Ailelerin Çocuklar Üzerinde Etkisi


Şefika Altay

Şefika Altay

Okunma 01 Nisan 2018, 22:33

Bu konuda söyleyeceklerim bir hayli fazla... Evde, parkta, kapalı alanlarda gözlemlediğim kadarıyla ailelerin çocuklara karşı davranışları hem fiziki hemde psikolojik olarak üzücü. Burda asıl sorulması gereken aileler çocukları ne olarak görüyor? Maddi ve manevi desteğe muhtaç masum canlılar olarak mı yoksa herşeyi yapabilme kapasitesi olan bazı konularda desteğe ihtiyacı olan canlılar olarak mı? 

Konum ailenin çocuk üzerindeki etkisi, bu etkiye ilk olarak bebeklikten başlıyacağım . Aileler çocukları doğar doğmaz üzerine titrer ,onu bir prenses veya prens olarak görürler, cicili bicili elbiseler alır, dışarıya pek koyamazlar hasta olur diye.. buraya kadar herşey tamam oral evre atlatıldı ve anal evreye yani 1-3 yaş arası olan döneme gelindi. Çocuk artık çevresini algılamaya başlar benliğini geliştirir, çevresinden ilgi görür ve ödül alır. Anne babanın bu dönemde çocuğu engelleyici davranışlar sergilemesi çocuğun ilerde cimri, inatçı , aşırı düzenli birisi olmasına sebebiyet verir. Evet ilk olarak anne-baba görüldüğü gibi çocuğun kişiliğinde rol oynadı. Çocuk okula başladı 6-7 yaşlarında bu dönemde çocuk hem çekingen olabilir hemde atılgan olabilir  bu biraz kişiliğine biraz aileye birazda ortama girip toplumsallaşma sürecine bağlıdır. Eğer aile çocuğa baskı kurarak her işine karışarak yanlış yaptığında bir daha yapma fırsatı vermez hakaretler ile konuşmasına fırsat vermezse ileride çocuk kendini ifade edemez ve çocukta yetersizlik duygusu oluşur. Eğer anne ve baba çocuğuna yanlış yaptığında konuşma fırsatı verir ve ikinci bir şansta sunarsa ileride çocuk kendini gayet iyi ifade eden ve atılgan birisi olabilir. Tabiki de kişinin gelişiminde sadece anne babanın etkisi yok kendi kişiliği olsun çevresi olsun takıldığı arkadaşlık ettiği kişiler olsun onlarında etkisi var ama temelinde aile var. Ergenlik öncesi dönemde çocuğun artık kafasında dersleri vardır ve geleceği ile ilgili ufakta olsa hayalleri vardır, çocuk artık toplumsal kuralları öğrenir toplum içinde bağırarak konuşmaz ve kırmızı ışıkta bekler. Anne babanın bu dönemde çocuğun hayellerini önemsemeyip başarısını sözlü şiddet ile bastırmaları çocuğun kafasında psikolojik bir savaşa yol açar ve çocuk içine kapanık birisi olabilir veya tam tersi aksi, sinirli birisi olabilir. Evet çocuk artık büyüdü ve ergenlik döneminde karşı cinse ilgiler başladı eğer anne baba karşı cinsle arkadaşlık kurmasına müsaade etmezse çocuk ayrımcı birisi olabilir veya evlenme korkusu ailesinden uzak kalma korkusu oluşabilirken, içedönük bir kişi haline gelebilir. Çocuk anne babadan uzaklaşarak ilgisini dışarıya arkadaşlarına verir yanlış yollara düşebilir sırf ilgi çekmek için çevresinden işte burdada devreye aile giriyor yeterince manevi destek görmeyen çocuk arkadaşlarından bekler bu ilgiyi ve bu ilgi karşılanmassa olası bir depresyon ile karşılaşabilir aile.

25-30  lu yaşlardan sonra zaten artık iş sahibi olur kişi veya evlenir yuva kurar. Ama hep ailesinin üzerindeki etkisini yaşayarak ,hep eksik yaşayarak. Ailelerin çocuk üzerinde nasıl birisi olacağı ile ilgili etkileri vardir peki ailelerin elinde olmadan yaşadığı durumlarla ilgili etkileri nelerdir? 

