Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkileri

boşanmanın etkileri boşanmanın çocuğa etkileri boşanmanın çocuk üzerindeki etkileri

Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkileri
05 Aralık 2017 Salı 22:51

Boşanmanın Çocuklar Üzerindeki Etkileri

Boşanma, yalnızca eşler arasında geçen bir durum ya da süreç değildir. Boşanma sürecinde olan ya da boşanmış çiftlerin ebeveynlik gibi sorumlukları vardır. Bu süreç çiftler kadar çocuklar içinde önemli bir süreçtir. Çocuğun annesinden ya da babasından ayrılmasına yol açan bu olay, dengelerin bozulmasına çocuk için travmatik bir durumun oluşmasına yol açabilmektedir.

Boşanmanın birçok boyutu vardır. Bunlar sosyal, psikolojik ve hukuki durumları kapsamaktadır ve çocukların üzerinde olumsuz etkilere neden olabilmektedir. Çocuklar için kolay bir süreç değildir ve kabul edilmesi zor bir durumdur. Çoğu çocuk anne ve babasının ayrılmasını kabul edemez. Anne babaların önceliği çocukların ruh sağlığını korumak ve bu süreçten mümkün olduğunca az etkilenmelerini sağlamaktır. Özetlersek boşanma durumundan sonra çocuğu etkileyen birçok alt boyut vardır. Kısaca onlarla ilgili çalışmalardan ve araştırmalardan bahsedebiliriz.

Boşanmanın Çocuğun Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

Amato’nun 2000 yılında ABD’de yaptığı çalışmalarda boşanmaların yarısından fazlasında 18 yaşından küçük çocukları kapsadığı görülmüştür.  ABD’de 1998 yılında yapılan istatistik çalışmaları sonucuna göre her yıl 1 milyon çocuk ebeveynlerinin boşanmasına şahit olduğunu çalışma belirtmektedir(Öngider, 2006 : 23).

Yapılan araştırmalar çocukların, boşanma durumunu kabul etmediklerini göstermektedir. Çocuklar kötü bir evliliği boşanmaya tercih etmektedir(Çağdaş, Seçer, 2004 : 220). Eşler boşanmanın verdiği bu zorlu süreç nedeni ile çocukları ile yeteri kadar ilgilenememektedirler. Boşanma sürecinde olan ya da boşanan çiftler ilgilerini ve enerjilerini kendi aralarında geçen problemlere ve çatışmalara harcamaktadırlar(Uzun, 2013 : 21).

Bu sürecin boşanma ile sonlanmasının ardından ortaya bir kriz durumu çıkmaktadır. Bu durumun ardından çocuk ile bir ebeveyni arasında velayet durumundan kaynaklı, ilişkilerinde zayıflama ortaya çıkmaktadır ve çocuğun hayatında bir düşüş de başlamaktadır(Uzun, 2013 : 21).

Benedek ve Brown 1997 yılında boşanmanın stresli durumuna uyum sağlayamayan çocuklarda fiziksel ve psikolojik sağlıklarında birtakım bozulmalar ortaya çıkabileceğini ifade etmiştir. Stres altında olan bazı çocuklar vücudunun belirli bölgeleri ağrıyarak fiziksel tepkiler verebilirler. Baş, mide vs. ağrıları olabilir. Duygularını rahatça ifade etme ortamı bulamayan çocuklar bu tür fiziksel tepkiler verebilirler. Bu dönem de birçok çocuk uyumayı reddedebilir ve kabus görme gibi sorunlar yaşayabilirler(Uzun, 2013 : 22).

Çocuklarda boşanma sürecinde ve sonrasında öfke, kaygı, depresyon ve suçluluk gibi birtakım duyguları sıklıkla yaşamaktadır. Çocuklar boşanmadan sonraki süreçte birlikte olmadıkları ebeveynleri için kendilerini üzgün hissedebilirler, aile sisteminin bozulmuş olmasına ve ebeveynleri arasındaki çatışmalara itaatsizlik ile cevap verebilirler. Değişen anne-baba ilişkisi nedeniyle kendilerini endişeli hissederler(Uzun, 2013 : 22).

