geceleri de bebek bezlerini kullanmaya geri dönmesine izin verilebilir. Yürümeye başlayan çocukların cildi bebekler kadar döküntülere karşı duyarlıdır, ancak artan hareket ve aktivitenin neden olduğu sürtünme nedeniyle idrar ve dışkıya maruz kaldığında daha fazla acı çekebilir. Bu nedenle bezler sık sık değiştirilmelidir.

Gece kuruluğu gündüz kuruluğu ile eşzamanlı olarak sağlanabilirse de gece mesane kontrolü normalde gündüz eğitimi sonrası birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir. Bunun nedeni, uyku döngüsünün çocukta henüz gelişmemiş olmasıdır. Bu döngü geliştikten sonra çocuk idrar yapmak için uyanabilir. Çocuğun gece tuvalet eğitimi konusunda iş birliği yapmaya istekli olması durumunda, anne-baba çocuğu, yatmadan önce tuvalete düzenli olarak götürerek veya kolay erişebilmesi için yatağının yanına bir tuvalet sandalyesi koyarak geceleri kuru uyumasını sağlayabilir. Okul yaşında ısrarla yatak ıslatılması durumu ise bir psikolog yardımını gerektiren bir soruna işaret eder.

Eğer çocuğa zorla ya da çok hızlı tuvalet eğitimi verilirse ya da önemli, stresli bir aile olayı (örneğin; yeni kardeş, yeni ev ya da yeni çocuk bakıcısı) meydana gelirse, tuvalet öğrenme işlemi sırasında oluşan aksilikler (örneğin, tuvaletini tuvalete yapmayı öğrendikten sonra lazımlığa dışkı bırakmak istememek veya tekrar çocuk bezleri kullanmayı istemek), oluşma veya yükselme eğilimi gösterir. Eğitim sırasında daha önceki bir gelişim basamağına gerileme, tuvalet eğitim sürecinin normal bir parçasıdır, başarısızlık teşkil etmez ve daha rahat bir duruma geri geçiş adımı olarak görülmelidir. Genellikle gerileme durumu, anne ve babanın kafasını karıştırıyor ve üzüyor; bu da ebeveynlerin çocuğa karşı endişeli ifadeler kullanmalarına neden oluyor. Böylelikle ebeveynler istemsiz de olsa çocuk üzerine baskı uyguluyor. Bunun yerine, anne-babanın eğitim sırasındaki gerilemeyi kabul etmesi, olağan görmesi ve tuvalet davranışını güçlendirmesi gerekir.

Sonuç olarak Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) kılavuzları ve bu konuda yayınlanan çalışmalar ve yönergeler, ailelerin çocuğu tuvalet eğitimine başlamaya zorlamamalarını önermektedir. Yapılan çalışmalarda, ebeveynlerin çocukta eğitim için hazır olma işaretlerini aramaları ve kendilerinin de tuvalet eğitimine hazır olmaları önerilmektedir. Tuvalet eğitimi, birçok aşamadan oluşan ve ebeveynler, bakıcılar veya gündüz bakım sağlayıcılarından da etkilenebilen davranışsal, gelişimsel ve duygusal unsurların doğru kombinasyonunu gerektiren bir süreçtir. Tuvalet eğitiminin çeşitli aşamalarını planlamaya yardım etmesi için süreci başlatmadan önce bir sağlık mesleği mensubuna başvurulup onun tavsiye ve yönergeleri doğrultusunda süreci yönetmek de yapılabilecekler arasındadır. Dışkı tutmak, tuvalet eğitimde gerileme görülmesi ve tuvalet eğitimiyle çocuğun gelişimindeki diğer gelişimsel basamaklar arasındaki ilişkiden kaynaklanan komplikasyonlar ortaya çıkabilmektedir. Son olarak, çalışmalar, tuvalet eğitimine başlamak için evrensel bir doğru yaşın olmadığını ve eğitimin tamamlanması için de kesin bir süre olmadığını bildirir (1).

Kaynakça:

1)Stadtler AC, Gorski PA, Brazelton TB. Toilet training methods, clinical interventions, and recommendations. Pediatrics 1999;103;1359

2) Önen S, Aksoy İ, Taşar MA, Bilge YD. Çocuklarda tuvalet eğitimini etkileyen faktörler. Bakırköy Tıp Dergisi, 2012; 8;3

3) Blum NJ, Taubman B, Nemeth N. Relationship between age at initiation of toilet training and duration of training: a prospective study. Pediatrics 2003;111;4

4) Brazelton TB, Christophersen ER, Frauman AC, Gorski RA, Poole JM, Statler AC, Wright CL. Instruction, timeliness, and medical influences affecting toilet. Pediatrics 1999;103;6

Rabia MAVİŞ


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.