Mesela iç göç yaşayan ailelerin çocukları "özsaygı" düşüklüğü yaşayabilirken yaşadıkları toplum eğer çocuklara önem vermeyen okutmayan bir toplum ise çocuk benlik gelişimini tamamlamayabilir. Ailelerin çok bilinçli olmaları lazım çocuk konusunda eğer hazırlıklı değiller ise çocuk yetiştirmeye bu işe girişmemeleri en sağlıklısı olur. Çevremde gözlemlediğim kadarıyla aileler çocuklarını sürekli ikaz ediyorlar yaptığı küçük yanlış hareketler için oysa hareketli bir çocuğa disiplin verilmez. Yani sen çocuğa yalnış yaptığı hareket için "yapma" dersen hiçbir şey değişmeyecek çocuk sen yokken aynı hareketi tekrarlayacak eğer tekrarlanmasını istemiyorsaniz  yaptığı hareketin yanlış olduğunu ve tekrarlayınca sizi üzdüğünü belirtin. Ailelerin bazı konulardada çok bilinçli olmaları lazım belki çocuğunda otizm , disleksi, hiperaktivite vardır ve bunu bilmedikleri için çocuğa oldukça katı davranıyor olabilirler burda önemli iki nokta dan birisi bilinçli olmak çocuğa doğal gözlem yapmak ikincisi ise çocukla doğru iletişim halinde olmak disleksi bir çocuğa sahip iseniz sizi dinlemediği için ona kızamazssınız. Anne babaların etkili olduğu diğer bir konu ise  Saldırganlık. Evet maalesef çocuk saldırganlığı evde öğreniyor tabi bilim adamlarına göre saldırganlık içgüdüsel bazılarına göre kalıtımsaldır bazı sosyobiyologlara göre ise biyolojik ve evrimseldir. Anne babaların birbirine nasıl davrandıklarına bağlıdır bir çocuğun gelecekteki saldırganlık derecesi örneğin ceza evde saldırganlığa ket vurur, fakat evden uzakta onu özendirir işte bu etki çocuğun ana babasının saldırgan davranışlarını taklit ettiği biçimde açıklanabilir. Çocuk güçlü olduğu durumda ana babası kendisine nasıl davranıyor ise o da başkalarına öyle davranır , ana babasının cezası ona evde saldırgan olmamayı fakat yakalanmamak koşulu ile saldırganlığı kabul edilebilir olduğunu da öğretmektedir. Ana baba ne beklerse beklesin çocuklar onların yaptıklarını yapmaya , söylediklerini söylemeye devam edeceklerdir. Çocuklar aslında anne babalarin elinde birer kukla olabilirken bir dahide olabilirler bu tamamen anne babanın çocuğa bakış açısı ve çocuğa olan tutumları ile ilgilidir. Mesela anne misafirliğe gittiğinde çocuk merak edip birşeyi elliyor anne hemen "cıss  yapma gel buraya bizim evimiz değil!" gibi bir tepki veriyor çocuğa işte orada çocuğun merak etme duygusunu engelliyor ilk olarak dışarda otobüste konuşsa "toplum içinde öyle konuşma sus inince konuşursun" gibi sözlerle çocuğun özgüvenini zedelenmesine neden oluyor çocuk toplum içinde konuşmanın yanlış olduğunu düşünüp içine kapanıyor. Başarısız olunca bir dersten "Sen zaten otur elalem başarsın senin yerine, sen anca televizyon izle! " gibi cümleler ile çocuğun hırsını , heyecanını alarak çocuğu olumsuz etkiliyor. Örneğin baba eve misafir geldiğinde içeri çocuk girince "amcanın elini öp oğlum, geç şuraya otur , öyle oturma böyle otur " gibi sözler ile çocuğun her zaman ailesine muhtaç ve tek başına asla bir işe tutunamaz birisi olmasına sebebiyet verebilir. Çocuklar ilgi ister çoğu aile bunu sağlayamaz cevapları ise " O kadar işimin arasında bide ona ilgimi vereyim!?" aslında Burda aileleride suçlamamak lazım belki o anne baba da böyle bir ilgiye sevgiye maruz kalmadığı için veremiyor o sevgiyi ilgiyi. Ama çocuklar sevgi almadan veremez bir şey , onlara başarabileceğini göstermeniz lazım inanmanız lazim kendini makine gibi hissetmesin yani sadece başarılı olduğum zaman ailem beni seviyor demesin. Yeterli bilginiz yoksa böyle konularda çocuklar ile ilgili bissuru kitap var onları okuyabilirsiniz çünkü  çocuklar ailelerin şah eseridir.

Aileler çocukları ile nasıl  sağlıklı bir iletişim kurarlar biraz bundan bahsetmek istiyorum. Öncelikle empati kurarak anlamaları lazım çocuğu aksi taktirde anlaşılmazlıklar olacak ve çocuk ailesinden kendini soyutlayacak.Empati kurduktan sonra çocuğun gelişiminin bilincinde olmaları lazım örneğin ;ergenlik döneminde kimlik arayışı içine giren çocuğu kısıtlamamalısınız kısıtlanırsa kimlik bunalımı yaşar. Bilinçli olmaktan sonra diğer bir altın kural lafı dolandırmadan net bir şekilde anlatın , uzatmayın, çocuğu sıkmadan vermek istediğiniz mesajı verin. Çocuğa emir kipi kullanmak yerine, davranışının ne kadar yanlış olduğunu söyleyin. Çocuğunuza örnek olun davranışlarınız ile söyledikleriniz paralel olsun , eğer çelişkili olursa çocuk sizi kaale almayabilir. Çocuka ismiyle hitap edip gözlerine bakın bunlar her ne kadar küçük şeyler olsada etkileri büyüktür. Ona ne kadar önem verdiğinizi belli edin her fırsatta onun yanında olduğunuzu hatırlatın iyisi ile kötüsu ile. "Ben senin yaşında iken daha başarılı sorumluluk sahibi biriydim!" gibi sözlerden kaçının karşılaştırma yapmayın. Gün içinde ona küçük te olsa sorumluluklar verin evde onun dışında annenin babanın iş yapması ona bir işe yaramadığı düşündürebilir ve yetersiz hissedebilir kendini.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.