Amato (1993), iki ebeveynin de aynı evde yaşadığı aile çerçevesinde yetişen çocuğun, boşanmadan sonra tek ebeveyn ile yetişen çocuğa kıyasla daha olumlu bir ortamda yetişeceğinin tahmin edildiğini belirtmiştir. İki ebeveyni de yanında olan ve onlarla yetişen çocuk için duygusal destek, rehberlik etme, bilgi verme, yardım etme ve denetleme gibi alanlarda önemli kaynaklar olduğu belirtilmektedir. Ev içerisinde her iki ebeveyni de yanında bulunan çocuk sosyal yeteneklerini geliştirmek açısından da önemli kaynaklara sahiptir. Bu durum, çocuğun bir ebeveyni ile birlikte yaşamaması çocuğun sosyalleşmesinde birtakım problemlere yol açabileceği belirtilmektedir(Öngider, 2006 : 23).

Benedek ve Brown 1995 yılında, çocuğun hayatında ne annenin ne de babanın yerinin doldurulamayacağını, her iki ebeveyn de bu durumdan dolayı birbirlerinin rollerini üstlenemeyeceklerini, sadece tamamlayıcısı olabileceklerini belirtmişlerdir(Öngider, 2006 :24). Her iki ebeveynin çocuğa katacağı şeyler çok önemli ve değerlidir.

Benedek ve Brown’un 1997 yılında yaptığı çalışmada ise çocukların yaşlarına ve kişilik özelliklerine göre ebeveynlerinin boşanma durumuna karşı gösterdikleri öfke dolu tepkiler değişmektedir. Boşanmış ebeveynlere sahip olan özellikle erkek çocuklar öfkeli duygularını sık sık kavga ederek ebeveynlerine, öğretmenlerine ya da onlarla ilgilenen diğer kişilere bu şekilde yansıtarak ifade etmektedirler. Büyük çocuklar küçük çocuklara kıyasla olayları daha iyi analiz edebildiğinden, genellikle öfkelerini bu süreçten sorumlu tuttukları ebeveynlerine yansıtırlar. Bazı çocuklar ise kızgınlıklarını içine dönerek kapanarak ve dış çevre ile ilişkilerini keserek belli ederler(Uzun, 2013 : 22).

Shelton’un 1969 yılında yaptığı çalışmada ise boşanma sürecinin başka bir alanı etkilemesine değinilmiştir. Shelton (1969) çalışmasında,  boşanmanın çocuklarda düşük akademik başarıya yol açtığını belirtmiştir. Wallerstein ve Kelley (1980) ise boşanmanın çocuklarda endişeyi arttırdığını iddia etmiştir. 1981 yılında Blake ise babası olmayan çocukların benlik saygısının düşük olduğunu belirtmiştir. Ebeveynlerinin birinden ayrı yaşayan çocuklarda ise anksiyete, saldırganlık, öfke, depresyon, düşük akademik başarı, alkol, aile ile çatışma gibi davranışsal ve duygusal problemlerin ortaya çıktığı araştırmalar ile ortaya konulmuştur(Uşaklı, 2013 : 196). Özetlemiş olursak çocuğun alıştığı sistemin değişmesi çocukta kaygı oluşturabilmektedir. Bu kaygı çocukta birçok davranışsal ve duygusal değişiklikleri tetikler.

Çocuğun cinsiyeti, yaşı, anne-babanın tutumu, anne-babanın eğitim durumu, ailenin sosyoekonomik düzeyi, kardeş sayısı ve çocuğun akademik başarısı kaygı oluşumunu ya da düzeyini etkileyen etmenlerdir. Yaşı küçük olan çocuklarda yaşanan bu kaygı durumu ileri dönemlerde ruhsal tepkilerin temelini oluşturur(Uzun, 2013 : 22).

Bazı çocuklar ise kaygı durumundan kaçmak için birtakım savunma mekanizmaları geliştirip gerileme, reddetme, yansıtma ve bastırma gibi savunma mekanizmalarını kullanırlar(Uzun, 2013 : 23).

Sosyoekonomik düzeyin bir etkisi olarak, tek ebeveynli çocukların %80 velayetlerinin annelerinde kalması sebebi ile tek annelerin daha düşük bir eğitimsel faaliyet göstermesi, daha az sosyal destek almaları ve düşük psikolojik iyilik halleri çocuklara olumsuz olarak yansımaktadır. İki ebeveynli çocuklar her zaman yaşıtlarına göre daha avantajlı bir konumdadırlar.

Boşanmanın Çocuk Üzerindeki Kısa Süreli Etkileri Nelerdir?

Laver ve Laver (1991), boşanmanın ardından çocuğun üzerinde kısa süreli de olsa olumsuz etkiler gözlemlenir. 6 ile 12 ay arasında bu etki birçok çocukta azalarak boşanma sürecine uyum sağlamakla son bulduğu belirtilmiştir. Boşanma durumunun çocuk üzerindeki bu kısa süreli etkileri içinde en çok görülenler, depresif duygu durumu ve içe çekilmedir(Öngider, 2006 : 26).

1999 yılında Lengua ve arkadaşları, anne ve babalarının boşanmalarının üzerinden 2 yıl geçmiş olan çocukların bu durumla başa çıkabilmelerini incelemişlerdir. Boşanmanın ardından çocuklarda en sık görülen sorunları, sinirlilik ve sorunlarla başa çıkamamak olarak tanımlamışlardır(Öngider, 2006 : 26). Çocukların duygusal kapasitelerini aşan durumlar söz konusu olabilmektedir. Çocukların boşanma sonrası anneleri ile yaşadığı ilişki kritik bir değere sahiptir. Anne ne kadar sıcak, esnek, ilgi sahibi ise, çocuk boşanmanın olumsuz etkilerine karşı kendini daha iyi korumaktadır ve iyi hissetmektedir.

Bauserman (2002), bir başka etki olarak çocuğun boşanma sürecinde alışması durumunun önemi üzerinde durmaktadır. Boşanma süreci esnasında anne-babanın velayet konusunda anlaşma durumu ya da anlaşmazlığı çocuğun alışmasını ve uyumunu etkilediğini belirtmektedir. Özellikle anne ve babanın velayeti paylaşması durumunda ebeveynler arası anlaşmazlığın az olması ya da olmamasının çocuğun boşanma sürecine uyumunu arttırıcı bir etkiye sahip olduğunu ifade etmektedir(Öngider, 2006 : 27).

Wallerstein ve Lewis (2004), boşanma sonrasında çocuğun ilk hissettiği duyguların şok ve mutsuzluk olduğunu belirtmiştir. Bunun yanı sıra çocuk kendini yalnız hissedebilir ve ebeveynlere karşı öfke duyabilmektedir. Boşanmanın ardından çoğu çocuk için büyümenin zor bir süreç olduğu ifade edilmektedir. Çünkü çocuk boşanmanın hemen ardından maddi, sosyal, akademik, arkadaş çevresi gibi birçok alanda köklü değişiklikler yaşamaktadır(Öngider, 2006 : 27).

Boşanmış aileye sahip olan çocukların incelendiği başka bir çalışmada ise depresyon düzeyleri ve akademik başarıları arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu araştırmada çocuğun yanında kalmadığı yılda birkaç kez gördüğü ebeveyne sahip olan çocukların depresyon düzeyleri yüksek bulunmuştur(Uzun, 2013 : 65).

Boşanmanın Çocuk Üzerindeki Uzun Süreli Etkileri Nelerdir?

Literatürde uzun süreli etki etkileri açısından çelişkili sonuçlar ve görüş ayrılıkları görülmektedir. Bazı araştırmacılar boşanmış ailelerin çocuklarının boşanmanın olumsuz etkilerinin üstesinden gelerek, evli ailelerin çocukları arasında psikolojik sağlıklılıkları açısından aralarında bir fark olmadığını belirtirken bazı araştırmacılar ise, boşanmış ailelerden gelen çocukların çok daha uzun süre boşanmanın olumsuz etkilerini yaşadıkları belirtilmiştir(Öngider, 2006 : 28). Boşanmış aile çocuklarının, ileride kendi evliliklerinde bile uyum sorunları yaşayabildiklerine dair araştırmalar da vardır.

Boşanmanın cinsiyete göre etkileri de değişmektedir. Boşanma süreci erkek çocuklarını kız çocuklarından daha uzun süreli ve daha çok etkilediği görülmektedir. Büyük erkek çocuklarını ise küçük erkek çocuklarından daha çok etkilediği görülmektedir. Etkilemesi daha çok akademik ve duygusal sorunlar olmaktadır(Güner, 2000).

Dominion (1974), anne-baba çocuk okula başladıktan sonra boşanmışlar ise, bu durum çocuğun akademik başarısını daha çok olumsuz etkileyeceğini belirtmektedir. Çünkü boşanma durumunda, çocuk okula devam ederken, hem boşanma sürecinin hem de ailesindeki boşanma durumu öncesinde yaşadığı geçimsizlik ve çatışmalara şahit olmaktadır ve bu durum çocuğu daha da olumsuz etkilemektedir(Tüzün, 2004 : 58).

Emery ve arkadaşları 1999 yılında yaptıkları 14 yıl süren boylamsal bir araştırmada, boşanmış ailelere sahip çocukların evli ailelerden gelen çocuklara göre daha çok davranış sorunları yaşadıkları bulunmuştur(Öngider, 2006 : 28).

Evans ve arkadaşları (1995), boşanma sürecinden sonra maddi sıkıntı yaşayan annelerin çocuklarına ebeveynleri birlikte olan çocuklara göre daha olumsuz eğitim olanakları sunabildiklerini bunun da boşanma durumunun uzun süreli bir etkisi olarak çocuklara yansıdığını ifade etmektedir(Öngider, 2006 : 28).

Amato ve Keith (1991) tarafından yapılmış bir meta-analiz çalışmasında ise, boşanma durumu ve çocuğun uyumu arasında yapılan 92 çalışma incelenmiş. Boşanmanın çocukların akademik başarısı, davranış sorunları, psikolojik uyum, benlik saygıları ve sosyal çevreleriyle olan ilişkileri gibi alanlarda olumsuz birtakım sonuçlar elde edilmiştir(Öngider, 2006 : 29).

Wolfinger (2003), boşanmanın çocuk üzerindeki uzun süreli etkilerini araştırdığı bir çalışmasında ise, anne-babaları boşanmış çocukların eş seçimi ve evliliği yürütme ya da sürdürmeleri incelenmiştir. Sonuç olarak boşanmış ailelerin çocuklarının kendi evliliklerini sürdürme oranlarının boşanmamış ailelere sahip çocuklara oranla daha düşük olduğu görülmüştür(Öngider, 2006 : 29).

Özetleyecek olursak boşanma süreci çocukların birçok boyutuna ve alanına olumsuz bir şekilde etki etmektedir. Bunlar kısa süreli bir şekilde etki de edebilir ya da uzun süreli bir şekilde de etki edebilir. Bu süreç içerisinde önemli olan anne ve babaların yaşadıkları bu durumun farkına varmaları ve çocukları bu durumdan en az etki edecek şekilde korumalarıdır.  Bu nedenle ebeveynlerin farkındalıklarını ve bilinçlerini açık tutmaları gerekirse kişisel olarak yardım ve danışmanlık almaları mutlaka önerilmektedir.

Kaynakça

1)Güner, N. & Ziya, S. (2000). Sınıf içi rehberlik uygulamaları. İstanbul pegem yayıncılık.

2)Öngider, N. (2006). Evli ve boşanmış ailelerde algılanan ebeveyn kabul veya reddinin çocuğun psikolojik uyumu üzerindeki etkileri. Doktora tezi, İzmir.

3)Tüzün, D. (2004). Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkisi. Yüksek lisans tezi, Lefkoşa.

4)Uzun, Ç. (2013). Boşanmamış çocuklarda depresyon ve sosyal becerilerin değerlendirilmesi. Yüksek lisans tezi, İstanbul.

5)Uşaklı, H. (2013). Eşinden ayrılmış annelerin görüşü açısından çocukların sorunları. Karabük üniversitesi sosyal bilimler enstitüsü dergisi.

Nur Sinejan Koç


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Halid baresbay - 6 ay önce
Çok faydalı bir yazı olmuş
Avatar
Kandemir İşler - 6 ay önce
Bence çok iyi bir yazı olmuş. Benimde ebeveynlerim küçük yaşlarımdayken ayrılmıştı ve bahsettiğiniz bir çok şeyi hayatımda görmekte ilginç oldu aslında